Herkesin birbirine geleneksel olarak yaptığı hatta ucunu kaçırıp EŞŞEK şakası olarak değerlendirdiği 1 Nisan’da ne yazık ki Ekrem hocamız da bize 1 Nisan şakası yaptı!
87 yaşında gözlerini yuman merhum büyüğüme hep takılırdım. Kimi zaman Oktay Sarı’nın büfesinin önünde, kimi zaman çarşıda, kimi zaman da maçlarda.
Dünkü maçta, her zamanki yeri olan protokol tribünün tam altında gözlerim aradı onu hep.
Adnan Şeker başta olmak üzere herkes vardı ama o yoktu ki. Neyleyim o tribünü ben Ekrem hocam olmadıktan sonra. Bu yazıyı yazarken bile gözlerim doldu ki maçta ve cenazede nasıl dolmasın?
Ah be hocam. Böyle 1 Nisan Şakası mı olur be hocam?
Ben bundan böyle her 1 Nisan’ı KARA bir gün olarak anacağım. Bundan sonra hiç kimse bana 1 Nisan şakası falan yapmasın, çok kötü kalbini kırarım.
Merhuma rahmet, başta oğulları Erkan ve Engin olmak üzere, tüm Karaberberoğlu ailesine, sevdiklerine ve Sakaryaspor ile tüm spor camiasına baş sağlığı diliyorum.
Nur içinde yat hocam…
Keşke sağ olsaydı da görebilseydi cenazesini, ne kadar çok sevdiği olduğunu…
Allah bana da böyle bir cemaat nasip eder inşallah…
 
EKREM HOCA İÇİN OYNADILAR
 
Hüzünlü, moralsiz, bitkin, isyankar bir şekilde cenazeden maça geçince, “ACABA FUTBOLCULAR BU MAÇI EKREM HOCA İÇİN OYNAYACAK MI? ALICAKLAR MI 3 PUANI?” diye merak etmiştim. Zaten bu maçta da ruhsuzca oynasalar ve yenilselerdi, ben de onlara ne diyeceğimi ve yapacağımı da çok iyi bilirdim.
Kaleci Hüseyin’den son giren yediğimize kadar tüm takım hocaları için oynadı diyebilirim bu maçı.
Daha çok koştular, daha çok savaştılar, daha çok kazanmayı istediler. Belli ki onlar da, bizler kadar tanımasalar ve samimi olmasalar da, Ekrem hocalarını çok ama çok sevip saymışlardı.
Bu sezon ilk kez böylesine canlı gördüm onları. Ekrem hoca için oynayıp kazandılar ki biraz olsun morallerimizi düzelttiler. Öyle ya, alınacak bir yenilgi kalan 5 haftaya daha da moralsiz ve asabi sokacaktı. O zaman da, ne basını kalırdı, ne taraftarı. Ekrem hoca hayranlarıyla birlikte diri diri gömerlerdi o çim sahaya onları!
 
ERDİCAN DA KAZANILMALI…
 
Kaleci Hüseyin’e bu maç iş düşmedi. Sağ bek Aykut her zamanki gibi görevini başarıyla yaptı. U17 Milli takımından yorgun dönmesine rağmen stoper Burak ile diğer stoperimiz Cihan, bu maçta neredeyse sıfır hatayla oynadı. Sol bek Hakkı, kendine ters gelmesine rağmen, Muhammer’in tam iyileşmemesi nedeniyle çok iyi niyetli oynadı. İyiydi de.
Orta sahanın ortasında beyin görevi gören Hakan Çalışkan, haftalardır sürdürdüğü çıkışını bu maç doruğa çıkardı. Özgür ile birlikte orta sahayı eline alarak, istediğim kadar olmasa da, hem takımını ileriye taşıttı, hem de topun bizde kalmasını sağlattı ki her maçta söylediğim buydu. Orta sahanın sağında değil de santrafor arkası oynayan Berat Ali, zaman zaman topu ayağında çiğnese de, pas verip büyümek yerine egoistçe çalım atmak veya şut çekerek gol kaçırmayı başarsa da, kötü diyemeyeceğim. Kaldı ki bir gol atıp bir gol de attırdı A.Kadir’e. Yine de tek top oynayıp, pas vermeyi düşünse daha iyi olur. Zira kaptırdığı top kalemize hızlı ve tehlikeli bir şekilde dönüyor.
Orta sahanın solunda oynayan 17’lik Canberk, her zaman ki gibi minyon tipi ve çabukluğuyla rakip sağ bekin canına okudu ki o da Sakaryasporun parlayan yıldızlarından biri oldu bu maç. İnşallah devamını getirir.
Santrafor Abdülkadir, 2 gol attı. Çok iyi niyetli, çok koşuyor ve çalışıyor. Oysa o kadar çok koşup kendini yormasına ve rakibi rahatlatmasına hiç gerek yok. Topu koşturacak kendini değil. Ayrıca iki stoperin arasına dalıp hangisini kazma görüyor ve “Ben bunu geçir golümü de yazarım” diyorsa onun yanına gidip, devamlı ona yakın oynayacak. Onların kendi ceza alanı ve civarından topu rahat rahat çıkarmasına izin vermeyecek. Yakın oynayacak yakın. Tıpkı orta saha oyuncularımız gibi…
Ve Alaattin Hamza.
Yerinin orta sahanın ortası olduğunu yine söylüyorum ama orta sahanın sağında da kötü değil. Her şeyden önce sağ bekimizi rahatlatıyor.
Başta teknik sorumlumuz Murat Özkan olmak üzere, tüm futbolcuları ayrı ayrı kutluyorum ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim.
Bu maç tam Erdi’lik maçtı. Özellikle 3-0’dan sonra.
Bence Erdican’ın da zamanı geldi, hatta geçiyor bile. Zira onu oynaya oynaya kazanırız, oynatmaya oynatmaya değil. Bir Yılmaz kadar da, Çağrı kadar da, Onur kadar da oynar. Bir sok bakalım ne yapacak ne yapmayacak hep birlikte görelim. Tek eleştirim de bu Murat hocaya ki haftalardır bunu yapmasını bekliyorum ondan.
Bu arada, Çıksalınspor’un Ankara’da Hacettepespor gibi bir takımı yenmesi benim de midemi bulandırdı ama elden bir şey gelmez. Demek ki bizim de oyunu kuralına göre oynamamız gerek…
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
isyan54 5 yıl önce

murat hoca, erdinç şehitin yada başkasının maşası değil hakedeni oynatıyor. erol kolcu gibi manajerlerin dediğini yapmıyor. farkı görün yerel basında başkalarının maşası olmaktan çıksın artık.