Fanatik Gazetesi yazarlarından usta kalem Oğuz Dizer Yeni Sakarya gazetesindeki köşe yazısında Halit Evinden ne istediğini açıkladı
Neden?
Duygusal mıyım, neyim bu hafta? Evet öyleyim. Soranlar var 'Halit Evin'den ne istiyorsun?' diye. Ulusalda yıllarca neler yazdım, televizyon programlarında kimleri eleştirdim de, hiç böyle bir soruyla karşılaşmadım. Şehrimde mi? Karşılaştım...
Üzüldüm elbette... Keşke ilave etseydim yazıların altına 'Başkan bana otobüs bileti gönder' diye! Evin'den ne isteyeceğim? Allah'tan sağlıklı olmasını, işlerinin rast gitmesini, Sakaryaspor'u selamete erdirmesini isterim.
Bizlere bu köşeleri 'şak-şak' çılık ya da 'pembe mektup' yazalım diye vermiyorlar ki! İnandığımızı, bildiğimizi yazarız. katılan katılır, katılmayan da başkan'a katılır... Deplasmana gider.
Öyleyse...
Bırakın Evin'i öz evladım toplumu ilgilendiren bir konumda olsa, katılmadığım her konuda bu köşeden eleştirilir. Evin Sakaryaspor kulüp başkanı değil mi? Yani eleştirilmesi gereken yerin merkezinde. Üstelik Sakaryaspor profesyonel bir kulüp değil, amatörlerde dahi kalmayan yöntemlerle idare edilmeye çalışılıyor. Susmalı mıyım yani?
Sonra bir Sakaryaspor taraftarı olarak, daha iyisini ve doğrusunu bekleme ve beklentilerimi paylaşma hakkım yok mu arkadaş? Bir kısım arkadaşla farkım şu galiba... Olabilecekleri ben önceden tahmin edip paylaşıyorum, onlar olduktan sonra. O zaman da muhabirin işini yapmış oluyor ve çocukların ekmeğine göz dikme konumuna geliyorlar.
Köşe yazarlığının önceliği tespitlerini ve tahminlerini cesaretle paylaşabilmek olmalı. Kayyım dönemi, ibra edilmeyen hesaplar,İddia'nın yatmayan 35 bin lirası, zebil olan 790 milyon, zamanında ödenmeyen primler, açılmayan transfer, yetkisizlerin transfere soyunması ve Recep Özcan'ın uydurduğu 5 trilyon katkı parasını yazmayacağım da, ne yazacağım? 'Durmak yok, yola devam Evin, ne yapsan hakkın senin' diye mi?
Yazdım işte!
İyi ki...
Yaklaşık iki aydan beri Antalya'daydım. 17 Ağustos gecesini evimde geçirmek üzere döndüm. Sakaryaspor'un Kartal müsabakasını izleme keyfi de bir başka renk oldu adıma. Takım olmuşuz ve Kınalı Kuzu'lar mükemmel gelişim göstermiş. Bir süre daha sabırlı olmayı becerirsek, Şaban Yıldırım'ın şahane bir ekibi sadece şehrimiz değil, tüm futbol dünyasının beğenisine sunduğuna şahit olacağız...
İyi ki gelmişim... Şehrime doğru hizmet edenlerin 'Allah yar ve yardımcısı olsun inşallah.'
Mesut hoca...
Yıllar nasıl da çabuk geçiyor. Henüz 'çocuk' denilecek yaşta, Bursa Atatürk stadında oyuna atıldığında; cesareti, konsantrasyonu, sertliği, yüreğiyle dikkatimi çekmişti. Yanıltmadı ve Sakaryaspor'da dahil futbola yıllarca başarıyla hizmet etti. İnşallah oğlunu bekliyorum şimdi.
Kartalspor müsabakasında öyle bir ağabeylik, öylesine teknik adamlık gösterisi örnekledi ki... Maç bittikten sonra kendisini kutlamayı bir borç bildim... Tekrarlıyorum 'Helal olsun Mesut hocam, mesut ettin bizi.'