banner186
 Kasım ayının son günleriydi. Rotamız Bartın’dı. Evet sizin de anladığınız gibi, geçtiğimiz Pazar günü oynanan Bartınspor-Karasuspor maçının öyküsünü anlatmaya çalışacağım sizlere.

“Bahtımız iyi olsun” diyerek çıktık yola. İşte bu zorlu yolculukta umudun değil, umduğun hiç değil, hayallerin boşa çıktığı bir maç oldu.

İlk yarıda yediğimiz goller, tükenişimizin habercisiydi sanki.

İkinci yarıda ise yola çıktıklarımız “asla sizi yolda bırakmayız” dercesine bir ümit ışığı oluverdiler. İkinci devreye başlarken Murat oyuna girdikten sonra, takımda bir canlılık başladı. Dakikalar ilerledikçe, oyuncularımız futbol resitali izlettirdiler bize. Hele sağ kanatta oynayan Oğuz kardeşim; “biz ölmedik, ayaktayız” der gibi, diri futbolun nasıl olacağını gösterir gibi, hatta eğitmen gibiydi adeta. Bartın’a futbol dersi veren bir öğretmen misali hepimizi kendine hayran bıraktı. Teşekkürler Oğuz.

Aynı methiyeleri Cenker içinde söylemek isterim. İnanın Çanakkale’de mücadele eden Mehmetçik neferi gibiydi. Attığı üç gol ile klasını konuşturan Cenker kardeşime sadece şunları söyleyebilirim; “Sağ olasın kardeşim. Bize yaşattığın mutluluk için.”

Gelelim yeni Karasuspor’a. Evet hafta içinde yaşanan şok gelişmeyle, sezon başındaki Antrenörümüz Hasan Atalay görevi bıraktı. Yerine, Sakarya futbolunun tanıdık simalarından Hakan Koçer geçti. Koçer’de ilk maçında, bizi goller ile tanıştırdı. Haftalardır atamadığımız golleri attırdı ve sıkıntımızı unutturdu.

Sonuçta 5-3 mağlup olsak ta müthiş bir futbol izledik. Keyif aldık. Şu gerçeği söylemek zorundayım. Bu takım asla küme düşmez, yeter ki Karasu sahiplensin.

Hepimiz ilçemizi çok seviyoruz. Öldüğümüzde bile toprağımız Karasu içinde olacak ama nedir bu vurdumduymazlık? Maça geliriz seyrederiz ve sonrası alınan sonuca göre başlarız hep birlikte, ağız birliği etmişçesine “bu takımdan bir b.. olmaz” demeye.

Hiç sorduk mu kendimize, ‘bu takım, bu günlere nasıl geldi?’ diye. Yada hangi engelleri aştı diye. Elbet aklımızdan geçmiştir ama ne faydamız olduğunu düşündük mü hiç? Maalesef düşünmedik.

Ey Karasu, başarıyı istiyorsak bugünden itibaren hep beraber taşın altına elimizi koyalım. Futbol Karasu olmadan, Karasu da futbol olmadan yapamaz. Ortak noktamızda birleşelim. Bugüne kadar defalarca yazdım. Yazmaya da devam edeceğim. Evet bir Yılmaz Ekşi gerçeği var Karasuspor’un başında. Beğenirsiniz-beğenmezsiniz ama adam gibi bir kardeşim.

Yanlışı ve eksiği ile 3 yıldır koşuyor yorulmaksızın. Hem maddi, hem de manevi olarak kendini yırtıyor Yılmaz Ekşi. En önemlisi de manevi desteği. Çünkü çoluğuna, çocuğuna ayırmıyor, Karasuspor’a ayırdığı vakti. Zannetmeyin ki, Karasuspor Yılmaz Ekşi’nin tapulu malı. Asla olamaz da. Şunu ifade etmekte asla sakınca görmüyorum; kendisi bana her konuştuğumuzda şunu açıklıkla ifade etmiştir; “Bu kulübü kim alırsa alsın her zaman arkasındayım. Maddi ve manevi destek vermeye varım. Hatta 100 bin lira benden” diye. İşte Ekşi’nin bu sözlerine rağmen bu güne kadar ne Karasu’yu seven çıktı, nede Karasuspor’a sahip çıkan.

Hal böyle olunca da, ‘vurun abalıya’ misali dedikodusu yapılan Yılmaz Ekşi’ye kaldı kulüp.

Sonra da geç oldu ama bir kadro kurulup sezona başlandı. Maalesef başladığımız gibi de devam etmekteyiz ama belirtmek isterim ki bu böyle sürmez. ‘Yarınlar bizim’ diye devam ederken, mutlak surette iyi günler bizleri bekliyordur. Ben bunu Bartın’da gözlerimle gördüm.

Son olarak derim ki; “Yılmaz Ekşi küsme devam et. Kim ne derse desin, sen varken aydınlık günler yakın. Senin de dediğin gibi Karasu’da yaşadık Karasu’da ölelim ama alnımız açık bir şekilde, şerifimiz ile. Şen ve esen kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.