Rakip Ank.D.spor; bizden önce oynadığı 10 maçta 4 puan ile 16. Sırada.

Sahasındaki 5 maçta Hacettepe ile 1-1 beraberliği var, Manisaspor’u 2-1 yenmiş.

Deplasmanda oynadığı 5 maçta 5 mağlubiyetle sıfır çekmiş.

Bu veriler ışığında taraftar, medya ve takım olarak rehavet tuzağına düştük.

Sıfır çektiği beş deplasmanın son dördünü pek dikkate almamışız.

Bu maçlardaki rakipleri Kastamonu, Samsun, Sarıyer ve Utaş Uşakspor.

Sakaryaspor olarak bizim de bu takımlardan ikisine sahamızda yenildiğimizi

ve son Eyüpspor maçını nasıl zorlanarak kazandığımızı unutmuşuz.

Maça klasik onbir ile başladık, ama sistem olarak ne uyguladık anlaşılmadı.

Savunmanın önünde tek oynayan Oğuz’un önündeki Dilaver,Ferhat,Serkan ve Zahit dörtlüsü oyun disiplininden ve ciddiyetten uzaklaşıp takım olarak da nasılsa yeneriz havasına girip 1 ölçek rehavet şurubu üstüne 2 draje de uyku hapı alıp ninni temposu ile oynayınca tribünler dahil hep birlikte uyuduk.

Berk sürekli alan boşaltarak oynadı, serbest oyun kartı verilen Dilaver ve depar özürlü Ferhat’ı o boşluğa kaydırarak pozisyon bulma planımız var gibi… Niyet var icraat yok. Canberk’in top ile içeri doğru hızlı çıkışları destek bulmayınca ilk devreyi “3” korner, “1” şut ve “0” pozisyon ile berabere bitirdik.

İ.Ertekin Hoca rakip ceza sahasında çoğalıp pozisyon bulabilmek için Zahit’in yerine İlyas’ı alırken Ferhat’ı Oğuz’un yanına çekip orta sahayı sağlama aldı Serkan’ı da kanata atarak başladı ikinci yarıya.

Taraftar ve basın tarafından ısrarla istenen çift santrafor ile oynama tercihini doğru zamanda ve en önemlisi doğru takıma karşı yaptı.

Yalnız şunu söylemeden geçemem…  Bırakın pozisyon bulmayı hücuma çıkmakta bile başarılı olamayan Ank.D.Spor için denenen çift santrafor uygulamasının çabuk çıkan ve hızlı hücumcuları olan takımlar karşısında etkili olacağını hiç sanmıyorum.

Orta sahada sorun yaşamazken,3. Bölgede ilk yarıda 11 olan isabetli pas sayımız artarak 35 oldu. Ceza sahasına orta sayımız 6 dan 13 e 1 olan şut sayımız da

6 ya çıkarken yine ilk yarıda “0” olan pozisyon sayımız da “5” e yükseldi.

Ank.D.Spor’un ikinci yarı için yaptığı en büyük değişiklik ise oyunu soğutmak oldu.

İlk yarıda siz uyuttunuz bir şey demedik şimdi biz de yatıyoruz dediler. Dinlenerek hızımızı kesmek, sinirlendirerek panik yaptırma hevesindeler.

Rakip alana yıktığımız oyunda kalabalık ceza sahasında karambol golünü aradığımız dakikalarda bulduğumuz fırsatlardan yararlanamadık.

Kanatta yok olan Serkan ile Umut değişikliği hücum paslarında etkili olabilmek içindi.

Oyunun 84. dakikasında ceza sahasına hafif çaprazda etkili olabilecek bir bölgede serbest vuruş kazandık. Kalecileri yakın köşeyi kapatan barajını kurdurdu. Bizimkiler de o barajı daha da genişleterek kalecinin görüş açısını iyice azalttı.

Kalabalık barajda bacaklar arasından topu görmeye uğraşırken Dilaver’in vuruş anında topun kendi oyuncularına kurdurduğu baraj üzerinden sağına geleceğini tahmin ederek ilk adımı o tarafa attı. Ancak Dilaver aksi yöne vurunca ters ayakta yakalandı ve topu sol tarafında ağlarında gördü.

Yanlış hamle yapmamış bile olsa o topu çıkarabileceğini hiç sanmıyorum.

Sert ve çok isabetli bir vuruşla gerçekten harika bir gol atan Dilaver’in ayağına sağlık.

Sonrasında ailece hücuma kalkan Ank.Demirspor sahasında geniş açık alan bırakınca oyunun sonlarında Dilaver’in yerine giren Alper kendisine verilen iyi pası çok iyi taşıyıp golcümüze ceza sahası içi sol çapraza verdiği pasla al at bakalım dedi.

Berk de düzgün bir vuruşla galibiyeti perçinledi.

Galibiyet iyi ve bizi hedefe doğru götürüyor ama… Son iki maçımız pek de iç açıcı görünmüyor. İnegölspor maçı iki cezalımız ile pek kolay olmayacak gibi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.