Futbola olan hasretimizin bittiği bir hafta sonu geçirirken Pazar günü oynanan İlimizin derbi maçı Karasuspor&Serdivanspor maçı maalesef kötü bir başlangıç ile geçti. Oysa maç öncesi herkesin inancı  galibiyet adına idi. Maalesef olmadı yada tam olacaktı. Beceriksizlik ya da şansızlık deyin , penaltı kaçtı. En önemlisi defansımızda iki önemli oyuncumuzu kaybettik.

Maçın favorisi aslında orta hakem Sabit Selvi ve triosu tarafından gösterilen kırmızı kartlar inanın maçın önüne geçti. Tabi mağlubiyet alınca bu tip mazeretlere sığınmak , en kolay çözüm yolu. Fakat şöyle bir gerçek daha var. İlk devre oynanan 8 maçta ; 6 galibiyet , 2 beraberlik alan oyuncularımızın acaba kendilerini biraz uçta mı gördüler de sonuç böyle hüsran ile bitti.

Ben bunun böyle olduğuna asla inanmıyorum. İnanlarda yanlışa düşer. Bu maça nasıl hazırlandıklarını iyi bilenlerdenim. Ama olmayınca olmuyor işte. Ha birde şunu söylemek istiyorum. 81’nci dakikada penaltı kaçıran sevgili Onur kardeşimize kimse kızmasın. Hatırlayın İstanbul’da 90’nıncı dakikada Yeniköyspor’a attığı galibiyet golünü. Halen benim hafızamda. Nasılda yüzlerimiz gülerek dönmüş idik İlçemize.

Kısacası henüz kaybedilen bir şey yok. Sadece kaybettiğimiz gelecek haftalar için ümidimiz idi. Umarım en kısa zamanda toparlanıp , haftaya oynayacağımız Eskişehir Demirspor maçına moral motivasyonumuzu bozmadan gidip yine yüzlerimiz gülerek İlçemize dönelim.

Bu maç için söylenecek çok şey olabilir En basitinden anlatayım. Mennan kardeşimiz , hakemin yanlış takdiri ile oyundan atılmış olabilir. Amma yeni transfer M.Şirin , hangi akla hizmet ile o kırmızı kartı gördü. Bize bunu açıklayabilir mi ? Sanırım kendi de bunun izahını çok zor yapar. Ah be kardeşim. Yeni gelmişsin Karasuspor’a. Sana güvenen bir teknik heyetin kadar , bir yönetimin var. Hatta bu güven neticesinde sana lakap bile takmışlar. Çok “pırpır” diye. Ancak senin sorumsuzca bir hareketin , takımını iki eksikle oynatmaya hakkın olmadığını , sanırım oynayamadığın maçlarda anlarsın.

Evet “kötü başlangıç “dedik. Kaybettimiz çok önemli bir puan kaybımız olmadığını düşünmekteyim. Eskişehir Demirspor maçına çok önemli 3 eksiğimiz ile gideceğiz. Ancak ne olursa olsun adımız Karasuspor. Şöyle baktığımızda kulübemizde oldukça iyi. İşte fırsat sizlere, değerli kulübedeki futbolcu kardeşlerim. Çıkın yüreğinizi koyun , 3 puan ile dönün. Dediğim gibi fırsatlar ülkesinde değilsiniz. Ama fırsatlar elinizde. Gösterin kendinizi kardeşlerim. Bu maç sizin maçınız.

Kısacası Serdivanspor maçında açıkça ifade etmem gerekirse hayal kırıklığına uğradım. Acaba Şımardık mı ? Evet Futbolcuların yediği önünde , yemediği arkasında. Bir dedikleri , iki edilmiyor. Oysa sevgili Yılmaz Ekşi , en az benim kadar umutlu idi. Bu maçta 3 puan adına ne yapalım. “Hadi bir kazadır oldu gitti “desek. Bu maç için amma ortada yaşanan geçekleri bir kenara atamayız. Kaybedilen 3 puan ve 3 kırmızı kart ve kırmızı kartların ikisi sorumsuzca alınmış kartlar olsun. Ben buna yine bu maçın önemi ve heyecanına bağlıyorum ve diyorum ki her şeyde vardır bir hayır.

Başta da yazdığım gibi futbola olan hasretin başladığı 18 Ocak Cumartesi günü Yuvalıdere’de , Limanderespor ile Arifiye Doğanspor maçı ardından , Kuzuluk Ersoy ile Yuvalıderespor maçını seyrettim. İki lider takımda sahadan galibiyet ile ayrıldılar. Hele İlçemiz takımı Kuzuluk Ersoyspor tarihinde ilk defa 12 maçta 12 galibiyet alırken , bir huzursuzluktur almış başını gidiyor. Eee haklılarda alışık değil mahalle böyle bir başarıya.

Hal böyle olunca serzenişler ya da o neden oynamadı. Hani Kuzuluk mahallesinden bana bir oyuncu göster dertlenmeleri , açıkça benim çok tuhafıma gitti. Elbet bu serzenişlerin ve dertlenmelerinin tek muhatabı sevgili Başkan Samet Soytürk idi. Ama Soytürk , “aman bir olumsuzluk olmasın “diye kırgınlık yaratmadan cevap vermeye çalışıyor, Bu dertlere ve serzenişlere.

Elbet bu adamlar haklı kardeşim Samet. Senin ne haddine 12 maçta 12 galibiyet almak. Yakışıyor mu bu galibiyetler Kuzuluk’a. İşte tüm dert , başarı.  Keşke bu başarıyı elde etmeseydin de , herkes istediği gibi at koştursaydı, kulüp sırtından.

Unutmadan söyleyeyim Samet kardeşim, bu takım geçtiğimiz sezon kümede kalma mücadelesi verirken , seyirci rekorları kırıyordu. Bu sene maşallah gittiğimiz maçlarda belli oluyor Her şey kısacası.

Sevgili Samet Soytürk , sezon başında yaptığımız söyleşide , hep bana şunu dedi. “Benim Kuzuluk Ersoyspor’a ve mahalleme bir borcum var. O borcumu şimdi ödeme zamanı.  O yüzden Başkanlık görevini kabul ettim ve başarı adına ne varsa yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.

“ Ya şimdi tam tersine , “her an Başkanlığı bırakabilirim, bazı olumsuzlukları kabullenemiyorum “ diye söylendi. Ne diyelim , başarı Kuzuluk Ersoyspor’un zoruna gitti ki , bu kararı veriyor. Hayırlısı olsun. Şen ve esen kalın.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.