05.02.2012, 21:18
Bu kadro neden galip gelemez?
BAL Ligindeki temsilcimiz Adapazarıspor, dün Erenler suni çim sahada oynadığı maçta Çerkezköyspor ile 1-1 berabere kalırken, bende tam bir hayal kırıklığı yarattı.
Maçı kale arkasında izleyen biri olarak şunu kesin bir dille ifade etmeliyim ki, 2.yarının henüz 3.dakikasında, Adapazarısporlu Zülküf ün, kalecinin üstünden aşırttığı ve üst ağlara takıldığı pozisyon, yüzde yüz penaltıydı. Çünkü, tam burnum dibindeydi ve pozisyona da çok yakındım.
Eğer kaleci Erdoğan o pozisyonda Zülküf e kontrolsüz girmeseydi, o pozisyon gol olurdu. Rakip kaleci topa hiç dokunmadan rakip futbolcuya, yani Zülküf e temas edip onu düşürdüğü için bu pozisyon penaltı ve kırmızı karttı. Çünkü bariz gol şansıydı ve kaleciden başka kimse de yoktu.
Tabi ki hakeme sığınacak halim yok ama böylesine bariz bir penaltıyı hakem versin de, isterse rakip takım bu maçı 11-2 kazansın. Hakemin işi, 10 kusurlu hareketi bilmesiydi. Eskisi gibi 9 kusurlu hareket olsa verme diyebilirim ama 10.kusurlu hareket, rakibe kontrolsüz giriştir. Kaleci de bunu çok kesin bir şekilde yapmıştır. Denizlili hakem Ümit Öztürk, FİFA talimatı olan BARİZ GOL ŞANSI kuralını resmen uygulamamıştır. Puanı da kesin düşük olmalıdır.
Tabi ki bu pozisyonda kalkmayacağım. Tabi ki Adapazarıspor un kötü futbolunu görmemezlikten gelmeyeceğim.
Adapazarıspor her şeyini, Alex e, yani Brezilyalı Leondro ya bağlamış. O varsa, tamı da var ki, 2 hafta önce alınan galibiyette onun çok büyük emeği vardı. Bu maçta, özellikle 2.yarıda adam markajına uğrayınca, Leo da oyundan düştü. Adapazarıspor un orta sahası çöktü. Şuursuz bir şekilde, dan dun toplarla gol aradık ki bunun sonucunda tabi ki galip gelinemezdi.
Takım olarak çok kötü bir futbol vardı sahada. Hatta kaleci Serhat tan tutun da oyuna sonradan giren Metin e kadar çok laubali-kötü bir futbol vardı. Takım oyunu da yoktu, takım disiplini de. Hatlar arasında hiç bağlantı olmadığı gibi, golcü Zülküf istediği topları alamayınca sahadan silindi. Rakibi orta sahada durduramayınca ve oyunu 3.bölgeye taşıyamayınca, golü de ancak penaltıyla bulabilirdik. Böyle de oldu zaten.
1.bölgede ise inanılmaz bir dağınıklık vardı. Nizamettin bile bu maçta çok kötü oynarsa, başka bir şey demeye gerek yok.
Ancak şu var,
Hikmet Sevim, neden yedek kulübesinde buz gibi maçı izliyor Tobechi İgwe yi neden 86.dakikada oyuna aldı da, bu maç vahim sayılacak kadar kötü olan Semih Özdemir in yerine çok daha önceden oyuna almadı. Çok hareketli bir futbolcu olduğu için hem rakip defansı dağıtır, hem de Zülküf daha rahat oynar, pozisyonlar bulur ve goller atardı.
Eldeki kadroda girebilecek bir tane daha futbolcu vardı ki o da genç Berat idi. Çünkü Adapazarıspor a gol lazımdı ve sadece o vardı golcü olarak. Bari son 15-20 dakikada oyuna al, koy forvet arkasına da orayı karıştırsın. Bu da olmadı.
Böylesine tecrübeli bir futbolcu kadrosu, böylesine sıradan bir takımı evire çevire yenmeliydi. 1 puanla ayrıldı, çok büyük bir fırsat kaçırdı.
İşte burada kafama bir soru işareti takıldı.
Takımda, futbolcular arasında veya, futbolcular ile Hikmet Sevim ile bir sorun mu var ki bu kadar kötü oynadılar Ya da, para mara gibi bir dert mi futbolcuları bu kadar kötü olmaya itti
İç saha maçlarını sen alamazsan hangi maçları alacaksın Görmüyorsunuz galiba bu ligde oynanan 2.yarı maçlarını Lig, resmen İstanbul takımlarının hegomanyasına girdi. Onlardan biri şampiyon olacak, bir başkası ikinci olacak ve onlar play off oynayacak. Sakarya takımları ise ligde kalma mücadelesi verecek gibi geliyor bana. Ama yazık olur. Çünkü Adapazarıspor un kadrosu gerçekten çok tecrübeli ve kaliteli. Tek eksik, durarak oynamaları.Top ayaklarına gelince oynamaları. Topsuz oyun yaratmamaları. Ayağa pası kendi yarı alanında veya orta sahada oynamaları, bu pas kombinesini rakip yarı alanına, hatta ceza alanına derinlemesine yapamamalarıydı. Ortada sıçan oynamıyorsun ki, böyle oynayasın. Hadi bu olmadı, bari al oyunu çizgilere. Yap ortalarını, Zülküf veya başka biri nasıl olsa bu 3 toptan birini gol yapıyor. Bu da olmayınca yenemezsin tabi rakibini.
Bu arada, Hikmet Sevim in oyunu sadece Leondro nun üzerine kurma özelliğini hemen bırakmalı. Diğer orta saha oyuncuları Cem, Sezer, Kerem, Semih Topçuoğlu ve özellikle de Semih Özdemir in üzerine kurmalı ki, rakip yarı alana daha fazla insin. Hikmet hoca, oyun kurgusunda, takım dizilişinde ufak tefek revizyonlar yapsa çok daha iyi olur bence.
2.yarıya Cem siz başlanması ve Semih Topçuoğlu nun sol beke çekilmesi ise yanlıştı Bu değişiklik, resmen rakibe ilaç oldu. Çünkü rakip sağ tarafı çok rahatladı.
Dilerim bundan sonra, en azından iç saha maçlarını kazanır Adapazarıspor. Yoksa küme düşer.
AS AKYAZISPOR ALKIŞI HAK ETTİ
Garajlar Taçspor haftayı dinlenerek geçirirken, son BAL Ligi temsilcimiz As Akyazıspor un, rakip sahada, üstelik bugüne kadar kendi sahasında hiç yenilmemiş Çorlu Gençlerbirliği ni yenmesi mükemmel bir başarı ki, tebrik ediyorum kendilerini. Zaten, Taçspor maçında da beğendiğimi söylemiştim. Bence daha iyi olacaklar.
Maçı kale arkasında izleyen biri olarak şunu kesin bir dille ifade etmeliyim ki, 2.yarının henüz 3.dakikasında, Adapazarısporlu Zülküf ün, kalecinin üstünden aşırttığı ve üst ağlara takıldığı pozisyon, yüzde yüz penaltıydı. Çünkü, tam burnum dibindeydi ve pozisyona da çok yakındım.
Eğer kaleci Erdoğan o pozisyonda Zülküf e kontrolsüz girmeseydi, o pozisyon gol olurdu. Rakip kaleci topa hiç dokunmadan rakip futbolcuya, yani Zülküf e temas edip onu düşürdüğü için bu pozisyon penaltı ve kırmızı karttı. Çünkü bariz gol şansıydı ve kaleciden başka kimse de yoktu.
Tabi ki hakeme sığınacak halim yok ama böylesine bariz bir penaltıyı hakem versin de, isterse rakip takım bu maçı 11-2 kazansın. Hakemin işi, 10 kusurlu hareketi bilmesiydi. Eskisi gibi 9 kusurlu hareket olsa verme diyebilirim ama 10.kusurlu hareket, rakibe kontrolsüz giriştir. Kaleci de bunu çok kesin bir şekilde yapmıştır. Denizlili hakem Ümit Öztürk, FİFA talimatı olan BARİZ GOL ŞANSI kuralını resmen uygulamamıştır. Puanı da kesin düşük olmalıdır.
Tabi ki bu pozisyonda kalkmayacağım. Tabi ki Adapazarıspor un kötü futbolunu görmemezlikten gelmeyeceğim.
Adapazarıspor her şeyini, Alex e, yani Brezilyalı Leondro ya bağlamış. O varsa, tamı da var ki, 2 hafta önce alınan galibiyette onun çok büyük emeği vardı. Bu maçta, özellikle 2.yarıda adam markajına uğrayınca, Leo da oyundan düştü. Adapazarıspor un orta sahası çöktü. Şuursuz bir şekilde, dan dun toplarla gol aradık ki bunun sonucunda tabi ki galip gelinemezdi.
Takım olarak çok kötü bir futbol vardı sahada. Hatta kaleci Serhat tan tutun da oyuna sonradan giren Metin e kadar çok laubali-kötü bir futbol vardı. Takım oyunu da yoktu, takım disiplini de. Hatlar arasında hiç bağlantı olmadığı gibi, golcü Zülküf istediği topları alamayınca sahadan silindi. Rakibi orta sahada durduramayınca ve oyunu 3.bölgeye taşıyamayınca, golü de ancak penaltıyla bulabilirdik. Böyle de oldu zaten.
1.bölgede ise inanılmaz bir dağınıklık vardı. Nizamettin bile bu maçta çok kötü oynarsa, başka bir şey demeye gerek yok.
Ancak şu var,
Hikmet Sevim, neden yedek kulübesinde buz gibi maçı izliyor Tobechi İgwe yi neden 86.dakikada oyuna aldı da, bu maç vahim sayılacak kadar kötü olan Semih Özdemir in yerine çok daha önceden oyuna almadı. Çok hareketli bir futbolcu olduğu için hem rakip defansı dağıtır, hem de Zülküf daha rahat oynar, pozisyonlar bulur ve goller atardı.
Eldeki kadroda girebilecek bir tane daha futbolcu vardı ki o da genç Berat idi. Çünkü Adapazarıspor a gol lazımdı ve sadece o vardı golcü olarak. Bari son 15-20 dakikada oyuna al, koy forvet arkasına da orayı karıştırsın. Bu da olmadı.
Böylesine tecrübeli bir futbolcu kadrosu, böylesine sıradan bir takımı evire çevire yenmeliydi. 1 puanla ayrıldı, çok büyük bir fırsat kaçırdı.
İşte burada kafama bir soru işareti takıldı.
Takımda, futbolcular arasında veya, futbolcular ile Hikmet Sevim ile bir sorun mu var ki bu kadar kötü oynadılar Ya da, para mara gibi bir dert mi futbolcuları bu kadar kötü olmaya itti
İç saha maçlarını sen alamazsan hangi maçları alacaksın Görmüyorsunuz galiba bu ligde oynanan 2.yarı maçlarını Lig, resmen İstanbul takımlarının hegomanyasına girdi. Onlardan biri şampiyon olacak, bir başkası ikinci olacak ve onlar play off oynayacak. Sakarya takımları ise ligde kalma mücadelesi verecek gibi geliyor bana. Ama yazık olur. Çünkü Adapazarıspor un kadrosu gerçekten çok tecrübeli ve kaliteli. Tek eksik, durarak oynamaları.Top ayaklarına gelince oynamaları. Topsuz oyun yaratmamaları. Ayağa pası kendi yarı alanında veya orta sahada oynamaları, bu pas kombinesini rakip yarı alanına, hatta ceza alanına derinlemesine yapamamalarıydı. Ortada sıçan oynamıyorsun ki, böyle oynayasın. Hadi bu olmadı, bari al oyunu çizgilere. Yap ortalarını, Zülküf veya başka biri nasıl olsa bu 3 toptan birini gol yapıyor. Bu da olmayınca yenemezsin tabi rakibini.
Bu arada, Hikmet Sevim in oyunu sadece Leondro nun üzerine kurma özelliğini hemen bırakmalı. Diğer orta saha oyuncuları Cem, Sezer, Kerem, Semih Topçuoğlu ve özellikle de Semih Özdemir in üzerine kurmalı ki, rakip yarı alana daha fazla insin. Hikmet hoca, oyun kurgusunda, takım dizilişinde ufak tefek revizyonlar yapsa çok daha iyi olur bence.
2.yarıya Cem siz başlanması ve Semih Topçuoğlu nun sol beke çekilmesi ise yanlıştı Bu değişiklik, resmen rakibe ilaç oldu. Çünkü rakip sağ tarafı çok rahatladı.
Dilerim bundan sonra, en azından iç saha maçlarını kazanır Adapazarıspor. Yoksa küme düşer.
AS AKYAZISPOR ALKIŞI HAK ETTİ
Garajlar Taçspor haftayı dinlenerek geçirirken, son BAL Ligi temsilcimiz As Akyazıspor un, rakip sahada, üstelik bugüne kadar kendi sahasında hiç yenilmemiş Çorlu Gençlerbirliği ni yenmesi mükemmel bir başarı ki, tebrik ediyorum kendilerini. Zaten, Taçspor maçında da beğendiğimi söylemiştim. Bence daha iyi olacaklar.