2.yarıya ne güzel deplasman galibiyeti ile başlamışız. Alsana bu maçı da hem rakibine 3 puan tak ve ikili averaj üstünlüğünü ele geçir, hem de alttaki takımlarla puan farkını aç, üsttekilere de yaklaş.

Yine 2 basamak üste çıktık ama averajla.

Ben bunun da derdinde değilim. Benim aklıma takılan iki şey var.

Birincisi neden halen 2.yarıda kendi sahamızda oynayacağımız tüm maçları kazanmamızın şart olduğunu düşünmez bu futbolcularımız ve teknik heyet…

İkincisi de Erol Kolcu’nun müthiş yanlışları…

Yahu bir takım koskoca 90 dakika boyunca nasıl ileri çıkmaz, nasıl bu kadar korkak bir futbol oynatılır? Bunun adına, Oynamayı değil oynatmamayı düşünmek denir ki küllen yanlış bir düşüncedir bu.

Hazırda ne güzel ilk maçı kazanarak gelmişsin, al bu maçı da ikide iki yap ve 23 puanla çık 12.sıraya.

Tamam Elazığ Belediyespor ile Ünyespor düştü ama üçüncü takım kim olacak?

Dolayısıyla bizim rakibimiz Ünyespor ve Elazığ Belediyespor değil, Çıksalınspor ile birlikte, üstümüzdeki tüm rakiplerdir ve buna göre hesap kitap yapılmalıdır.

 

ERDİCAN OYNATILMALIYDI

Canberk’in 4 idmana çıkmadığı bir haftada, nasıl ikinci yarı oyuna alınır da, Antalya’daki kampta ve çalışmalarda en çok çalışan ve yıldızı parlayan Erdican oynatılmaz? Kaldı ki her ikisi de farklı bölgelerin futbolcuları ve öncelik Erdican’da olmalıydı.

Neden mi?

Erdican sahaya girse, mevcut kadro içinde, takıma canlılık katacak, ileride basacak ve topu ileriye taşıtacak tek isim de ondan.

Ne diye alınmaz ki oyuna? Hem de hiç.

Ya da Ahmet gibi bir santrafor varken, sırf bir inat uğruna ona ilk 11 şansı verilmez ve oyuna 85.dakikada alınır?

Bence bu inattan vazgeçmeli Erol hoca. Ona da şans vermeli, herkese de.

Hatta maça çıkarken, rakibe göre ilk 11 çıkartmalı, değişiklikleri de maçın gidişine göre yapmalı ama doğru isimlerle, doğru dakikalarda.

Adalet dağıtmalı adalet ve en önemlisi ise, Erol hocam korkmamalı, bu takımı korkak oynatmamalı. Rakibe ileride bastırmalı. Kendi yarı alanda oyunu kabul edip, önce gol yememeyi istememeli ya da rakibi oynatmamayı…

 

KOLCU’NUN EN BÜYÜK HATASI?

 

Hakan Çalışkan gibi ön libero, oyun kurucu hatta stoper oynayabilen bir futbolcu, bu maçta neden sağ açığa çekilip de, onun yerine de ön libero olarak Enes alınır oyuna.

Gördünüz değil mi, o dakikadan sonra, arada bir cılız ataklar yapıyorduk o hamleden sonra ise bir tane atağımız olmadı.

Zaten Berat Ali’yi solda, Doğan Seçkin’i sağda çakılı oynatması da büyük bir hataydı.

Forvet hattında oynayan bu üçlümüz sık sık yer değiştirmeliydi. Tıpkı Fenerbahçe forvetinde olduğu gibi. Forvetteki tüm oyuncularımız durarak ve sabit alanda oynamamalılar.

Beklerimiz ise oyunda hiç yok. Peki neden? Hele hele Mami’yi. Yahu bir kez olsun çıkılmaz mı ileri, orta yapılmaz mı, gol atmayı ve attırmayı düşünmez mi bir insan?

En büyük zaafımız ise geriden oyunu kuramamak.

Birde Burak ile Hakkı, kalecimiz Hüseyin ile sık sık konuşup anlaşmalı. Burak dün öyle hatalar yaptı ki yüreğimizi ağzımıza getirdi.

 

FORMAMIZ BEYAZ OLMALIYDI

Rakip sahaya lacivert formayla çıkmış ki bu tamamen kurnazca yapılan bir iş. Biz de yedik! Çünkü formalar karıştı, paslar yerine gitmedi. Giysene beyaz formanı en azından ikinci yarıda da daha rahat oynasana. Biz bile tribünden karıştırdık, saha içinde futbolcular nasıl karıştırmasın? Çok şey var yazacağım da şimdilik noktayı koyuyorum.

Çünkü 3 puan alamıyorsan, hiç puan alamamaktansa 1 puan almak da iyidir.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halil aydın 5 yıl önce

ahmet demir neden alınmaz onu hiç anlayabilmiş değilim takımın en iyisi ama kıymet bilinmiyor