“Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden. Tabakam senin yadigarın. ‘İki elin kanda olsa gel’ diyor telgrafın. Ben sana nasıl kıyarım vesikalı yârim (Karasusporum)” diye başlıyor bir ozanın dizeleri.

2013 yılının bitmesine 15 gün kala İstanbul Sarıyer Çayırbaşı Stadında Yeniköyspor-Karasuspor maçındayız. Günlerden Pazar ve ayın 15’i. Hava güneşli. İnsanlar sıcacık sahil kenarında ve hemen her kesin elinde bir olta. Balık tutmaya çalışıyorlar.

Amma bir ayrıntıyı kaçırdılar. Oraya misafir gelen Karasulular ve Karasuspor var. Ellerinde olta yok fakat yürekleri tıpkı bir balık ağı misali. Boğazı kaplamışlar boydan boya. Geçit yok. Ne Marmara’ya, nede Karadeniz’in hırçın dalgalarına. Tek düşünceleri var; 3 puan.

Evet 14 Aralık Cumartesi günü Karasudan, İstanbul’a doğru yola koyulduk. Hedef; 6 haftalık müthiş çıkışı yeni haftaya taşımak. Otobüs ile yola çıkışımızda tüm futbolcu kardeşlerimin gözleri parıl, parıldı. Hepsi kendinden emin.

Eskişehir Sağlık ve Adapazarı maçlarında kaçan galibiyetlerin üzüntüsü yaşanıyor. Antrenör-futbolcumuz Serdar Ergelen, Cengiz Reis, kaptan Orhan Çakır ve diğerleri. Hepsi ağız birliği yapmışçasına ‘bu sefer öyle olmayacak” diyor, yemin ediyorlar. Kaldı ki dediklerini de yaptılar. Maç sonunda Sarıyer Çayırbaşı Stadında sonuç Yeniköyspor: 4-Karasuspor: 5. Kısacası Karasunun yeni plakası 54!

Şimdi gelelim maça. İzmir Bölgesi hakemlerinden Fatih Sayar’ın ilk düdüğü ile başladı 90 dakika. Saha sentetik ancak hava mükemmel olduğu için tam futbol ortamı var. 100 kadar seyircimiz gelmiş Karasudan. 50’ye yakın seyircimiz var yan türbinlerde. Özetle 150‘ye yakın seyirci ile oynuyoruz deplasmanda. Yan tribündeki seyircinin çoğu, Uğur Arda, Mennan ve Kaleci Bilge’nin Sarıyer ile çevresinde ikamet eden yakınları. Onlarda sanki 40 yıllık Karasulu gibi destekliyor takımımızı. Hhele Uğur’un 15nci dakikada attığı o mükemmel gol, kale arkasında duran Karasu taraftarından çok yan türbindeki seyirciyi öyle bir coşturdu ki, anlatılmaz yaşanır..

26ya kadar hem iyi futbol oynuyoruz, hem de gole çok yakınız. Ancak kalemize ilk defa gelen Yeniköyspor, maalesef bu dakikada Burak’ın ayağından beraberliği yakalıyor. 43’te yine aynı oyuncu ile kalemize yüklenen Yeniköy, bir sürpriz daha gol atıyor ve ilk devreyi 2-1 galip kapatıyor.

İkinci devreye başlar-başlamaz ev sahibi ekipten bu kez Şenol sahneye çıkıyor ve neredeyse başlama vuruşu ile birlikte golü buluyor. Skor 3-1’e geliyor. İşte o anda “eyvah” diyorum kendi kendime. Yoksa Kuştepe maçındaki farklı mağlubiyet mi tekrarlanıyor?

İçim içimi yerken günün golcü ismi Uğur Arda tekrar çıkıyor sahneye. Takımının ve kendisinin ikinci golüne 61nci dakikada imza atarak rahatlatıyor hepimizi. 8 dakika sonra ise Ahmet, ev sahibi ekibi tekrar 2 farka taşıyor. Durum oluyor 4-2.  

Antrenör -futbolcumuz Serdar, saha içinde değişiklik yapıp Mert’in yerine Yalçın Cengiz’in yerine Semih’i oyuna dahil ediyor ve bu değişiklik anında meyvesini gol olarak veriyor. 74’de Semih’in ayağından gelen gol hepimizi coşturuyor. Dakikalar sonra da hat-trick yapacağının sinyalini veren Uğur Arda sözünü tutuyor ve skor tabelasını değiştiriyor (4-4).

İşte ne olduysa, bu kalan 4 dakikada oluyor. Sanki maçın son dakikaları değil de, yeni başlamış gibi oynuyor Karasuspor’lu futbolcular. Hemde karşılarındaki yenilgisiz Yenköyspor ve maç deplasmanda. 

Rakip takım, sağlı-sollu ataklarımızla perişan oluyor. 90+2’de de zafer çiğliği duyuluyor İstanbul‘dan.

Uzatma dakikalarında Özkan’ın taşıdığı top, Onur Çelik’in ayağından, Çelik dövercesine rakip filelere ulaşıyor ve skor 4-5 oluyor. 150’ye yakın taraftarımız adeta çılgına dönerken, Kaptan Cihat Ekşi’nin gözyaşlarına tanık oluyorum. Gözlerim doluyor ve bunun adına ‘mutluluk gözyaşı’ diyorum.

Başta da yazdığım gibi alnımızdaki bıçak yarası, sadece sevdamızdandır. Bunu Kaptan Cihat en iyi şekilde gösterdi. Ayrıca şunu da yazmadan geçemeyeceğim. Lig başladığından nerede olursa olsun Karasuspor’u yalnız bırakmayan Ahmet Ekşi, Soner Sofuoğlu ve Selami Türkmen’e, İstanbul deplasmanlarında otele kadar gelip Karasuspor’u destekleyen Murat Kuruoğlu ve özür dileyerek adını yazamadığım herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Sizler gerçek birer Karasu ve Karasuspor sevdalısınız.

Bir başka sevdalı daha var. Onun sevdasını tarif etmek ise mümkün değil. Sevgili Yılmaz Ekşi. O bu sevdayı hem yaşıyor, hem de yaşatıyor. Keşke her takımda böyle biri olsa. Özellikle Sakaryaspor’da.

Son sözüm sevgili eski Antrenörümüz Mustafa Mehmet Yorulmaz ile Yemen Ekşi’’ye. Onlara da yakın ilgilerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bir başka sevda yazısında, bir başka galibiyet coşkusunda buluşmak dileğiyle. Şen ve esen kalın.

---

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
efsane5454 6 yıl önce

iyi güzelde köşe yazarı arkadaş antenör köksal ok hiç bir yazında yok ama biz onu yedek külübesinde hep görüyoruz antünör serdar diye bahsediyorsun açıklama yapsanda bizde aydınlansak

Avatar
efsane5454 6 yıl önce

şu anda önemli olan karasusporun başarısı ama ahmet bey karasusporun antünörü kim diye sormuştum hala bir cevap vermediniz