13.05.2018, 11:30

PARKEDE RAKİP ESKİŞEHİR

Tahincioğlu basketbol süper liginde normal sezonun son maçında deplasmandayız.

Rakibimiz Eskişehir basket 44 puanla 7. temsilcimiz Sakarya BB ise 43 puanla 8. sırada. Geçen sezon bu lige yükselmeyi başarmış iki takımın da ilk sezonlarında play-off oynama şansını yakalamaları büyük başarı olarak kabul ediliyor.

İşte bu başarılı iki ekibin bugün saat 19.00 da karşı karşıya geleceği maçta sonuca göre puan cetvelindeki sıralamaları değişebileceğinden play-offserisinde çeyrek finalde eşleşecekleri takımlar da ona göre belli olacak.

Ev sahibi Eskişehir Basket’in kazanması halinde rakibimiz geçen hafta oynadığımız Fenerbahçe; bizim kazanmamız halinde ise rakibimiz Tofaş olacak.

Play-off serisi 0-0 olarak başlayacak; çeyrek finalde 2 yarı finalde 3 galibiyet alan takım tur atlayacak. Finalde ise 4 galibiyet alan takım şampiyon olacak.

Ben şahsen takımımızın Fenerbahçe ile eşleşmesini isterim. Neden derseniz geçtiğimiz yılın Euroleague şampiyonuile 2 maç daha yapabilme şansını yakalarız.

TV yayınlarında en çok izlenen takımın Fenerbahçe olması da bizim için çok büyük bir reklam fırsatıdır, kim bilir belki de takımımıza bir sponsor bulma şansı yakalatır.

Geçen hafta normal sezonda sahamızdaki son maçta bu takım ile karşılaşmış ve bu maçı 79-83 kaybetmiştik.Maç sonrası skora bakarak “salladık ama yıkamadık” ya da “elimizden kaçırdık” gibi medya söylemleri oldu ama basketbol açısından durum çok farklıydı.Bir kere öncelikle şunu söylemek isterim Türkiye’de köklü birkaç takım dışında her takım için Fenerbahçe ile oynamak tam anlamıyla bir vitrin, teknik ekip için de gelecek sezon için kalacak ve gönderilecek oyuncuların belirlenme maçıdır.

Basketbol severler için ise Fenerbahçe bilhassa koçları ZeljkoObradovic ile dikkatle izlenecek ve çok şey öğrenilecek bir takımdır. Şahsen ben bu yaşıma kadar Türkiye liglerinde böyle bir koç görmedim ve bundan sonra göreceğimi de hiç sanmıyorum.

Korkunç detaycı ve oyuncusunun daha önce fark edilmemiş bir yeteneğini keşfetmede ve oyununu geliştirmekte gerçekten inanılmaz başarılı bir koç.

Transfer ederken oyuncuda en çok dikkat ettiğiniz şey nedir sorusuna verdiği “karakter” cevabı da onun basketbol anlayışının ve başarısının en güzel örneğidir. Oyuncusunun maç sırasında hakeme itiraz etmesini asla kabul etmez. İsim onun için çok fazla önemli değildir ve her oyuncu takımın bir parçasıdır ve o oyuncu sahada skor ve kalan süre ne olursa olsun ciddiyetten, mücadeleden ve takım oyunundan asla uzaklaşmadan görevini en iyi şekilde yapmak zorundadır.

Bunun en büyük örneği de tüm maçlarda ilk beşte başlayan hiçbir oyuncusu yoktur.

Oyun esnasında çok değişik beşlerle oynar. Mesela bizim maçta bir ara Nunnally 4 oynarken gülerek vemerakla izlemeye başlamıştım ama son İBBSK maçında bir süre Dixon 3, Egehan 4 ve yok artık denilecek bir şekilde Nunnally’i 5 oynattı.

Paslaşmalarda rakibin savunmasını çözerek en boş oyuncu bulunmuş ve onun attığı şut girmemişse alkışlar ama düzen dışına çıkıp zamansız ve zorlama el üstü şut girse bile o oyuncu fırça yer. Savunma mekaniği de onun için başlı başına bir değer.

Şimdi gelelim bizim 79-83 kaybettiğimiz maça… Biraz sıktılar fark 17 oldu. Son çeyrekte çok farklı bir beşle oynadığı anlarda biz skor olarak farkı eritip tribünleri ateşlerken o yine deneyler peşindeydi. Bu tip maçlarda oyunu zora sokmayı böylece oyuncularını hem zora alıştırmayı hem de verecekleri tepkiyi ölçmeyi çok sever.

Savunmada pozisyon hatası onu çok kızdırır tembel pastan nefret eder.

Oynadığımız maçta bizim attığımız şutları ve Fenerbahçe’nin attıklarını hatırlayın.

Biz çoğunlukla zorlama el üstü atarken onlar son saniyeye kadar en doğru şut pozisyonunu aradılar. Mesela Sakarya BB’deskorer oyuncu dediğimizClavell daha ilk pasta ya da pozisyonsuz el üstü şutunu Fenerbahçe’de atıp soksa bile hemen benche alınır itina ile de gerekli uyarılar gerekli şekilde yapılır.

Onun için derim ki, keşke Fenerbahçe ile eşleşsek de basketbolahevesli gençlerimiz çıplak gözle bu takımı bir kez daha dikkatle izleyip bir şeyler öğrenseler.

NOT: Belki o eşleşmede ilk maçta olmayan Sloukas, Kalinic ve Melli’yi de izlerler.

 

Yorumlar (0)