Sakaryaspor ile Kocaelispor futbol takımları sekiz yıl aradan sonra bir özel maçta da olsa karşı karşıya geldiler. Sakarya Atatürk Stadyumunda oynanan bu karşılaşma 1-1 sona erdi.

İki komşu şehrin takımının rekabeti tabii ki olacaktır ve tadında bırakıldığı müddetçe de olmalıdır da. Çünkü bu tatlı rekabet hem her iki kulübü güçlendirir hem de tribünleri renklendirir. Her iki şehrin birbirine hem mesafe olarak yakın olması hem de her iki şehirdeki çoğu ailenin birbirleriyle akrabalık ilişkilerinin olması dolayısıyla bu tür müsabakaların; iletişimin her daim süre geldiği ve birbirine her anlamda çok yakın olan iki şehir arasındaki bir komşuluk ziyareti olarak görülmesi gerektiğini düşünüyorum.

İki komşu şehrin kulüpleri arasında dostane bağlar ne kadar kuvvetli olursa, bu her iki kulüp açısından da kesinlikle faydalı olacaktır. Ben Sakaryaspor taraftarıyım ve Kocaelispor'un başarılı olması dolaylı olarak da Sakaryaspor'un başarılı olmasını sağlayacaktır. Çünkü kulüpler arasındaki tatlı rekabet, dolaylı olarak da o kulüpleri de başarı anlamında birbiriyle yakın seviyeye çekecektir.

2019-2020 sezonunda Sakaryaspor 2. Lig Kırmızı Grupta (son sekiz sezonda: 1 sezon TFF 1. Lig, 3 sezon TFF 2. Lig ve 4 sezon TFF 3. Lig) yer alırken, Kocaelispor ise 3. Lig 2. Grupta (son sekiz sezonda: 1 sezon TFF 2. Lig, 4 sezon TFF 3. Lig ve 3 sezon BAL) mücadele verecek. Kısacası birbirine komşu olan bu iki şehrin köklü iki kulübü de gerek Türk futboluna geçmişte verdikleriyle gerekse şehir potansiyelinin spor anlamında çok üst seviyede olmasından dolayı, yıllardır olmaları gereken seviyenin çok altında kaldılar. Her iki kulübümüzün de olması gereken asıl yer: Türkiye Süper Ligi hatta her yıl ülkemizi başarıyla Avrupa Kupalarında temsil etmek olmaydı.


Her iki kulübümüzün de birbirlerine gerek sportif açıdan gerek kulüp kültürü açısından gerekse ekonomik açıdan (şehir esnafının işlerinin canlanmasından oyuncu transferine, sponsor sayısının artmasından altyapı uygulamalarının verimliliğine kadar) destek olmaları her iki kulübünde menfaatine olacaktır. Bunun sonucunda da hem bu iki şehir kulübümüz hem taraftarları hem de Türk futbolu büyük faydalar sağlayacaktır.

Sakaryaspor ile Kocaelispor arasındaki rekabette, bazen birbirlerinin adeta ayaklarından tutup aşağıya doğru çeken zihniyete tanık oldukça aklıma hep; Almanya Liginin iki köklü kulübü olan Bayern Münih ile Borussia Dortmund'un aralarındaki rekabete bakış açılarındaki farklılık ve derinlik geliyor.


Bayern Münih Başkanı Uli Hoeness'in 2012 yılındaki açıklamasında; “Borussia Dortmund'a birkaç yıl önce 2 milyon Euro kredi verip borçlarından kurtulmasını sağladık. Dortmund o zaman futbolcularına maaş ödeyemez durumdaydı. Yardım ederken hiçbir kefil veya garanti de istemedik" demişti.


O dönemde Borussia Dortmund Kulübü Başkanı olan Hans-Joachim Watzke ise Hoeness’in açıklamasını doğrulamış ve şu açıklamayı yapmıştı: “Bayern Münih 2006 Mart ayında bizim için kader anı olan bir zamanda yardımımıza koştu, kulübümüz rahatladı. O günler aklıma geldiğinde hala vücudumda titremeler oluşuyor, ateşler basıyor”.

Bayern Münih ezeli rakibine destek olup güçlenmesini sağlayarak, aslında kendilerinin de güçlenmelerini sağladılar. Bayern Münih, 2006 yılından sonra 9 kez Almanya Ligi’nde (Bundesliga) ve 1 kez de Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon olurken, Borussia Dortmund da 2 kez Bundesliga’da şampiyon olma başarısı gösterdi. Burada en kârlı çıkan kulübün, ezeli rakibine yardım eden Bayern Münih olduğu da kesin. Böylece birbirlerine destek olarak hem ikisi de ekonomik anlamda güçlü olmaya devam ettiler hem de sportif anlamda başarılı olmaya devam ettiler.

Bizler ise “küçük olsun benim olsun” anlayışının sığlığından kurtulamadığımız için bir türlü istenilen düzeye çıkamadık. Güçlü kulüpler olmamızın yolu, Bayern Münih ile Borussia Dortmund rekabetindeki düşünsel derinlikte aramamız gerektiğini düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.