Sakaryaspor ezelden ebede bir tutku, uğruna savaş dahi verilebilecek kadar üstün bir sevgidir. Tarifi imkansız duygularla bağlanan yeşil-siyaha gönül verenler ne yazıktır ki son zamanlarda olup bitenlere sadece seyirci kalmaya başladılar. Çünkü Sakaryaspor öyle sorunlarla baş başa kaldı ki içinden çıkılamayacak bu sorunlara çare aramaya çalışan ama her nedense her seferinde ilgisizlikten elleri boş kalan bir yönetim, transfer yasağı nedeniyle sahada Sakaryasporu ellerinden geldiğince temsil etmeye çalışan alt yapıdan gelen genç ve tecrübesiz futbolcular, başlarında özveri ile bir şeyler yapmaya çalışan gönüllü bir Erol Hoca, Sakaryasporun bugünkü manzarasını ortaya koymaya çalışıyorlar..
KONUŞUYORUZ AMA ANLAŞAMIYORUZ !
Sakarya İli çeşitli toplumlardan gelen insanlardan oluşan bir nüfus yapısına sahip. Bu böyle olunca da birliktelik konusunda mutlaka sıkıntılar yaşanıyor. Yani sıkıntılarda ortak bir paydada buluşmak imkansızlaşıyor. Hani anlatırlar ya Sakaryada yıllar önce Valilik yapmış bir büyüğümüz tayin olmuş, giderken o zamanın gazetecileri Valiye sormuşlar Sakaryada en çok neyi buldunuz diye. dedikodusu bol demiş.. Aldıkları bu çok enteresan cevap adeta bugünü anlatmaya yetiyor da artıyor bile.O günlerden bugüne değişen ne var ki ? Aynı tas aynı hamam. Herkes günü kurtarmaya, işine geldiği gibi davranmaya çalıştıkça Sakaryasporun bu sıkıntılı durumu da kaçınılmaz hale gelmiş. Sakaryasporun Büyükşehir Belediyesine gidişi ile başlayan zor süreç, Büyükşehirin son zamanlarında görev yapan yöneticileri ile adeta bir sorun yumağı haline gelmiş, daha sonraları ise takım o zamanlarda bu sıkıntıları gideririz düşüncesi ile takımı üstlenmiş yönetimlerle devam etti ve bugüne geldi. Şu anda ise her kafadan bir ses çıkıyor ama yapıcı ve olumlu bir girişime rastlanamıyor. Sebebi de adam sen de cilik oluyor her halde.
BAKALIM İLERİDE NE OLACAK !
Sakaryasporda zor günler birbirini kovalar ve sportif başarılar dibe vurmaya devam ederken, bir takım afaki nutuklar ortalıkta kol geziyor ama çare üretmeye gelince herkes elini eteğini çekiyor. Açıkçası yukarıda bahsettiğim Sakaryaspor sevgisi buhar olmuş, yerini maalesef birbirini karalama operasyonu almış. Sakaryaspor aylarca yönetimsiz kalmış, basında neden kimse sahip çıkmıyor feryatları yankılanıyor, sonunda bir yönetim elini taşın altına sokuyor, aradan kısa bir zaman geçtiğinde basında değişik çevrelerde bu defa veryansınlar başlıyor. Peki adama sormazlar mı bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diye. Tek bir amaç sadece vur abalıya. Adamın biri 70 Katlı gökdelenden ayağı kaymış düşüyor, 28. kata geldiğinde kendi kendine sormuş Allah Allah buraya kadar sağ salim geldik, bakalım ileride ne olacak Diye. Sakaryasporun durumu da böyle iken, neden üst düzey yetkililer, Sakaryanın Elit iş adamı tabakası bu sıkıntıya bir türlü el atmazlar o da ayrı bir tartışma konusu olmalı herhalde!
ŞAPKAYI ÖNÜMÜZE KOYALIM VE DÜŞÜNELİM
Olanlar olmuş, yapılanlar yapılmış, bu işin inciğini boncuğunu bırakarak artık salimen düşünmenin zamanı geldi de geçiyor bile. O öyle demiş, bu böyle yapmışı bırakıp el ele verip bu sıkıntılara bir çare bulamadığımız takdirde üstümüzdeki kara bulutlar iyice saracak ve bugün örneklerini sık sık yaşadığımız yılların efsane takımlarının bugün düştüğü durumlara düşme olasılığı çok fazla. Bunun böyle olmasını istemiyorsak artık bir noktada birleşip eski-yeni herkesin ve bu sevdaya gönül veren binlerce Sakaryalının hak ettikleri onurlu mücadeleyi vermelerinin zamanıdır. Yoksa atı alan Üsküdarı geçecek ve her şey için geriye dönüp baktığımızda tarifi imkansız üzüntülerle baş başa kalabiliriz. Ama yapacak bir şey yok kabilinden düşünceler devam ettikçe böyle düşünen insanlar bir gün vicdanı ile baş başa kaldığında bunun hesabını kendi kendilerine vermek zorunda kalacaklardır. Yıllarını Sakaryaspor için fedakarca harcamış ve bugün sadece bu köşe yazılarından sizlere seslenmeye çalışabilen naçizane bir Sakaryaspor sevdalısı olarak benden söylemesi