SporExpres
2012-12-06 16:16:23

Zavallı Fanatikler

SEZGİN ERGİN

06 Aralık 2012, 16:16

Kim bilir kaçıncı şiddet içerikli yazıdır bu. Ve kim bilir kaçıncı şiddet içerikli bir yazıya daha göz atmaktasınız. Adını bile telaffuz ederken insanı içini titretmeye yetiyor. Şiddet. Siz de farkındasınız ne kadar şiddet sever bir toplum olduğumuzun. Sadece futbol sahalarında değil elbette, salon sporları da artık nasibini alıyor terörden. Futbol, basketbol, masa tenisi fark etmiyor.

 

Şiddetin olması için iki sporcunun veya 3-5 aynı formayı giyen kişilerin oluşturduğu bir takım olması yeterli. Sporun olduğu her yerde şiddet ve ona başvuranlarını görmeniz mümkün. Eskiden salon sporları biraz daha ılımandı. Biraz daha sakin geçerdi pota altı mücadeleleri. Fakat gün geçtikçe Basketbol da futbola benzedi. Her zaman olmasa da artık voleybol maçlarında bile olaylar yaşanıyor. Bakmayın siz badminton maçlarında olay çıkmadığına. Seyirci pek sevmedi de ondan sakin geçiyor, bir sevsin yeter. Malzeme de sağlam. Raketin kendisi, raketin sapı, üzümün çöpü Alet edevat hazır kıta. Kısacası futbol maçına giden aynı seyirci grubu basketbol maçına da gittiğinden artık salonlar da manzara ne yazık ki ürkütücü boyuta erişmiş durumda.

***

Stattan çıkan eli maşalı, gözü kapalı gruplar, kişiler, bireyler, şiddet severler her an trafikte de karşınıza çıkabiliyor. Bir bakmışsınız hastanede de, bilemedin pide kuyruğunda. Ya da hooop yaya kaldırımında. Şiddetin uçları pek fazla. Coğrafyası pek geniş. Ufukları açıyor. Enginlere sığmaz taşıyor. Sadece bizim ülkemizle sınırlanamasa da bizi ilgilendiren ülke insanımızın psikolojisi olduğu için biz bize bakalım. Sorun sıkıntıya tahammül edememekte. Bazıları hiç eline balta sapı, keser sapı, döner bıçağı almasa da yeri geliyor sokaktaki fanatikten daha fanatik bir duruş sergileye biliyor. Öyle pasif şiddet severler var ki; kendi milletinin bir takımıyla oynayan yabancı takımı tutabiliyor. Gayet normal diyorsanız, oturup bir kez daha düşünmeniz gerekir. Değil diyorsanız yazıyı okumaya devam edin. Hem kendi takımı tutma, hem de evde sokakta çarşı da pazarda ahkam kes. “Bizde birlik yok birlik Hani beraberlik Yabancılar aya biz yaya…” diye söylen. Kendini küçümse. “Mecbur muyum kardeşim o takımı tutmaya” diyenlere siz ne dersiniz. Bu deniliyorsa zaten fanatizmin dibindesin. O zaman o ve onun gibilere verilecek en güzel cevap “Git canın neyi isterse onu tut” demek değil mi?

***

Eğer yabancıyı tutuyorsan; tutabiliyorsan ve kendini, ulusunu, kendi ulusunun futbolcusunu, oyuncusunu, artistini, bilim adamını, manavını, sokaktaki satıcını küçümseme. Küçümsemeye çalışma. Önce sen adam ol. Önce sen kendi içinde birlik ol, önce sen, sen ol. Kendin olabil. Nereden geldiğini, kime ait olduğunu, nereye gideceğini, kime hesap vereceğini bil. Onun bunun takımını tutup destekleyeceğine, Önce rakibe saygıyı öğren. Bilmiyorsan senin gibi olmayanlara bak. Senin gibi olmayanlar nasıl davranıyor onları izle, incele. Ders al, örnek al. Küçücük, fanatizme bulaşmış kimliğinle çevreni zehirleme. Yenemediğin hırsını terbiye etmeye çalış. Fanatizmin içinde eritemediğin benliğini, düzeltemediğin kişiliğini ve kendini yenile. Yenileyemiyorsan en azından çevrenden uzak tut. Çoluk çocuğunu zehirleme. Sen yandın bari çevreni fanatizmin çamuruna batmış olmasından koru, geleceğini kurtar. Kendini ıslah et. Edemiyorsan Allah’tan yardım iste. Allah’ım beni kurtar, beni ıslah eyle diye dua et. Af dile. Gerisine karışma.

 

 

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.