Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu olağan toplantısı, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri'nde başladı." />

banner181

Nihat Özdemir: Kimse bizi linç edemez


Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu olağan toplantısı, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri'nde başladı.


Kulüp üyelerinden sarı-lacivertli ekibin ligden çekme yetkisinin istenmesi ve bu tarihi kararın oylamaya sunulması bekleniyor. Fenerbahçe Asbaşkanı Nihat Özdemir şu açıklamaları yaptı;


"TÜRK SPOR'U ÇIKMAZDA"


Fenerbahçe yönetimi olarak geçtiğimiz pazar günü yapmayı planladığımız basın toplantısını da biliyorsunuz acı kaybımız dolayısıyla ertelemiştik. Bugünkü yüksek divan kurulu toplantımız vesilesiyle, bu toplantıda vereceğimiz mesajları, sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
Geride bıraktığımız 2011 yılı bizler için; muhteşem sportif başarılar yaşadığımız, başta 5 takım sporu olmak üzere mücadele ettiğimiz tüm branşlarda tarih yazdığımız bir yıl olarak akıllarımıza ve gönüllerimize kazınmıştır. Sonsuza kadar da orada kalacaktır. Bu başarıda pay sahibi olan tüm sporcularımızı, teknik adamlarımızı bir kez daha kutluyoruz, başarılarının devamını diliyoruz.
Öte yandan, 2011 yılının ikinci yarısından itibaren yaşanmaya başlayan malum süreç,Türk  Futbolu'nu son derece olumsuz etkilemiş olup, gün geçtikçe daha da büyüyen bir kaosun içine sürüklemiştir... Kulübümüzün bu süreçte maruz kaldığı haksız suçlamalar ve saldırılar ise camiamızı derinden yaralamıştır. Özellikle son yıllardaki büyük gelişimimiz ve atılımlarımızdan rahatsız olan bir takım çevrelerin, bu çıkışımızı engelleyebilmek adına futbol sisteminin kaosa girmesini dahi göze alarak yazdıkları senaryonun uygulanması, Türk Sporu'nu büyük bir çıkmaza sokmuştur.


"SİSTEMATİK BİR BİÇİMDE LİNÇ EDİLMEK İSTENDİK"


Yaklaşık 7 aydır devam eden bu süreçte; ilgili ilgisiz, bilen bilmeyen herkes Fenerbahçe'yi konuşmuş, medyanın muhtelif isimleri ağızlarından köpükler saçarak, kulübümüze karşı sistematik bir linç kampanyası yürütmüştür. Sabahtan akşama kadar devam eden yayınlarda hukukun temel prensipleri ayaklar altına alınmış, herkesten çok tarafsız olması beklenen devlet kanalı TRT bile defalarca Fenerbahçe'mizi küçük düşürücü yayınlar yapmıştır. Malum televizyon programlarında, gazete sayfalarında planlı, programlı ve maksatlı bir şekilde kulübümüz kamuoyu vicdanında suçlu ilan edilmeye çalışılmıştır. Buradan açık yüreklilikle tüm kamuoyuna sesleniyorum."Fenerbahçe camiası bu yapılanları unutmaz ve unutmayacaktır"
Tarafsız olması gereken bazı siyasetçiler; bakanlar ve milletvekilleri bu linç kampanyasına bilinçli veya bilinçsiz dahil olmuştur.


"ÇOK BÜYÜK KAYIPLAR YAŞADIK"


Bu süreç boyunca tutarsız açıklamalarla, günden güne değişen tavırlarla karşılaştık. TFF yönetim kurulu bir hafta önce yaptığı resmi basın açıklamasının tam aksine hareket edip kulübümüz Şampiyonlar Ligi'nden men etti, futbolcularımızın kariyerleriyle oynandı, milyonlarca Euro kaybımız oldu, yıldız futbolcularımızı bedelleri altında rakamlara elden çıkarmak durumunda kaldık, borsada işlem gören hisselerimiz ciddi değer kayıpları yaşadı. Bu listeyi bu şekilde uzatmak mümkün ve fakat sıralamakla son bulmayacak. Ne var ki tüm bunların karşısında, milyonlarca Fenerbahçelinin kalbindeki büyük Fenerbahçe sevgisi, yaşatılanlara tepkisi camiamızı dimdik ayakta tuttu, futbolcularımıza, sporcularımıza ve biz yöneticilere güç verdi...


3 Temmuz'da başlayan sürece dair bildiğimiz tek şey; kulübümüze, başkanımıza, yöneticilerimize isnat edilen suçlamalar ne olursa olsun, camiamıza reva görülen bu muameleyi hiç bir şekilde hak etmediğimizdir; bunu kabul de etmeyeceğiz.


"TFF VE UEFA'YI DAVA ETTİK"


Fenerbahçe sevgisiyle yaşayan taraftarlarımız, gün geldi sokaklara döküldü, statlara, salonlara koştu; gün geldi topuk yaylasına, gün geldi bir mağlubiyetten sonra havaalanına koştu. O hep konuştuğumuz "bir başka büyüklüğü" her fırsatta bizlere yaşattılar, onlarla ne kadar iftihar etsek azdır tüm taraftarlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz.


Hukuki süreç tüm bu yaratılan kaotik ortama rağmen devam etmektedir.
Sayın başkanımız ve tüm arkadaşlarımızın en kısa sürede serbest bırakılacağına ve yargılamaların tutuksuz olarak devam edeceğine inanıyoruz. İnanmakla kalmıyor; milyonlarca Fenerbahçeli adına bunu talep ediyoruz. Zira 6222 sayılı kanunla yapılan değişiklik çerçevesinde ceza miktarları ciddi oranda düştüğünden artık tutukluluğun devamındaki hukuki yarardan da söz edilemez. Kaldı ki suçlamaları kabul etmiyor ve reddediyoruz. Buradan bir kez daha herkesi, aksi ispat edilene kadar herkesin masum olduğunu belirten "masumiyet karinesi"ne saygıya davet ediyoruz.


Yürümekte olan ceza davasının yanı sıra, kulübümüzden bir savunma veyahut tek bir görüş dahi alınmadan, UEFA ve TFF ortak girişimi ile verilen şampiyonlar Ligi'nden men kararına karşı ise uluslararası spor tahkim mahkemesi olan cas'da şimdilik 45 milyon avro talepli bir dava açtık. TFF ve UEFA'yı bu hukuka aykırı davranışlarından ötürü dava ettik. Davamız hukuki mecrasında ilerlemektedir.


"TARAFTARIMIZLA İFTİHAR EDİYORUZ"


Malumunuz, Türkiye Futbol Federasyonu, 26 Ocak 2012 perşembe günü, genel Kurulu'nu olağanüstü olarak toplayacaktır. Bugüne kadar bu toplantıda kamuoyu nezdinde 58.maddenin görüşüleceği düşünülürken, dün itibariyle, bir kereye mahsus bazı cezai uygulamaların görüşülüp, karara bağlanacağı hususu iletildi.
3 Temmuz'da başlayan sürece dair bildiğimiz tek şey; kulübümüze, başkanımıza, yöneticilerimize isnat edilen suçlamalar ne olursa olsun, camiamıza reva görülen bu muameleyi hiç bir şekilde hak etmediğimizdir; bunu kabul de etmeyeceğiz.
Fenerbahçe sevgisiyle yaşayan taraftarlarımız, gün geldi sokaklara döküldü, statlara, salonlara koştu; gün geldi topuk yaylasına, gün geldi bir mağlubiyetten sonra havaalanına koştu. O hep konuştuğumuz "bir başka büyüklüğü" her fırsatta bizlere yaşattılar, onlarla ne kadar iftihar etsek azdır tüm taraftarlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz.


"CORNU HAKKINDA DA DAVA AÇACAĞIZ"


Hal böyleyken, 93 sanığın söz konusu olduğu ek bilgi ve klasörlerle on binlerce sayfanın Türk futbol tarihinin en karmaşık hadisesi olarak anılan sürecin önerildiği gibi birkaç ay içinde layıkıyla yapılması mümkün değildir.
UEFA'nın açıklamaları ortadayken, en son 5 Ocak'ta yaptığı açıklamada "UEFA, Türkiye'deki şike sorununun çözülmesinde, şikeyle mücadelede gerekli önlemlerin alınmasında ve disiplin yaptırımlarının uygulanmasında, tam sorumluluğun Türkiye Futbol Federasyonu'na ait olduğunu doğrular" demişken, her fırsatta aslında olmayan UEFA sopasının gösterilmesini bir türlü anlayamıyoruz.


UEFA'nın açıklamalarını sürekli çarpıtarak kulübümüzün ceza alması amacıyla her gün açıklama ve haber yapanların hakkındaki takdiri de kamuoyuna bırakıyoruz.


Bildiğiniz üzere geçen hafta UEFA sayın Cornu'nun ifadesini geri çekmek üzere CAS'a başvuruda bulunmuştur. Bu başvuruya TFF internet sitesinden, sanki söz konusu ifadede adı geçen TFF yetkilileri aklanıyormuşçasına yer verilmiştir böyle bir talebin hukuk ciddiyeti ile bağdaşmayacağını vurgulayan ve konuya cas talimatları ışığında müdahale eden avukatlarımız söz konusu ifadenin kaldırılmasının önüne geçmiştirler.


Şimdi tekrar soruyoruz: ifade dosyada ve uefa savunmasının bir parçası olarak tüm varlığını korurken, bu ifadenin yalan olduğunu ve sayın Cornu hakkında dava açacaklarını söyleyen TFF yetkilileri Lütfü Arıboğan ve İlhan Helvacı bugüne kadar hangi adımları atmışlardır. Cevabını biz verelim: henüz hiçbir bir girişimde bulunmamışlardır. Buna rağmen, kulübümüz ve Türk futbolu ile ilgili tarihi dönemece geldiğimiz noktada halen bu kişilerin en can alıcı görüşmelerde boy gösteriyor olmaları kabul edilemez.


"YAPILAN  HER ŞEY SAÇMA"


CAS davamızda UEFA iddianamenin dosyaya konulmasını talep etmiştir. Şunu hatırlatmakta fayda var, sayın CORNU'nun ifadelerinde yer alan TFF yetkililerinin beyanları, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden men edilmesinde en büyük gerekçe olarak önümüze konulmuştur. Şimdi onun yerine o tarihten neredeyse 4 ay sonra çıkmış olan iddianameye gerekçe olarak dayanılmaya çalışılması kabul edilemez.


Bu durumda şunu soruyoruz: Kulübümüz neye göre Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmemiştir? Sayın Cornu'nun ifadelerinde yer alan TFF yetkililerinin beyanlarına göre mi, yoksa o tarihte henüz yazılmamış olan ve adı üstünde bir takım iddialardan oluşan iddianameye göre mi? Kaldı ki bu değerlendirmeyi yaparken iddianamenin de en nihayetinde subjektif bir metin olduğunu ve hukuken gerçeklerin savunma da dinlendikten sonra mahkeme kararı ile ortaya çıkacağını aklımızdan çıkarmayalım.


ÜLKER SPORTS ARENA'NIN DEĞERİ 200 MİLYON EURO



6 aydır yaşanan tüm zorluklara rağmen kulübümüz, sportif, mali, hukuki açıdan sağlıklı bir şekilde yoluna devam etmektedir. Burada taraftarlarımız, üyelerimiz, ve çalışanlarımızın büyük gayretlerine teşekkür ederiz.

Fenerbahçe'mizin en büyük proje ve yatırımlarından biri olan Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi- Ülker Sports Arena artık taraftarımızla buluşmaya hazırdır. 25 Ocak 2012 çarşamba günü, saat 21:00'de, Euroleague'de Emporio Armanİ maçı ile Fenerbahçe'nin hizmetine girecektir. 200 milyon lira değerindeki bu spor kompleksinin tapusunun tamamen bize aittir. Türk spor tarihindeki en büyük yatırımlarından biridir ve bunun için kulübümüzün kaynakları kullanılmamıştır.


"BİZ GALATASARAY'DAN 3 MİSLİ DEĞERLİ OLDUĞUMUZ İÇİN BU KADAR BAĞIRIYOR"


Profesyonel futbol takımımız, geçen haftaki gibi hepimize zevk veren güzel oyunuyla en kısa sürede liderlik koltuğuna yeniden oturacaktır. Bu arzu ve heyecanla sahaya çıkan başta sayın Aykut Kocaman olmak üzere tüm teknik ekibimize ve oyuncularımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Transfer çalışmalarımız da kadromuzu daha da güçlendirmek adına sayın Kocaman'ın raporları doğrultusunda sürmektedir.

Herhangi bir bankaya veya finans kuruluşuna vadesi geldiği halde ödenmeyen tek bir kuruş borcumuz yoktur! Diğer 3 büyük kulübün piyasa değerlerinin toplamı ancak bir Fenerbahçe etmektedir.Galatasaray onlardan 3 misli daha değerli olduğumuz için bu kadar bağırıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.