Sakaryaspor’da yıllar geçiyor, yönetimler, kulüp başkanları, belediye başkanları gelip geçiyor, ama sığ fikirler değişmiyor. Zeki Toçoğlu olsun, Ekrem Yüce olsun bu takımın borçlarını birden fazla defa sıfırlanmasına vesile oldu. Oldu da ne oldu Otoparklar gelirimiz yok diye mi bu takım yeniden milyonlar borçlandı.
Selahattin Aydın’ın borçsuz bıraktığı kulüp Gürses ve ekibi tarafından bir kupa ile birlikte ortalama 3-4 Milyon TL borçla Cevat Ekşi’ye devredildi. Ekşi ve ekibi ortalama 3-4 Milyon Borçla yine kulübü İbrahim Nalbant’a devretti. Nalbant Yüce’nin desteği ile transferi açtı. Başarısız bir süreçten sonra 6 Milyon’a yakın güncel borçla Cumhur Genç ve ekibine devretti. Tamam şeffaflık vs iyi güzelde bozuk plak çalmaya devam ediyor.
Sezon bittiğinde ödenmeyen maç başları, peşinatlar derken kulübün yine ortalama 4-5 milyon TL borcu olacak. Her gelen bir öncekinin kötü yaptığı işlerin arkasına sığınarak kendi doğruları ile gidebildiği kadar gitmeye çalışıyor.
Çözüm çekişmelerden uzak güçlü yönetim. Sakaryaspor’u sevmek, dürüst olmak yeterli kriter değil. Bugünün ekonomik şartları ve 2.Lig için konuşuyorum, kulüp başkanı olacağım diyen kişi şahsi özellikleri ne olursa olsun 5 Milyon, ekip olarak ise toplamda 10 Milyon TL masaya koyarak işe başlamıyorsa siyasi iradeye muhtaçsınız demektir. Bunla bitmiyor sonrasında o parayı doğru kullanacak vizyon ve ekibiniz olmalı oda ayrı mevzu.
Sakaryaspor, şampiyon olsa da olmasa da önümüzdeki birkaç sezon acilen özüne dönmeli. Yıllardır bu sezon mutlaka şampiyon olmalıyız algısı üzerinden kaybettiğimiz, sokağa saçtığımız milyonlar bizi manevi olarak ta çok şey kaybettirdi. Zaten sadece son 4 sezonda harcadığımız paralara baktığımızda Sakaryaspor’un para sorunu olmadığı ortada. Sıkıntı kriz yönetebilen, proje üretip hayata geçirebilen vizyonu geniş yönetimler. Yoksa bugün otoparkı isteriz, yarın başka bir şeyi. Bunları alırız almasına da sonra takımın başına gelecek hocayı bile başkaları belirler.