Anadan doğma gazeteci değil. Sonrada olma gazeteciyim. Daha doğrusu 2006 yılından itibaren spor muhabirliği yapıyorum. Sadece Yeni Sakarya gazetesinde çalıştım. Spor muhabirleri itilip kakılmasın diye, muhabirler kendini güvencede hissetsin, arkalarında bir dernek olsun diye yaklaşık bir sene önce Sakarya Foto Muhabirleri Derneği adı altında bir dernek kurmaya karar verdik. Kurarken bile birçok zahmetle karşılaştık. Arkadaşlarımızın özverili çabalarıyla derneği kağıt üzerinde hayata geçirdik. Bize bu konuda yardımcı olan AFD Başkanı Ömer Bektaşa yeniden teşekkür ederim. Yol gösterdi, yer gösterdi. Halen onun sayesinde adres olarak AFD binasını gösterebiliyoruz.
***
Yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla, muhabir arkadaşların bir araya gelebileceği, eşini dostunu ağırlayabileceği birlikte çay, kahve içebileceğimiz maç seyredebileceğimiz, hatta sohbet edebileceğimiz, büyüklerimizin bizi ziyaret edip, bizim de büyüklerimizi ağırlama onurunu yaşayacağı bir yerimizin olmasını bir lokal açabilir miyiz diye hayal ettik. Hatta arkadaşlarımızın mesleki gelişimlerine katkıda bulunacak organizasyonlar düzenleyebilir miyiz diye düşündük. Arkadaşlarımızın çalıştıkları gazetelerde daha verimli olabilmeleri için, donanımlarına katkı yapabiliri miyiz diye kafa yorduk. Ne kimseye rakip olmayı planladık ne de bir başkasıyla ya da kurumlarla rekabet etmeyi düşündük. Sadece foto muhabirlerinin eski Türk filmlerindeki gibi pembe panjurlu sıcacık bir yeri olabilmesi için yola çıktık. Bir araya gelebileceğimiz bir yerimiz olsun istedik. Ya da bunun hayalini kurduk.
***
***
Kaynarcada çıkan olayları kınayan internet teki yazımın altına isimsiz yorum yapılmış. Bir fotoğraf yarışmasını bile eline yüzüne bulaştırdın diye yorum yapılmış. Ağrıma gitti. Ağrıma giden görevini yapmaya çalışan ve bu uğurda dayak yiyen bir veya birkaç gazeteciye, bir insana sahip çıkmayıp, tutmuş bana fotoğraf yarışmasıyla vurmaya çalışmış, hakaret etmeye çalışmış. Son yazımda tatlı bir anı olarak kalan Sakaryasporun 1982 yılındaki Fenerbahçe galibiyetini dile getirdim. Belki de benim gibi o gün maça giden yüzlerce kalbi Sakaryaspor için atanlar için yazdım. Bir ibretlik maç diye yazdım. Benim gibi o gün ve birçok maçta destan yazan Sakaryasporlular için yazdım. Gençlik yıllarımdan kalan bu hatırayı 30 sene sonra yeniden yaşamak ve yaşatmak istedim . Sakaryaspor için artık daha ne yazılacak. Daha ne söylenecek. Yazılan yazıldı, söylenenler söylendi. Bu şehir bu takım küs belli. Sporcusu küs, antrenörü küs, seyircinin çoğu küs, yöneticisi küs, Başkanları küs, o yüzden 3. Ligde değil miyiz?
***
Yazınca hakaret edilen, yazmadığında bak işte yazmıyor; yazamıyor, hafif tarz değiştirdiğinde, bak bak tutmuş ne yazmış, eskiyi yazınca yeniyi, yeniyi yazınca eskiden ibret almayı tavsiye eden ve bir sürü hakaret içeren sözler de cabası. Belki de tüm bunlar başta da belirttiğim gibi anadan doğma değil de sonradan olma gazetec iolduğum içindir. Ve hepsi yüzünden 16 Nisan Salı günüDernekler Müdürlüğüne gidip Sakarya Foto Muhabirleri Derneğinin yasal olarak ne zaman kapatabileceğimi öğrendim memur, 2014ün Temmuz ayı dedi. Gözünüz aydın.