Evet Karasuspor bu sezon zor günler yaşıyor. Tabi ki biz Karasusporlular da öyle.

Kötü gidişatın nedenleri de var tabi. Geçmişte birçok kez yazdım, bundan sonra da yazacağım. Amacım ‘bu haftadan sonra Karasuspor’umuza nasıl faydalı olabiliriz’ i anlatmak? Tüm mesele bu. Geçtiğimiz sezonlarda çok daha iyi konumdaydık. Hatta bazı uzak deplasmanlarımıza en az 100 taraftar ile güle oynaya gider, dönüşümüz mağlup olsak bile aynı tatta yapardık. Ne oldu, neler yaşandı da tadımız bozuldu? Elbette tek sorgulayacağımız mesele bu. Gelin, her şeye yeniden başlayalım. İlk günkü gibi heyecanımız aynı güzelliklerde başlasın. Hedefimiz yine, yeniden Karasuspor olsun ama şunu iyi biliyorum ki sizler bu satırları okudukça; “3 yıldır bir tane eleştiri yazını okumadık” diyeceksiniz. Ben satır aralarında da olsa gerek eleştirimi, gerekse kötü gidişlerimizin yolculuğunu da yazdım. Yine de siz bu satırlarımı istediğiniz anlamda yorumlamakta serbestsiniz.

Şunu mutlaka açıklığa kavuşturmam lazım. Bu güne kadar sıcak-soğuk, yağmur, çamur, kar, kıyamet dinlenmeden Karasuspor’un peşinde olduksa Sarı-Kırmızılı renklere olan sevdamızdandır. Bu sezona dair bildiklerimiz ve yaşadıklarımız var elbet.

Şöyle bir hatırlıyorum da ne güzelde çıkmıştık yola. Süper Amatör Ligden, Bölgesel Amatör Lige (BAL) çıkışımız o kadar tatlıydı ki anlatılmaz, yaşanır. Başkan Hasan Özkan döneminde yakaladığımız birlik, dirlik ve beraberlik yanında o kadar bir güzel sezon yaşadık ki, keyfine diyecek yoktu.

Yaşanan sevinçlere kimsenin laf etmesi mümkün olamazdı. İşte o günleri şimdilerde yad etmekteyiz. Oysa yad etmek yerine biri çıksa dese ki “uyan Karasu. Titre ve kendine gel. Biz varız henüz ölmedik daha” dese ve kurtuluşun müjdesini verse. Ne kadar da güzel olurdu. Bu o kadar zor değil aslında. Bunu hayata geçirecek çok kişi var aslında içimizde. Nedendir bilinmez amma bir türlü çıkmadı henüz ortaya. Bu çıkış, illa kötü gidişin sonunu görünce mi olacak?

İyisi kötüsü ile BAL’da koca bir üç sezon geçirdik ve geçirmekteyiz. Bu sezon itibarı ile kötü günler yaşamaktayız. Yine bu üç sezondur takımın başında başkan olarak Yılmaz Ekşi var. Elbette ekonomik olarak verdiği bu mücadelede tek başına değildi. Son iki sezona baktığımızda evet belki tek başına göğüsledi maddi sıkıntıları ama yazımın başında belirttiğim gibi, birlik beraberlik varken herkes taşın altına elini koydu. Yine de şu gerçek var ki, 2014-2015 sezonu biter-bitmez başkanlığı bıraktığını deklare etti bizlere. Ne hikmetse kimse ‘biz varız, hadi olağanüstü kongre yapalım” demedi. Kimse gelmedi Yılmaz Ekşi’nin kapısına. Hal böyle olunca da tekrar ‘iş başa düştü’ diyerek işe koyuldu. 2015-2016 sezonu için harekete geçti ve ligin başlamasına kısa bir süre kala takım kurdu.

Kısacası sanki ‘gelen gideni aratır’ dercesine bir sezona başlamış olduk. Sonra da 11 maçta dört beraberlik, 7 yenilgi ile en kötü sezonumuzu yaşıyoruz. Bu bir gerçek ama yaşanan bu vahim gerçeğe, Karasulu olarak “dur” demeyecek miyiz?

Şu kesinlikle bilinmeli Yılmaz Ekşi başkanlığı bıraktı. Kesinlikle devam etmeyeceğini söyledi ancak yapılacak olağanüstü kongrede kim gelirse gelsin ikinci devre için yeni yönetime her türlü maddi desteği vereceğini söyledi. Başarılı olma üzerine düşeni yapacağını belirtti. O zaman hadi beyler. Ne duruyoruz? Hep beraber iş başına.

Hani bir Ata sözümüz var, ‘su içmekle asla dere kurumaz’ diye. Önümüzde daha 15 maç var. Bana göre kaybedilen bir şey yok. El ele, kol kola, birlik ve beraberlik adına sahip çıkalım Karasuspor’a. Şen ve esen kalın.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.