Grubun lideri ve şampiyonluğun favorisi Eyüpspor ile İstanbul’da oynadık 1 puan mı aldık 3 puanı mı bıraktık
İkinci yarıdaki oyunumuzu izleyince tartışılır.
Maç öncesi mağlubiyeti asla düşünmedim.
Nedeni karşımızda yaş olarak bizim ortalamamızda ve tecrübeli kadrosuyla oyunu bozmak için değil iyi futbol oynamayı tercih eden bir takım olmasıydı.
Bizimkilerin de bu maçı prestij mücadelesi olarak görüp ellerinden geleni yapacaklarını spor ile biraz da olsa ilgilenmiş birisi tahmin ederdi sanırım.
İlk yarıda pek tutturamadık; iki kanat forvet sahada var mı yok mu belli değildi. Oyunu iki yönlü oynamada istenileni veremeyince kontrolü Eyüpspor’a bıraktık.
Etkili kullandıkları korner atışlarının birinde topu ceza sahası dışına uzaklaştırmışken dönen o topa atılan şut 
sonrası kale alanı kalabalığın içindeki Eyüpspor oyuncusu Sadık dokunarak golü attı. Eğer topu uzaklaştırdığımız anda
hızla alan boşaltıp ileri fırlayabilseydik; ki yapılması gereken oydu; o zaman Sadık’ın bu topa hamle yapma şansı olmazdı, çünkü ofsayt pozisyonunda yakalanırdı.
Yediğimiz bu gol ağır kalan savunma hatasıydı.
**
İkinci yarına Serdar Hoca çok yerinde iki değişiklik yaptı ve sahada varlıkları belli olmayan iki kanat oyuncumuz Devrim ile H.Bilal yerine Çağrı ve Ali’yi oyuna aldı.
Bu değişikliklerle sistem de değişti. Oyun şablonumuz…
                            Oğuz
Hakan - Berkay Can - Burak - Canberk
                 Çağrı - Azad - Fatih
                        Muhammet
                   Berk İsmail -  Ali
Daha önce hiç oynamadığımız ama hocanın maç sonrası söyleminden anladığımız; bu maç için hazırlanmış “B” planı olan 4-3-1-2 oynamaya başladık. 
Oyuncularımızın da başarılı uygulaması ile EyüpSpor’a kendi sahasında tam anlamıyla baskı kurduk.
Planlanmış bu sürpriz oyun anlayışımız karşısında dengesi bozulan Eyüp savunmasına Ali birisi Fatih’in akıl dolu iyi pasıyla olmak üzere önce iki ihtar verdi.
Sonra pas özürlü dediğim iki stoperimizden bir olan Burak
savunma arkasına hareketlenen Ali’ye yaklaşık 40 metreden isabetli çok iyi bir pas attı. Ali’de çok iyi kontrol edip birkaç adım gittikten sonra golümüzü attı.
Sonrası… İşte o gol sonrası hiç umulmayan oldu.
Sevinç ile formasını çıkaran Ali ikinci sarı kartı görerek oyun dışı kalarak takımını 10 kişi bıraktı!
Bu olay beyninizdeki düşünceye göre iki şekilde yorumlanabilir!
Birincisi daha önce girdiği pozisyonlardan golü bulamama hırsı sonrası attığı bu goldeki sevinci ile ilk gördüğü sarı kartı unutması.
İkincisi ise bir önceki maçta olduğu gibi bu maçta da oyuna ilk onbirde başlamamasını yediremeyip gol sonrası ben buyum diyerek yaptığı bir protesto patlaması.
Olur mu, doğru mu bilemem… 
Sonuçta belki de galibiyetle dönebileceğimiz bir maçtan beraberlikle ayrılıp tek puanla yetindik.
Serdar Hoca’nin koç olarak yaptıkları şaşırtıcı.
Önceki maçta bana göre yanlış oyuncu değişiklikleri ile hücum gücümüz zayıflatıldı.
Bu maçta da mükemmel iki değişiklik sonrası planlanan farklı bir sistemle oyuna damgasını vurdu.
Şimdi önümüzde Tarsus İ.Y. maçı var.
İleriye dönük düşünce ve beklentilerimiz sanırım bu maçta netleşecek.
Şahsen fizik kondisyonumuzun da yükselmeye başlamasıyla geç kalan umut dolu günlerimizin başlayacağını düşünüyorum.
Bekleyelim görelim… Yarınlar bizim olsun.
 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.