SANTRA

Umuyorum, ders çıkaracağız..

Sakaryaspor iyi giderken uzun zamandır ekonomik kriz nedeniyle basın dünyasında yaşanan vurdumduymazlığa kafa yoruyorum, 4-1’lik Sarıyer yenilgisiyle şoktayım..

Ucuz olduğu için değil elbet!.

4-1’lik Sarıyer yenilgisi “kime mesaj?” araştırıyorum..

Maça baktım, alışık olduğumuz Sakaryaspor’dan eser yok..

Sakaryaspor’un rakiplerini hafife aldığı çok oldu ama Sarıyer can havliyle şimdiye kadar ne zaman oynadı?

Ancak bugün ligde kalma mücadelesi veren Sarıyer lider karşısında 1-0 mağlupken “Sarıyer’le aynı puana sahip Ergene Velimeşespor’un deplasmanda Çorum FK karşısında 2-1 önde olması fark yememizde etki oldu” diye düşünüyorum, futbolda böyle gaza gelmeler var..

Daha önemlisi; Yusuf Ziya Öniş Stadyumu'nda oynanan mücadele Sarıyer'in 4-1'lik üstünlüğü ile sona ererken Sakaryaspor'un ligdeki 20 maçlık yenilmezlik serisi son bulmuş oldu..

Bitmedi, bundan daha önemlisi; 20 maçta 8 gol yiyen Sakaryaspor’un bir devre de 4 gol yemesi oldu..

“Ne olursa olsun” olmadı, lidere yakışmadı..

Bizi şoka uğratan Sarıyer'in gollerini 52. ve 72. dakikada Mertcan Açıkgöz, 66. dakikada Bertul Kocabaş ve 78. dakikada Talha Yazgan kaydetti. Sakaryaspor'un tek golünü ise 22. dakikada Talha Yazgan kendi kalesine attı..

Umuyorum, ders çıkaracağız!.

Bizim sektörde yaşanan hayati krize ve devamında yaşanan vurdumduymazlığa dönünce..

“Sap döner, keser döner” temennisiyle çırpınıyorum..

Sonradan görmedim, ben bu sektöre ömrümü verdim, yazıyorum..

Yıl 1986.. Memuriyet sınavında yazılıyı geçtim, SSK’nın yıkılan idari binasında mülakattayız..

Sınav komisyonu başkanı “Çalışıyor musun?” diye sordu..

Yaşadığımız coğrafya itibariyle bizde yalan yok..

“Basın sektöründeyim.. 1981 ocağından bu yana Yeni Sakarya’da 212’ye tabi çalışıyorum..”

“Ne güzel işin varmış” dedi, başkan..

“Senin yerine çalışmayan bir arkadaş alalım mı?”

“Olur” dedim, sınavı kaybettim..

O yıllarda basın sektörü şimdi ki gibi değil, bir nevi kamu hizmeti yapıyoruz, tanıyoruz birbirimizi..

Gazetecilerin saygınlığı var, maaşlar bereketli, asgari ücretin üstünde kazanıyoruz..

Bugün arkadaşlar asgari ücrete fit, veren yok, eriyoruz..

Düşünüyorum, çıkış yok..

Bizim zamanımızda böyle değildi, şimdi zaman kötü.. Çalışandan daha çok çalışamayan gazeteci arkadaşım var, bakan yok, iletişim sıfır..

Basın meslek örgütleri bağırıyor, duyan yok..

Döviz kurundaki artıştan etkilenen yerel televizyon kanalları ve gazetelerin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar Meclis'te gündem olduğuyla kaldı..

Bugün belediyeler desteği kesse tüm ülkede yerel televizyon kanalı diye bir şey kalmaz..

Durum böyle olunca patronların gözünde başkanlar baştacı..

10 gün önce 10 Ocak kutlandı, yüzler asık..

Akıllı telefonu olan herkes gazeteci..

Bir gazete kağıdı, boyası, kalıbı hesaplandığında iki ay önce tonu 600 dolardı.. Şimdi bin, bin 200, bin 300 dolarları bulmuş durumda.. Bunların hepsi dövize endeksli, ithal olması sebebiyle gazeteler hem ulusal, hem yerel de çok zor durumda..

Türkiye’de beş yıl önce yaklaşık 1.800 yerel gazete vardı, şu anda binin altına inmiş durumda..

Bir gazetenin maliyeti 4 liranın üzerine çıktı, 1 liraya alan yok.. Anadolu’da ya da ulusal da gazeteler eklerini kapatıyor, sayfa sayısını azaltıyor..

Hafta sonları birçok ilimizde gazete basılmıyor..

Basın İlan Kurumu (BİK) desteklerinin arttırılması önce patron, sonra çalışan için bir yöntem olabilir ama eski etkinlikleri yok, binaları kiralık..

Bu yoklukta bir bakacağız, BİK’ler kapatılmış, muhatap yok..

Yerel basının yaşam kaynağı resmi ilanlar digital ortama kayacak ve belki de birgün İletişim Başkanlığı diyecek ki “Anadolu basınına sadece okuyucu desteği kaldı, bulamayan kapatsın”

Şu kutladığımız günlere bir şey olmaz ama biz yandık, meslek tuş..

“Çalışandan daha çok çalışmayan gazeteci arkadaşım var” demiştim, “Eriyoruz” yazmıştım..

Sesimizi duyan yok, belki de kasıt var, batıyo....

SANTRA HARİCİ

Kimse görmek istemeyenler

kadar kör değildir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hosafsever 4 ay önce

Gazeteci arkadaşlarinizla bir Youtube kanali kurun.Elimizden gelen desteği verelim

banner212

banner211