///
Bazen de manşetlere çekilen futbolcuların çok önem verdikleri şey olan doğum yeri konusu olur. Genelde bu konu transfer mevsiminde ortayı çıkar, imza atılırken söylenir ve bir sonraki sezona kadar bir daha asla ağza alınmaz. Tam transfer ayında nedense doğum yeri bir önceki sezona göre birden değişir. Doğuştan tutulan takımın her gidilen takımda farklılaşması üzerine spor kamuoyunda azıcık gıdıklama etkisi oluştururken, okuyucunun yüzünde de hafifçe bir istihzai (alaycı) bir tebesssüm oluşturur. Mamafih bu tebessüm bazen kahkahaya bazen de sinir katsayısının artmasına vesile olur ve o katsayı bir daha o gazeteye bardak bile sarılmama kararı aldırabilir. Bir futbolcunun ikinci kez aynı takıma geldiğinde söyledikleri de iyi malzemedir. İşte örnekler,. Yuvama döndüm, Doğduğum yerdeyim Evimdeyim Ohh huzur varmış Çok özledim Bu taraftar çok başka
///
Günümüz Türkiye sinde bir de menajerlik sistemi bulunduğu için menajer hangi takımla görüşmüşse o futbolcunun transfer haberinin gazetelerde daha çok çıkması ise çok normaldir. Menajer beş kulüple görüşmüşse 5, onbeş kulüple görüşmüşse 15 haber çıkar. Arabade 5, evde15 türküsündeki gibi hep farklı yerlerde haber olmanın sıkıntısı yaşanabilir. Anadolu takımı oyuncuları da bu tür transfer haberlerinden nasibini alırlar ama onlar için asıl şöhret ve ancak 3 büyüklere geçebildiklerinde yapılır.
///
Üç büyüklere transfer hayaliyle yaşayıp, olamayınca da her akşam 3 büyüğü devirmeye başlayan bazı futbolcuların biten futbol hayatları gazeteler için dramatik yazı konusu olurken, Anadolunun tanınmayan ve bilinmeyen futbolcularını sıradan, basit ve sade bir imza töreninde görebilirisiniz. Şöhretsizlik o kadar kötüdür ki, hangi sporcunun hangi mevkide oynadığını bilmeden çekilir bazen fotoğraflar. Ve bazen imza atan kaleciye kaç kez gol kralı oldunuz diye sorulur, hatta cevap vermiyorsa az konuşması hayra bile yorulur. Az konuşan kaleci az gol yer, çok konuşan forvet çok gol atar deyimi kullanılarak bir av sezonunun daha sonuna gelindiği duyurulur.