Sayın sporseverler, futbola yeni bir bakış açısıyla aranıza katılmış bulunuyorum. İçerisinde profesyonel futbol ligleri de olan futbolculuk geçmişim ve 11 yıllık hakemlik tecrübemle amatör futbola kendi penceremden bakmak ve izlenimlerimi de sizinle paylaşmak istedim. Paylaşımlarımda daha çok hakemlik kurumunun sıkıntılarından, hakemlerin futbola bakış açısından ve futbol camiasının hakemliğe bakış açılarından bahsedeceğim. Ayrıca her hafta izleyeceğim amatör müsabakaları da hakemlik tekniği açısından analiz ederek takipçilerimizle paylaşacağım.

 

İlk yazımda bir hakemin müsabakalara nasıl atandığını sizlerle paylaşıyorum.

 Hakemler hangi kriterlere göre maç alırlar?

 *Antrenman devamlığı ;

          Her il hakemi hafta sonu oynanacak olan amatör ve süper amatör lig maçlarında görev almak için salı-perşembe antrenmanlarına düzenli olarak katılır. Prensip gereği İHK antrenman a katılmayan bir hakeme müsabaka vermez.(vermemesi gerekir) Tıpkı antrenmana katılmayan bir futbolcuya hocasının ilk 11 de şans vermemesi gibi düşünebilirsiniz. Şöyle bir durumda var ama amatör liglerde antrenman yapmadan maçlara giden takımlarımız var haliyle zaman zaman antrenmana gitmese de müsabaka verilen hakemlerde mutlaka olacaktır. Bunu anlayabiliriz ama antrenmana gelen ile antrenmana gelmeyenin yöneteceği maç bir olmaz ki.!

 *Aylık eğitimlere katılma zorunluluğu;

           Merkez hakem kurulunca belirlenen konularda il hakem kurulları tarafından il hakem ve gözlemcilerine aylık eğitim verilir. Bu eğitimlere katlım zorunludur ve katılmayan hakem ve gözlemciler bir sonraki eğitim tarihine kadar görev almamaları gerekmektedir. Ayrıca İHK haftada 1 kere müsabakalarda yaşanan genel konuları değerlendirmek için KRİTİK toplantısı yapmaktadır. Son zamanlarda ilimizde kritik toplantıları pek fazla yapılmasa da yapılmasında fayda olduğu aşikardır. Genç hakemler buzdağının görünmeyen kısmını bu toplantılar sayesinde görebilirler. Altını çiziyorum bu toplantılara katılım zorunludur.

 *Görev aldığı müsabakalardaki başarı puanı;

          Normal şartlarda hakemler çıktıkları müsabakalarda kendilerini izleyen gözlemciler tarafından değerlendirilirler. Gözlemciler, hakemlerin performanslarına göre müsabaka puanı verirler. Bu puanlar neticesinde bazı hakemler bir sonraki hafta görev almaya devam ederken bazıları da yetersiz performansından dolayı cezalandırılır. Zaman zaman cezalarda ve ödüllerde aksamalar olsa da bir il hakemi için gözlemcisinden iyi not almak hatta son dönemde gözlemci raporu almak dahi çok önemlidir.

           Yukarıda saydığım kriterler kağıt üzerinde olması gerekenler ve hatta olmak zorunda olanlar. Fakat bu kurallar gerçekten uygulanıyor mu? İl hakem kurulu bu kriterleri dikkate alıyor mu? Yada kimlere ve neye göre uyguluyor?

           Antrenmanlara katılan hakemler, sürekli aynı isimlerden oluştuğu halde bazı hakemler hiç uğraşmadan, yorulmadan, antrenman yapmadan ve kondisyon durumuna bakılmadan müsabakalara atanır.  Bir hakem sürekli antrenmanları ve eğitimleri takip etmesine rağmen hafta sonu etapta kendisini göremeyebilir bununla birlikte hiç antrenman yapmayan bir arkadaşını da etapta görebilir. Bu hassas terazideki dengeyi sağlamak kolay iş olmayabilir ancak İHK nin temel görevi bu teraziyi dengede tutmaktır. “Ben yaptım oldu” gibi çağdaşlıktan uzak zihniyetlerin hakem camiasına zarar vermesi kaçınılmazdır.

Hakemler, müsabakalarında beraber görev yapacakları arkadaşlarını etaplar resmi olarak açıklandıktan sonra öğrenebilir. Ama her nedense son dönemde bazı hakemler, ekip arkadaşlarını bilirler ve hatta bu arkadaşları o müsabakaya kendileri görevlendiriyordur. Ne kadar etkin bir hakem atama yöntemi. Hakem hakem ataması yapar mı? Sorusu benim için başlı başına bir konu olacak..

           İl hakem kurulu, ''Aylık eğitimlere katılmak zorunludur'' şeklinde  bilgilendirme mesajı atarak hakem ve gözlemcileri toplantıya davet eder. Zorunlu olan bu eğitime vizeli hakem ve gözlemcilerin bir kısmı hiç katılmadıkları halde görev almaya devam ederler. Gözlemci raporlarında gözüken  başarı puanına gelince bu kimsenin umurunda değildir aslında. Çünkü il hakem kurulu üyeleri görevli oldukları müsabakalarda gözlemci raporu yazmazlar ! , diğer gözlemcilerin ise  raporlarını zaten dikkate almazlar , görev vermek istedikleri hakemler hiç bir zaman  değişmemektedir.

             Saha dışında zor süreçler yaşayarak maça çıkan hakemlerin görev aldığı saha ,  hakemlere özgüven, otorite, sevgi ,saygı , başarı ve adalet dağıtma  duygusunu yaşatır. Adaletin olmadığı yerde adalet dağıtmaya gönderenlere inat 90 dakika boyunca çalınan her düdük  bir mesajdır aslında kurullara. Baskıcı zihniyetler istediği kadar baskı yapsa da ,hakemlerin aklında  sadece  çalışmak olursa , kazanan oturan değil , çalışan olacak   Sakarya'da...

             İnsan kendi düşüncelerinin ürünüdür. Büyük düşünün. Başarınızı , başarınıza olan dürüst ve saygılı inançla, atak bir biçimde başlatın. Büyük düşünün ve iyi gelişlin.

 Hoş çakalın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.