BERABER ISLANDIK YAĞAN YAĞMURDA
Yönetim uyuma bu fırsatı kaçırma… Dükkan 54 de yeşil siyah şemsiyeleri hazırla.
E tribünlerin hep birlikte söyleyeceği şarkıda hazır nasılsa…
Beraber yürüdük biz bu yollarda; beraber ıslandık yağan yağmurda.
Gelelim kaybedilen 2 puanın hikayesine…
Maç öncesi Engin Korukır’ın medyaya verdiği demeç beni çok şaşırttı; “ bizim için çok zor bir maç çünkü tamamıyla kapanan Silivri’yi açmak kolay olmayacak” demiş. Hayırdır inşallah dedim içimden; yanlış istihbarat…
Çünkü Silivri’yi deplasman maçında izledim ve bu takım hiç kapanmamıştı.
Ama Engin Hoca kapanan takım beklediğinden savunma kilidini açması için çilingir olarak inceci, teknik ama yavaş Murat Akın’ı tercih etti. Koşan, basan çalışkan Talha’yı kulübeye çekti. Önceki maçlarda top rakip savunmaya geçtiği an Mahir ve Talha ile başlayan, diğer oyuncuların katılımıyla etkili olan önde basma ve kapılan toplarla da hızlı çıkma anlayışında Murat icraatta tekleyince evdeki hesap çarşıya uymadı.
Alıştığımız oyun sahada maalesef sergilenemedi ve sonra bana göre bir teknik adamın inadı başladı! Verim alınamayan ve bozulan düzenin tamiri için yani önceki maç kadrosuna geri dönmek için Murat’ı oyundan alıp yerine Talha’yı koymayı kendine yediremedi ve yanlışta ısrar etti. R.Civelek ile Erçağ değişikliği sağ kanadı defansif yönde zayıflattı bir net gol pozisyonu verdik, yediğimiz gollerin başlangıcı da o taraftan oldu. Mahir-Batuhan değişikliğini herkes bekliyordu.
Coşkun oyuna girecekti olmadı… Kimle değişecekti ve değişseydi kaleci sakatlığı sonrası ne olurdu onu da çok merak ediyorum.
Yedekler arasında hiç savunma oyuncusu olmaması niye, yoksa Talha mı savunmacı?
Futbol garip oyun… Attığımız iki gol Silivri kalecisinin hediyesi ama aynı kaleci penaltı kurtardı iki puanımızı çaldı. Yok kaleci çok öndeydi penaltı tekrarlanmalıydı derseniz o zaman sorarım sizce pozisyon penaltı mıydı?
Yediğimiz goller hep savunma hatalarından… İkinci golde faturayı hakeme kesmek aşırı fanatiklik olur. Yapılan bir ortaya müdahale için kalesinden çıktığı anda kendi oyuncusu ile çarpışıp yere düşen bir kaleci için oyun durdurulmaz, o andan sadece 1sn. sonra gol oldu zaten. Çarpışma anında da anormallik ya da çok tehlikeli bir görüntü de yoktu; Zafer’in bile o sırada çok sakin kalması olayın en belirgin delili.
Sezonun ilk yarısının bitmesine bir hafta kaldı ama Osman Hoca’yı başarısız bulup gönderdiğimiz onikinci hafta sonunda liderle aramızda 4 puan fark vardı ama bugün Silivri maçından sonra fark açılarak 6 puana yükseldi.
Çok gol atıyoruz, daha hızlıyız, daha iyiyiz ama demek rakip kadar iyi değiliz.
İlk yarıda beklenen puanları topladığımızı söyleyemem ve ikinci yarıda da aynı puanı toplamamız halinde şampiyon olmak hayal olur.
İlk yarının son maçında Bandırma’dan eli boş dönmememiz lazım.
Aslında oyunculara tek tek bakarsak bu ligi rahatça süpürecek bir kadroya sahibiz ama
takım olmayı beceremezsek başarıyı yakalamakta zorlanırız.
Peki biz bir takım mıyız?
Derin ve teknik araştırmaya gerek yok… Maçlarda yenilen ve atılan gol sonrası oyuncuların hareketlerini dikkatle izleyin cevabı çok net olarak alırsınız!