İsmail Gürses son yıllarda alışık olmadığımız bir kongre ile göreve geldi. Belki de çok uzun bir aradan sonra kongrede oy saydık. O heyecanı yaşadık. Gürses göreve gelir gelmez kendi kafasındaki vizyon doğrultusunda hızlı bir şekilde harekete geçti. Doğruları yanlışları ile bir hareket getirdiği kesin.
Sportif Direktör Cambazlığı
İşte bu hareketliliği bu heyecanı transfer dönemi süresince fazlası ile yaşadık. Gürses ve ekibi ilk bocalamayı teknik direktör konusunda yaşadı. Cem Cambaz bir şekilde ekibe almak isteyen Gürses, hocanın görevinin ne olacağına dair uzun süre oyalandı. Öyle ki ilk yönetim toplantısında görev dağılımı listesinde hocanın adı yazmasına rağmen görevi belli değildi. O akşam basının karşısında evet teknik direktörümüz Cem Cambaz’dır diyemedi.
Bu kaossun nedeni Gürses’in sportif direktör fantazisinden kaynaklanıyordu. Bu fantazinin sancıları sonraki günlerde de devam etti. Teknik Direktör belli olmuş, transfer harekâtın sürerken Özcan Kızıltan sportif direktör olarak karşımıza çıktı. İşte tam bu noktadan sonra transfer politikamızda başka bir fantaziye döndü. Teknik Direktör Cem Cambaz’ın göreve geldiğinde anlattığı takım çizgisinden çok farklı bir transfer politikasına doğru ilerler olduk. Sonuç olarak geldiğimiz noktada teker teker baktığınızda birçok kişinin itiraz edemeyeceği oyunculara sahip olduk. Fakat 3.Lig’de şampiyonluğa giden yol bu mu çok tartışılır.
Lige iyi başlayan Sakaryaspor 3’te 3 yapmasının ardından ayarlarımız kaçtı. Afyon’da ortaya konan futbol ile rüyadan erken uyandık aslında. Afyon’da aldığımız erken uyarı yeterli gelmeyince Payas ve Elazığ mağlubiyetleri epey moralimizi bozdu. Tabi sahada bunlar olurken Başkan Gürses’in stadı erken bitireceğim aşkı ile yaptığı “siyasi pankart” açılımı hemen arkasından gelen “Tuncay Şanlı bombası” takımın, tribünlerin ve şehrin kimyasını bozdu adeta.
Aynı tas aynı hamam
Bütün bunlar oldu da ne oldu. Şampiyonluktan mı uzaklaştık ? Ligden mi koptuk ? Elbette hayır. Lig çok uzun bir maraton. 3.Lig’de herkes herkesi yeniyor puan tabloları 3-4 haftada tersine dönebiliyor. Zaten transfer yasağının ardından oynadığımız son 3 sezonda biz bu tabloya alışığız. Son 3 sezonunun ilk sekiz haftasında topladığımız puanlar ya 13 ya 14. Yani başkan değişti, yönetim değişti, hocalar değişti, vizyon, değişti hatta arma bile değişti ama biz 14 puanda takılıp kaldık.
Gelinen son noktada hocayı göndermek tüm sorunları çözer mi ? Hiç sanmıyorum. Hatta şu aşamada başka sorunlarıda beraberinde getirebilir.
Tablo ortada 3 yılda matematiksel olarak değişen pek bir şey yok. Umarım sonu diğer sezonlar gibi bitmez. Hiç bir şey bitmiş değil ama bazı şeyleri düzeltmek için acele etmemiz ve her şeyden önemlisi 3.Lig'de olduğumuzun acilen farkına varılması gerek. Özellikle devre arasında yapacağımız birkaç takviyenin 3.Lig'de olduğumuz gerçeği doğrultusunda yapılması gerekli diye düşünüyorum.