26.09.2018, 10:14

Koçluk Allah Vergisi

Sezonun dördüncü maçını sahamızda Utaş Uşak ile oynadık ve hiç beklenmeyen bir sonuçla 2-0 yenilince maç sonrası Ahmet Hoca’yı gönderdik.

Tribünlerde de Uşakspor taraftarları olarak hayli etkili olup Sakaryaspor’u bozduk ve moral olarak da çökertip kazanmayı başardık! Yanlış yazmadım gerçekleşen bu.

**

Önce Uşakspor’dan başlayalım… Geçen hafta sahasında Manisaspor karşısında

4-2-3-1 oynayan takım bize karşı 4-1-4-1 ile ve ilk iki maçında hiç oynamayan Manisaspor karşısında da 72. dakikada oyuna giren 6 numaralı Kerem’i savunma önünde tek adam oynatarak başladı oyuna. Bir önceki maçta iki ön liberosu 8 Nurettin, 20 Oğuz ve 10 pozisyonunda oynayan 88 Rıdvan ile etkili forvetleri 9 nolu Tayfun ile de onun önündeki dörtlüyü kurdu.

Bu takımın en iyi oyuncuları da bunlar zaten. 93 no.lu solbekleri Semih Manisa maçı sonlarında sert bir darbe alınca oyundan alınmıştı, sakatlığı ciddi ki bizim maçta yoktu; iyi ki de yoktu sol kanattan sürekli bindiren hızlı ve çok çalışkan bir oyuncuydu.

Utaş Uşakspor’un oyuncularını izleyip ona göre plan yapmak hocanın işi.

Ama gel gör ki bizim hoca hiç hazırlanmadığı gibi oyuna da korkak başladı.

Öncelikle şunu sorayım… Ferhat ve Umut’u beraberce oynatmanın mantığı ne?

Sizler ne düşünürsünüz bilemem ama bana göre bu ikiliyle takım bir eksik oynar.

Çok ağır bir santraforları var çalımla geçse bile tekrar yakalamak kolay.

Tek etkili forvetleri sol açık 9 Tayfun onunla da Ferit baş edebilir.

O zaman bizim yapacağımız orta sahada rakibe hakimiyet kurabilmek için çoğalmak; bilhassa geçiş oyunlarında forvete attığımız uzun ve yüksek toplarda da oyuncumuza topu kontrol ettirmemek için yakın ve hamleli oynayan stoperlerine karşı çift santraforla oynamak ki bu durumda paylaşıma mecbur olacaklarından güle oynaya kademe yapmalarını önlemek.

Eloğluna bakıyorum içerde farklı dışarda farklı sistem ve anlayışla oynuyor.

Hep derim ki bir koç kazanmak için bir şeyler yapsın isterse yanlış yapsın ama yapsın. Mesela biz bu maçta bu takıma karşı 3-5-2 oynayamaz mıydık?

Kadro yapma ukalalığında bulunmayacağım sizler oyuncuları yerleştirin.

Ben hala bu oyuncularla bir şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum.

Bir kere karakter olarak sporda ümitsizliği hiç kabul edemem etmedim de.

Antrenörler bu işi muhakkak bilen kişiler ama dünyanın “coach” “koç” bizim de anlayamadığım bir şekilde teknik direktör demekte ısrar ettiğimiz kişiler için aynı düşüncede değilim. Bu iş kesinlikle Allah vergisidir aksi düşünceyi de hiçbir zaman kabul edemem.

Anlaşılır bir örnekleme yapalım…

Artık mutfaklarda aşçılık bitti gastronomi başladı. TV programlarında şefler yarışmalarını izlemişsinizdir her halde. Mesela diyelim ki…

Yarışmacılara 18 malzeme verildi ve bunlardan bir yemek yapmaları istendi.

Bu programlarda her yarışmacı bir şeyler yapıyor.

Ama sunulan değişik tabakları görünce hayretler içinde kalıyorsunuz.

Verilen malzemelerle uyumu ve lezzeti yakalayan ve en iyi sunumu yapan kazanıyor.

İşte futboldaki koç da budur. Yetenekleri fark eden, uyumu bulan ve doğru oyuncuyu doğru yerde doğru sistemle oynatan başarılı oluyor… E bu Allah vergisi değil mi?

Umarım böyle bir koç buluruz da sunulan futbolu zevkle izleriz.

Son maç sonrası gönderilen Ahmet Yıldırım hoca için yerel basın ve sosyal medyada hakarete varan çok ağır eleştirilere hiç anlam veremedim.

O kalkıp ta bu takımı ben çalıştıracağım diye zorla gelmedi ki.

Eleştirecekseniz onu hiç araştırmadan iş başına getirenleri eleştirin.

Yorumlar (0)