Sakarya Kamuoyuna;
Takımımızın 2008- 2009 yılında elde ettiği başarısız sonuçlardan sonra, bazı kesimlerce dile getirilen birtakım görüşler, toplumsal hafızamızın zayıflığı konusunda yeni örnekler vermektedir.
Tatangaları eleştirmek için fırsat kollayan çeşitli çevreler, kulübümüzün küme düşmesinin faturasını, neredeyse Tatangaların sezon boyunca Yönetim Kurulunu destekleyen tutumuna bağlayacak kadar ileri gitmektedirler.
Öncelikle hatırlamak gerekir ki, Sakaryasporun sabık Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından satılığa çıkarıldığı dönemde yapılan açıklamalarımızda:
Sakaryaspor hakkında tasarrufta bulunma önceliğinin yeni seçilecek belediye başkanının hakkı olduğu ve Aziz Duranın seçimlere kadar Sakaryasporun mevcut yapısında herhangi bir değişikliğe gitmemesi gerektiği ısrarla vurgulanmıştır. Yerel seçimlerin gerçekleşmesine 6 ay kala, devrin Büyükşehir Belediye Başkanının kulübü önce satılığa çıkarmasına şiddetle karşı çıkılmış, devam eden dönemde Aziz DURANın Sakaryaspor sırtımızda yüktür yaklaşımı karşısında 6 ay daha sabretmesi ve o günkü yapıyı korumak dışında tasarrufta bulunmaması istenmiştir.
Devir süreci ile birlikte gelişen tüm olaylar belleklerde hala tazeliğini korumaktadır. Şehrimiz valisinin ön ayak olduğu ve Merkez Belediye Başkanı Sn. Süleyman Dişlinin ön saflarda yer aldığı süreçte, Tatangalar taraf olmamış, sadece tüm Sakarya Halkı ile birlikte gelişmeleri takip etmiştir.
Sakaryasporun hesapsız-kitapsız ve zamansız olarak yeniden dernek statüsüne geçirilmesinin vebali Tatangalara ait değildir. Bu konuda sitemde bulunmak isteyenlerin başvuracağı adresler gazetelerin arşivlerinde durmaktadır. Merak edenler o tarihlerdeki gazeteleri yeniden gözden geçirirlerse, kimlere sitem etmeleri gerektiğini göreceklerdir.
Devir işlemleri akabinde gerçekleşen Kongre sürecine de hiçbir şekilde dâhil olunmamıştır. Kongre sonucunda göreve gelen Yönetim Kuruluna karşı da, Tatangalar Oluşumunun ana prensipleri çerçevesinde tavır takınılmıştır. Bahsi geçen ve Tatangaların ana felsefesini oluşturan prensipler şunlardır:
1-) Tatangalar, iş başındaki Sakaryaspor Yönetim Kurulunun destekçisidir.
2-) İşbaşındaki Yönetim Kurulunun doğru icraatlarında yanında yer alır, yanlışlarında ise uyarı vazifesini icra eder.
3-) Yönetim Kurulu yanlışlarında ısrar eder ve Sakaryasporu layık oluğu şekilde yönetmeme tavrına devam ederse, kulübümüzü layık olduğu şekilde yönetecek alternatiflerin devreye girmesi için mücadele eder.
4-) Bu tavırların tamamında, kulübümüzün içinde bulunduğu şartların ve genel konjonktürün dikkate alınması temel prensiptir.
Tatangalar; 20 yıllık geçmişlerinde biriktirdikleri tecrübelerin ışığında ve yüzlerce üyesinin beyin fırtınaları sonucunda karar almakta ve uygulamaktadır. Alınan kararlar ve uygulanan eylemler her yönden ve tüm detayları ile irdelenmekte ve Sakaryasporun menfaatine olacağı düşünülen ne ise o yönde hayata geçirilmektedir.
Bu paralelde; kulübümüzün derneğe devri sonucunda iş başına gelen kurullara karşı takınılan tavır ve genel şartların yeniden hatırlanması faydalı olacaktır:
A-) Genel Kurul oylarıyla işbaşına gelen Yönetim Kurulu; transfer yapabilmek için gerekli zamanı bulamamıştır.
B-) Devir sürecinde kendilerine destek vereceği taahhüdünde bulunan Sn. Süleyman Dişlinin desteğinden mahrum kalmıştır.
C-) Devir süreci esnasında kendilerine bildirilmeyen yüklü miktarda borç ile mücadele etmek zorunda kalmıştır.
D-) Adını anmak istemediğimiz ve bazı eski yöneticiler tarafından kışkırtıldığını bildiğimiz 13 futbolcunun ihaneti nedeniyle radikal tavır almak mecburiyetinde olmuştur.
E-) Belpaş Yönetimi tarafından kurulan ve birçoğu kulübümüzü yarı yolda bırakan oyuncu topluluğunun ilk yarının uzun diliminde aldığı başarısız sonuçlar nedeniyle devreyi 9 puanda tamamlayıp Kurtuluş mücadelesi vermek zorunda kalmıştır.
Yukarıda ana hatları ile belirtilen olağanüstü koşullar nedeniyle, Tatangalar mevcut Yönetim Kuruluna kendilerini ispat edebilmeleri amacıyla belli bir zaman kredisi vermiştir.
Hatırlanacağı gibi; devre arasında gerçekleşen ara transfer çalışmaları esnasında, Yönetim Kurulu Tatangalar tarafından sert biçimde eleştirilmiş ve gerekli hamlelerin zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi adına uyarılmıştır.
Sezonun ikinci devresinde yaşananlar ise herkesin malumudur. Takımımız ilk devrede tüm rakiplerinden uzak ara geride olmasına rağmen, ikinci yarının en başarılı ikinci takımı olmuş ancak, bu başarı kaçınılmaz sona mani olamamıştır.
20 seneden beri ısrarla vurgulamamıza rağmen, iyi niyetinden şüphe ettiğimiz bazı odaklara tekrar hatırlatmakta fayda vardır:
Tatangalar, söyledikleri her şeyin veya yaptıkları tüm eylemlerin doğru olduğu iddiasında değildir. Muhakkak, bizlerin de yanlış davrandığı veya yanlış attığı adımlar olabilir. Ancak 20 yıldır değişmeyen tek gerçek şudur:
Tatangalar; Sakaryasporun söz konusu olduğu hiçbir ortamda en ufak bir menfaatin peşinde olmamıştır. Bugüne kadar iş başındaki hiçbir yönetimden herhangi bir menfaat elde etmemiştir. İçlerinden çıkan herhangi bir üyesinin mevcut Yönetimlerde görev alması nedeniyle eleştiriden kaçmamıştır. Bu gerçek, Ömer Yazıcı Başkanlığında kulübümüz Hukuk İşleri Yöneticisi olan Av.Cihat GÖKDEMİR zamanında da böyle olmuştur, Bülent YILMAZ Başkanlığında kulübümüz Basın Sözcüsü Tamer BATUBOYLU zamanında da böyle olmuştur.
Bu nedenle, Tatangaların 2008-2009 sezonunda takındığı tavrı, Tamer BATUBOYLUnun yönetim kurulu üyesi olmasına bağlayanlar, Betpas Tatangalara iftira atmaktadır.
Sezon boyunca Tatangalar tarafından yapılan veya yapılmayan bazı eylemler yanlış olarak değerlendirilebilir ancak, bu eylemlerin nedenini Tamer BATUBOYLU faktörüne bağlamak abesle iştigaldir.
Sezonun tamamlanmasını takiben 18 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleşen Yönetim Kurulu toplantısı sonrasında yapılan açıklama ve alınan Olağanüstü Kongre Kararı kafaları karıştırmıştır. Bu açıklama ve kamuoyu ile paylaşılan bilgilerde birçok karanlık nokta bulunmaktadır.
Bülent YILMAZ başkanlığındaki Sakaryaspor Yönetim Kurulu ne yapmak düşüncesindedir? Yönetim Kurulu adına Bülent YILMAZ, düşüncelerini bir-iki gün içerisinde net olarak Sakarya Halkı ile paylaşmak zorundadır.
Mevcut Yönetim Kurulu 8 Haziranda gerçekleşmesi planlanan kongre kararını neden almıştır?
Kongre kararı, yönetime yeniden talip olma niyeti ve kulübümüzü düştüğü utanç verici konumdan kurtarma sorumluluğu taşıyan Yönetim Kurulunun GÜVEN OYLAMASI ihtiyacı nedeniyle mi alınmıştır?
Yoksa mevcut Yönetim Kurulu, yönetme isteğinden vazgeçmiş olup, kulübün yönetimine yeniden talip olmama düşüncesinde midir?
Bülent YILMAZ, 8 Haziranda gerçekleşecek kongrede yeni bir yönetim listesi ile göreve talip midir?
Sakaryaspor, kurulduğu günden itibaren ilk defa yeni adıyla TFF İkinci Lig'e düşmüştür. İçinde bulunulan şartlar ve takımımızı bu duruma düşüren faktörler ne olursa olsun; bu ayıbın sorumlusu Sakaryaspor Yönetim Kuruludur.
Bu sebeple, kendilerinden beklenen, takımımızı hangi klasmanda devraldılar ise, orada bırakmalarıdır.
Yine de; her şeye rağmen görevlerine devam etmek istemiyorlar ise, kulübümüzü tüm Sakarya Halkının üzerinde birleşeceği bir yönetime devretme sorumluluğu kendilerinin üzerindedir. Oldu-bittilere harcayacak enerjimiz yoktur.
Tahammül edemeyeceğimiz en önemli olgular; belirsizlik ve zaman kaybıdır.
Bu nedenle; Sakaryaspor Yönetim Kurulu, kongre sürecini belirsizliğe doğru sürüklememeli ve derhal gerekli adımları atmalıdır.
Tekrar ve ısrarla belirtmek isteriz ki; göreve devam etmek istemeyen Yönetim Kurulunun tarihi görevi, kulübün yetkili organlarını tüm Sakarya Halkının üzerinde uzlaşacağı bir yönetime devretmektir.
Bülent YILMAZ başkanlığındaki Yönetim Kurulu, göreve devam etme düşüncesinde değilse, öyle isimler ve öyle bir yönetim işaret etmelidir ki; tüm Sakarya Halkı tereddütsüz işaret edilen yönetim hakkında hemfikir olmalıdır.
Bugünler, Bülent YILMAZ Başkanlığındaki Yönetim Kurulunun sorumluluktan kaçamayacağı kritik günlerdir. Sakaryaspor önümüzdeki sene bugünlerde, yeniden Bank Asya 1.Ligde olmalıdır. Bu hedefi gerçekleştirmek de, takımımızı işbaşında İkinci Lige düşüren Yönetim Kurulunun boynunun borcudur.
Ya bu misyonu kendileri tamamlarlar ya da bu görevi yapacağına tüm şehrin ikna olacağı bir yönetime görevlerini devrederler. Bundan ötesi sorumluluktan kaçmaktır. Eğer böyle bir kaçış düşünülüyor ise; yönetim kurulu üyelerinin adları bu şehrin hayırla yad edilmeyenler listesine eklenir.
Kulübümüz Divan Kurulunu oluşturan ve ekseriyetle eski başkanlarımızdan oluşan heyet masaya yumruğunu vurmalı ve bu belirsizliğin en kısa sürede ortadan kalkmasını sağlamalıdır. Bu noktada işaret edilen, sadece Divan Başkanı Sabri KÜÇÜK olmayıp, Divan Kurulunu oluşturan ve tarihimizin şan-şeref dolu yıllarında görev başında olan tüm eski başkanlarımızdır.
Bülent YILMAZ başkanlığındaki Yönetim Kurulu, kongrede alacağı tavrı hafta sonuna kadar netleştirip göreve yeniden talip olup olmadığını Sakarya Halkına deklare etmelidir.
Çünkü kulübümüzün kaybedecek bir dakikası bile olmayıp, önümüzdeki sezona ilişkin hamlelerin derhal hayata geçirilmesi zaruridir. Kongre süreçleri ve kulis faaliyetleri ile kaybedilecek zaman yoktur.
Gelen haberlere göre, Yönetim Kurulu üyeleri arasında derin güvensizlikler ve ciddi çatlaklar mevcuttur.
Yerel gazetelerimizin birçoğunda, Yönetim Kurulu Üyelerinden bazılarının şifreli mesajları ve açığa çıkmayan niyetleri okunmaktadır. Şayet Yönetim Kurulu üyeleri arasında gelecek döneme ilişkin kişisel planları olanlar varsa, karnından konuşmayı bırakıp düşüncelerini Sakarya Halkı ile açıkça paylaşmaları gerekmektedir.
Sayın Bülent YILMAZ;
Başkanlığını yaptığınız kurumun Sakaryaspor olduğunu hatırlatır, bakkal dükkânı yönetmediğinizin farkına varmanızı rica ederiz. Lütfen Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarınızla bir araya gelip kararınızı derhal açıklayınız.
Var mısınız? Yok musunuz?
Sayın Sabri KÜÇÜK;
Lütfen oturduğunuz koltuğun ağırlığına yakışır davranışlar sergileyiniz. Divan Kurulu Üyeleri ile bir araya gelerek, bu ortaoyununun tez elden sona erdirilmesi için sorumluluk alınız.
Sakaryaspor şanına ve şerefine uygun olarak idare edilmelidir. Bu yüzden, hiç kimse kulübümüzü çiftlik gibi yönetip, kapalı kapılar ardında süren kulis faaliyetleri ile çok değerli vaktini heba edemez.
Yarın sokağa çıkacak yüzünüz olması için, Tatangalar tarafından yapılan bu uyarıları dikkate alıp, işgal ettiğiniz makamların hakkını verin.
Sakaryasporla ilgili belirsizlikler olduğunda, isimleri yerel gazete sayfalarını süsleyen Yavuz Köprülüoğlu, İsmail Gürses, Canip Kaya, Halit Evin, Erdinç Şehit gibi isimler de, tüm basın mensuplarına basın toplantısı yoluyla önümüzdeki döneme ait fikirlerini açıklamalıdır.
Her kim kongrede göreve talip olmayı düşünüyorsa, bu fikrini kamuoyu ile paylaşmalıdır.
Gazete sayfalarında yaşanan bilgi kirliliği bir an önce ortadan kalkmalıdır. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, şeffaflık ve açık sözlülüktür.
Saygılarımızla
Sakaryasporlular Derneği