Neymiş efendim, Orhan Kocabıyık başkanlığında yeni bir yönetim oluşmuş. Hadi bunu da geçtim. Bu yalan yetmiyor muş gibi bir de Vedat Yaşlıca istifa etmezse, ettirilecek denmez mi? Ayıp ayıp. Bu kadar terbiyesizlik, ahlaksızlık, namertlik olamaz. Ne demek yani bu? Kimin ne hakkı var böyle bir şeye? Bu ne cüret?
Peki şunu düşündünüz mü kime gidiyor bu mesaj.
Tabi ki geçen seneki seçime göre genel kurulun çoğunluğuna sahip Halit Evine. Dün cep telefonundan aradım Evini. Kendisi Yok böyle bir şey. Bir deli kuyuya bir taş atmış. 40 akılı çıkaramamış dedi. Yani kabul etmedi bu iddiayı.
Evin değilse kim söyleyebilir veya söyletebilir bunu?
Geriye kalıyor iki kişi. Yani Orhan Kocabıyık ve Zeki Toçoğlu.
Orhan beyi aradım, inkar etti. Böyle bir şeyi düşünmediğini çok net bir şekilde söyledi. Zaten Orhan abi, Şükrüyü ne o programda arar, ne de aratır. Asla bu kadar ayağa düşmez, bu kadar adice bir şeye tenezzül etmez. Aday olacaksa da önce Vedat Yaşlıca ile görüşür. Belki Kocabıyıkçı bazı yalakalar, dalkavuklar, mikserler bunu KASTEN yapmıştır. Öyle ya akılları sıra, birilerini de maşa gibi kullanıp Yaşlıca veya ekibinden intikam alacaklar ya?
Geriye kim kalıyor? Zeki Toçoğlu.
Zeki başkanı çok iyi tanırım böyle bir şeye alet olmaz. Asla tenezzül etmez.
Transferi açmak için Yaşlıcaya niye yaptırayım. Ben gelirim ben yaparım diyen mi var? Buyursun gelsin. O zaman çıksınlar ortaya. Ama önce Yaşlıca ile görüşerek. Çünkü etik olan budur.
YAŞLICA DAHA NE YAPACAKTI Kİ?
Ne yani, el alemin geçmişe dönük borçları ödenirken kurumsallaşılıyor da, iş para vermeye, transferi açmaya, kombine bilet almaya, maça gelmeye ve özellikle de var olan bir başkan ile yönetime saygı duymaya gelince neden kurumsallaşma olmuyor?
Ne için isteniyor bu? Daha önceki bazı yöneticilerin cebine attığı paraları da Yaşlıca ve ekibi cebine atıyor diye mi? Asla böyle bir şey olmadı, olmaz da. Yaşlıca bu kadar ayağa düşmeiz, o kadar sütü bozuk bir insan değildir. Zaten yaptığı da ortada Yaşlıcanın ve bugüne kadar herkes tarafından takdirle karşılanmıştır maddi çalışmaları. O Yaşlıca, 4te 1 yapan futbolculara bile, sözünü verdiği gibi, 4 maçlık maç başı alacaklarını da günü güne ödemiştir. Allahtan revamıdır bu?
Ah Şükrü ah, bazı dalkavukların, yalakaların, namertlerin yüzünden bir kez daha kendi ipini kendin çektin. Sen iyisi mi bırak bu yorumculuk işini, dön asli işin olan öğretmenliğe. Yoksa Cizre, Şemdinlide bulursun bu gidişle kendini!
Şükrü Özkana son tavsiyem şu olacak.
Azizi Nesinin Bir koltuk nasıl devrilir diye bir kitabı var ya Şükrü, okumadıysan hemen oku. Okuduysan da anlayıncaya kadar bir daha oku. Çünkü senin yaptığın aynen bu. Tabi ki sadece Şükrü değil, onu bu duruma düşürenler de okusun.
Hep söylerim yine söylüyorum.
Düşünmeden konuşmanın cezası düşünceye mahkum olmaktır. Şükrü Özkan gibi
Ne oldu şimdi? Kim zararlı çıktı? Şükrü Özkan. Peki kim kurtaracak onu? Hiç kimse? Bu iş bu kadar basit işte.
Ama Şükrü Özkan bu saatten sonra tek bir şey yapacak. Çıkacak diyecek ki, Bana bu açıklamayı şu kişi yaptı. Şu zamanda yaptı. Şunlar da yanındaydı diye.
Zaten söyleyeceğine namus ve şeref sözü verdi. Pazartesi akşamı söyledi söyledi, söylemedi, o zaman bırakacak o işi hemen. Yapacak asli işi olan öğretmenliği.
Zaten yorumculuk yaptığından beri sürekli geri gidiyor, daha çok düşman kazanıyor farkında değil.
Bırak yapma. Çekil kabuğuna be Şükrü. Gördün işte, sen de kutra av oldun.
Bakalım ne kadar mert, ne kadar cesur Şükrü kardeşim.
Seni bu duruma düşürenleri açıklayıp gözümde büyüyecek misin, yoksa kendini tamamen bitirecek misin? Susma Şükrü susma, konuş. Konuş ki başkalarına da sıra gelmesin!