Ard arda gelen galibiyetlerle dolan tribünler, yine ard arda gelen puan kayıplarıyla boşalmaya başladı.

Yağmurda bile dolan açık kale arkası boş kaldı.

Üstelik hava açıktı.

Seyirci evdeydi, taraftar yerinde...

Maç öncesi çocukluğumuzun efsane sağ beki Erdal abi için yapılan saygı duruşunda gürültü yapan istisna saygısızlar vardı.

‘İstisnai seyirci kadrosu’ndan stadyuma girmişler demek ki…

*

Son haftalarda çimler bakımsız kalmış, şehir takımsız!

Birkaç futbolcu hariç, futbol oynama niyeti erkenden terk edilmiş.

Kar olmadığından çim kayağı mevsimi açılmış!

Şampiyonluk yolunda rakibi olmayan şehrin takımına kendini rakip yapan teknik adamın evindeki planlarıyla oyuncu tercihleri dahi beraberlik üzerine…

Müsebbibi belli, Ercümend İnat Coşkundere…

*

“Rakipte bir kaleci 1 numara….

Bir de 10 numara On numara…

Gerisini koy çuvala”

Bunu zaten maç öncesi yazmıştım!

“Ben demiştim” muhabbetinde değilim, ama her şey ortada…

Rakibin kadrajı, birebir adam markajı…

Sahanın her yanı zircirlemeye dayalı oyun formatı.

‘Catanec (kilit) sistemi’…

56 model Chevrolet’in yaşıtı.

Tedavülden kalkmıştı, Orhangazi ile hortladı!

Buna karşılık Sakaryaspor ne yaptı?

Elleri havaya kaldırdı!

*

Özgür’le 40, Mert’le 58, A.Kadir’le 52 numara “nereye giderse sende oraya” formatında 

adam adama maç boyu süren bir kovalamaca yaşandı.

Orta saha ortada kaldı.

Bu da erken gol bulan rakibin işine yaradı.

Üçlü zincirlemede 1/1 markaj yapanlarla yapılanlar aynı fizik yapısındaydı.

En azından oyun içinde yerleri değiştirilip, rakibinde omurgası kaydırılabilirdi.

Ya da herkes adamını kenarlara taşıyıp, boşalan orta sahaya geriden sürpriz oyuncu sokularak bu alan kullanılabilirdi.

En geriden oyun kurularak rakip dağıtılabilirdi.

Yetenekli iki stopere rağmen oyun kurmak darbeye teşebbüs gibi!

*

Haftalardır makine gibi çalışan sağ kanadın şalterini hoca indirdi..

Aykut’u kesti, Levent’i sağbeke hapsetti.

Rakibin marke edemediği Levent’i, bizzat kendisi marke etti.

Hem Güven kanadı tıkadı, hem de 10 numaralı rakip oyuncu tehlikeli olunca Levent hücuma çıkamadı.

Oyuncu değişikliği konusunda yaptığı yorumlarda “işler iyi giderken ahengi bozmam” diyen Ercümend İnat Coşkundere, yine müdahale etmedi.

İşler kötü giderken de ahengi bozmuyormuş demek ki!.

Futbolcular zulme daha fazla dayanamadı.

35’te Levent-Güven kafalarına göre yer değiştirdi.

Sakaryaspor inceden kendine geldi.

*

İkinci yarıya da Levent önde başladı, Güven sağbek’te.

Kafalarına göre!

Bizim hocadan hiçbir beklentim kalmadı.

Biri müdahale etseydi de oyuna hiç müdahale etmeseydi daha iyiydi!

70’te “Gol lazım” diye uyandı.

Sağ ayaklı stoper, solbek, Cihan’ı çıkardı.

Orijinal sol bek Volkan’ı oyuna aldı.

Demek ki, kendisine maç başında gol lazım değildi!

Olsaydı, böyle başlardı.

*

Bu ortamda tek beklentim, rakip takım hocasının sıkça yaptığı üzere sinirlenip, bir hata yaparak kendi tekerine çomak sokma olasılığıydı.

Bir ara niyetlendi, ama yapmadı.

90 dakika oyuncu değiştirmedi.

*

Dolayısıyla…

Şampiyon olmak isteyen şehrin takımı hocasından dolayı iç sahada beraberliğe parende attı.

Ölümü gördü, sıtma’ya razı oldu.

Bu oyun tarzı aslında intihar sebebi...

Rakiplerin kaybetmesiyle elimizde kalan liderlikse, iftihar vesilesi!

Ya lig bir hafta daha devam etseydi?

Daha 2. Yarı var!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Eren Engiz 5 yıl önce

Sayin Metin abim bir baglanti yapsanizda hoca olarak sizi izlesek futbol hakkinda bu kadar bilginiz varken.

Avatar
Abdullah polat 5 yıl önce

Sizin yorumlarınızı çok beğenerek takip ediyorum gerçekten çok yerinde tespitleriniz var oyuncuları tehtit ve çabur atarak gönderiyorlar