Fabrika'nın gözyaşları
Türk futboluna kazandırdığı önemli isimlerle 'futbolcu fabrikası' olarak anılan Sakarya, artık İkinci Lig'de... Sabah gazetesinin pazar özel ekindeki haber

Türk futboluna kazandırdığı önemli isimlerle 'futbolcu fabrikası' olarak anılan Sakarya, artık İkinci Lig'de... Bir dönem, Türkiye Kupası sevinci yaşayan, üç büyük takıma karşı aldığı galibiyetlerle sükse yapan şehrin sokaklarında artık hüzün dolaşıyor
 

Türk futboluna, Hakan Şükür, Oğuz Çetin, Aykut Kocaman, Engin İpekoğlu, Bülent Uygun, Recep Çetin, Tuncay Şanlı gibi birçok başarılı ismi kazandıran, tarihinde Türkiye Kupası sevinci bulunan şehrin sokaklarına artık hüzün egemen... 1965'te, İkinci Milli Lig projesi ile birlikte, Adapazarı İdman Yurdu, Güneşsspor, Ada Gençlik ve Adapazarı Gençler Birliği isimli dört amatör takımın birleşmesiyle kuruldu Sakaryaspor... 44 yıllık zaman tünelinde yetiştirdiği oyuncularla efsane haline gelen, 2006-07'nin sonunda Süper Lig'den Bank Asya'ya düşen Sakarya, ilk yarısı başarısızlık kokan bir sezonun ardından TFF İkinci Lig'e düştü. En doğru ifade ile ülkemizin 'futbolcu fabrikası'nın, bu hazin yolculuğun hazırlıklarını yapıyor olmasının, futbolumuzun geleceğinde derin bir yara açtığı inkâr edilemez bir gerçek.


MAZİSİ BAŞARI KOKUYOR
Sakarya, yarım asıra yakın tarihinin en parlak sezonlarını 1980'lerin başlarında yaşadı. 1980-81'de Birinci Lig'e yükselen Sakarya, Beşiktaş'ın şampiyon; G.Saray'ın 11. olduğu 1981-82 sezonunu beşinci bitirdi. Bu beşincilik, Sakarya'nın lig tarihindeki en önemli derecesi olacaktı. 1984-85'i altıncı tamamlayan, 1985-86'ya kadar da çizgisini koruyan Sakarya, o sezonun sonunda küme düştü. Şehir, G.Saray, Beşiktaş ve F.Bahçe'ye karşı lig tarihinde aldığı toplam sekiz galibiyetin beşinin sevincini bu beş sezonda yaşadı. Bir yıl sonra tekrar Birinci Lig'e yükseldi. 1987-88'de Türkiye Kupası'nda F.Bahçe'yi 5-1, Beşiktaş'ı 4-0 yenerek sükse yaptı. Finalde de Samsun'u devirdi ve kupaya uzandı. 1989- 90'da lig sonuncusu oldu. Sekiz sezonluk bir vuslat dönemini geride bıraktıktan sonra yeniden Birinci Lig'e yükseldi. Çıktığı sezon; yani 1998-99'da yine küme düşmekten kurtulamadı. 2003-2004'te şampiyon olarak o dönemki ismiyle Türkiye Süper Ligi'ne çıkmayı başardı. 2004-2005'te dillerde aynı nakarat tekrar dolaşmaya başladı ve yeşil-siyahlılar lige veda etti. Yılların 'futbolcu fabrikası'; efsane Sakarya sürekli alt lige düşüp tekrar yükseldiğinden dolayı artık 'asansör takımı' diye adlandırılmaya başlanmıştı. Zaten önemli isimler yetiştirme konusunda eski günlere nazaran daha zayıf, daha etkisizdi. 2005-2006'da Turkcell Süper Lig'e son defa yükseldi. Yeni sezonun sonunda ne mi oldu? Bank Asya Birinci Lig'e tek kişilik bir bilet daha alındı. İşte altın renginde bir dönemin başarı kokan tarih sayfalarında bıraktığı unutulmaz izler ve yıllar sonra gelen esmer günler...


ÇÖKÜŞÜN PERDE ARKASINDA NELER YATIYOR?
Bugün cevap aramamız gereken asıl soru: Sakaryaspor, nasıl oldu da bu duruma geldi? Bu tablonun perde arkasında neler yatıyor? Sezon başında ilk hedef, bir sezon önce düştükleri Süper Lig'e yeniden yükselmek ve artık bir çizgi yakalayıp aynı seviyede kalmaktı. Fakat sezon Sakarya için iyi başlamadı. Takım, 18 haftada sadece iki galibiyet alabildi ve ilk yarıyı son sırada tamamladı. Sezon başında yeni yönetimin lokomotif isimleri, Sakaryaspor A.Ş'nin hisselerinin, Belpaş A.Ş'den Sakaryaspor Derneği'ne geçişi için yeni tüzük hazırladı. Bu zamansız geçişi gerçekleştirmeleri, kendilerinin de hazırlıksız bir şekilde iş başına gelmelerine sebep oldu. Şehirde birçok sağduyulu insan, derneğin Büşükşehir Belediyesi'ne bağlı olması nedeniyle değişime karşı çıktı. 400'e yakın üyesi olan; tanınmış simaları bünyesinde bulunduran derneğin Sakarya Kulübü'nün yararına olacağını düşünenler olduğu gibi, diğer tarafta devir-teslimin zarar getireceği uyarıları da yerel basında yapılıyordu. Süreç başlamış, beklemekten başka çözüm yolu kalmamıştı. Zamanla gelirler düştü; belediye, yasa gereği kulübe yardımda bulunamadı. Dengelerin bozulması, şehrin üzerindeki kara bulutların artmasına neden oldu. Değişim, bir önceki sezon bu kadar ağır olmayan mali krizin üzerine tuz-biber ekti. Kulüp, her gün daha da büyük çıkmaza giriyor, şehirde "Biz böyle olacağını söylemiştik," ifadeleri kulaktan kulağa geziniyordu. İmkânsızlıkların takımda yarattığı olumsuz etkinin başarısızlıktaki payını kimse es geçemez. Maddi sorunlar, sezon içindeki teknik direktör değişikliklerini, kötü sonuçların ardından yaşanan istifaları, paralarını alamayan ve sonunda takımlarını federasyona şikâyet eden futbolcuların (13 oyuncu) kadrodışı bırakılması gibi üzücü olayları beraberinde getirdi. 14. haftada Sakarya'nın yetiştirdiği eski F.Bahçeli file bekçisi Engin İpekoğlu'nun teknik direktörlüğe getirilmesi ve ikinci yarıda takımın baştan kurulmasıyla toplanan 30 puan, birlik ve beraberlik kavramlarını en iyi anlatan kent takımlarından biri olan Sakarya'yı ligde tutmaya yetmedi. Son üç sezonda iki defa küme düşen Sakarya artık Bank Asya'ya yükselmek için mücadele edecek. Cadde ve sokaklarıyla Sakarya şehri, İkinci Lig'e düşmenin hüznünü yaşıyor.
 
 
Kaynak:Sabah.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.