18 Kasım Pazar günü deplasmanda oynadığımız Bursa Zaferspor maçının skorundan çok maalesef maç öncesi ve maç sonrası yaşanan eziyetler geliyor aklıma. ‘Bu kadar da olmaz’ dedirten eziyetler yaşadık.

     Maçın Bursa’dan yaklaşık 80 km ileride, yani Mustafa Kemalpaşa İlçesinde oynanması zaten ayrı bir eziyetti. Neredeyse Balıkesir’e gidecektik. İkinci eziyetse ‘maazallah’ dedirtiyor insana. Ya maç Karasuspor’un galibiyeti ile bitmiş olsaydı. Vay halimize olacaktı işte o zaman.

     Bazen aklıma gelmiyor değil iyi ki 2-2 bitti maç. Yoksa o stattan belki de hiç çıkamayacaktık. Yazık hem de çok yazık. Maç biter-bitmez gerek kendini bilmez yöneticiler, gerekse futbolcular beraberliği hazmedemeyince Karasuspor’lu futbolculara saldırdılar. Spora kara bir leke düşürdüler.

     Evet Karasuspor, elde ettiği Bartınspor galibiyetinden sonra gelen mağlubiyetler ile sarsılıyor. Bu mağlubiyetlere bakıp ta takımın iyi futbol oynamadığını düşünebilirsiniz. Aslında hiç de öyle değil. Hafta içi antrenmanları seyrettiğimde ‘bu takım her şartlarda ligde kalır’ düşüncesi hasıl olmuştu bende.

     Oysa sahaya çıkınca her şey değişiyor. Zaten reel (Gerçek) olanda lig maçlarında ne yaptığındır. Demek ki hafta içi çalışmalarını henüz sahaya yansıtacak güçte değiliz.

     Bursa Zafer maçının devre arasında Antrenörümüz Serdar Ergelen ile konuştuğumuzda şöyle demişti; “Eksiğimiz var kabul ediyorum ancak elimizde bulunan oyuncu kapasitemiz bu kadar. Yine de sağ olsunlar ellerinden geleni yapıyorlar.”

     Açıkçası ilk 45 dakika kalemizde golü görmediğimiz zaman neler yapabileceğimiz ortada. Tıpkı bu maçta olduğu gibi. Şunu açık ve net bir şekilde söylemekte fayda görüyorum; Karasuspor olarak bu sezon mutlaka ligde kalacağız. Kimsenin şüphesi olmasın. İlk devrede son dört haftaya girdik. Rakibimiz ile puan farkını korumak zorundayız. İkinci devre yapacağımız takviyeler de bizi ligde tutacaktır.

     Serdar hocam ile maç sonunda yaptığımız konuşmada ise hiçbir zaman için hakem hatalarına sığınmak istemediğini vurguladı ancak isyanını da dile getirdi. Çünkü orta hakem 100 dakika boyunca sahada oynanan futbolun üstüne çıktı. Bütün takdir haklarını ev sahibi ekipten yana kullandı. Genç kalecimiz Görkem’in kırmızı kart ile cezalandırılması tamamen hakem hatasıydı. Keza başarılı futbolcumuz Berkan’ın zaman kazanma adına oyundan çıkarken yavaş hareket etmesi, hırsına yenik düşüp kırmızı kart görmesi de üzücüydü.

     Kısacası Karasuspor 9 kişi kalsa da defansif anlamda çok direndi ancak maçın orta hakemi Samet Kaan Keskin’i hesaba katmamıştı. Bu olayların sonucunda da 2-0 önde olduğumuz maçtan 2-2 berabere ayrıldık. Şimdi ilk yarıda kalan son 4 haftada hedefimiz en az 9 puanı hanemize yazdırmak olacaktır.

     ‘Efsane&Tatanga el ele’. Sanırım anladınız mevzuyu. Tabii ki Sakaryaspor’dan bahsediyorum. Bu şehre gönül vermiş olan bizler, bu sezon Sakaryasporumuz ile gurur duyuyoruz. Tecrübeli teknik adamımız İsmail Ertekin yönetiminde, 9 maçta 8 galibiyet bir beraberlik ile ilk dört haftayı saymazsak açık ara lideriz.

     Ben öncelikle Kulüp Başkanımız Cevat Ekşi ve yönetimini kutluyorum. Çünkü inanın çok zor şartlar altında mücadele ediyorlar.

     Bu hafta Bodrum Belediye deplasmanımız var. İster inanın, ister inanmayın ama ben üç puanı cepte sayıyorum. Artık bu şehir şampiyonluğa inanmış ve geri dönüş yok bu yoldan. Evet Bodruma gideceğiz, göreceğiz ve yenerek döneceğiz. Şen ve esen kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.