Bir maç futbolcusunu biliyorduk…

Bir de antrenman futbolcusunu.

Yeni sezonun fason üretimi Antrenman yönetimi!

Pilot uygulama, Sakaryaspor kulübü…

Bu anlayışla sadece “şampiyon olmuş takımın hocası” diye göreve getirilen felsefeci teknik direktör için bu yönetim bulunmaz Hint kumaşından bile daha değerli…

Şampiyonluğu tek başına elde ettiğine kanaat getirmiş olmalı ki, kendisini şampiyon yapan futbolcuları getiremedi.

Getirdikleri stepneydi!

Yetmedi…

Getirdiklerini oynatmayı da beceremedi.

Onlar için Sakarya, Asker Ocağı gibi…

Acemi Birliği yedek kulübesi!

21 Aralık tarihli vesika, bedelli tezkeresi.

Gidişatın ertesi 22 Aralık pazartesi…

Eğitim Çavuşu’nun ödülü terhis belgesi!

Sebebi…

Muvazzaf değil abi!

*

Malum, bizim ligde ilk yarı bitti.

Bizim hocanın ne arayışı bitti, ne derdi.

Kışın ortasında karpuz isteyen eski model futbolcu gibi!

Çözüm yerine sorun üretti.

Cezalı-sakat oyuncunun yeri tek hamleyle dolabilirdi.

Çakma oyuncularla sahte mevki doldurmaya yeltendi.

Haliyle bir güğüm sütü devirdi.

Sakat olan bir mevkiydi, garabet dolu hamleleriyle 3 mevki birden sakata geldi.

Konuyla ilgili son örnek, Beylerbeyi…

Mevzu’yu anlamak için bu maçta hocaya yetmedi.

İşte Orhangazi maçının öncesi…

Gazetelerde yazılıp çizilen ilk 11 hikâyesi…

Sol bek’te Cihan, sağ ayaklı stoper…

Önünde Arda, Volkan alâkasız isimler!

Sol kanattan rakip kaleye gidemezler.

*

Sağ bekte Aykut Duran yine yok.

Sol kanatta etkili olan Burak Göksel, ısrarla sağ kanatta…

100 metrelik kulvar, kaptana emanet.

Gel hoca inadından vazgeç…

Rakip Bursa değil ki, ilçesi!

Orhangazi, yumuşak takım…

Bir kalecisi bir numara…

Bir de 10 numaralı oyuncu, on numara!

Bir 10’u bağla, gerisini koy çuvala…

Pas trafiği Adapazarı şehir içi trafiğine dönmezse gel bana!

*

Şimdi böyle bir takıma karşı düşündüğün oyun formatı ve oyuncu tercihi ne?

Hikâye…

Bütün plan-program beraberlik üzerine…

Amaç, devreyi lider bitirmek...

Matematikçi hocanın hesabı, Edebiyat kurbanı!

Berabere biterse maçın hemen altındaki Kahramanmaraş Belediye ve Anadolu Üsküdar kazandığında averajla 3’üncülüğe inersin…

22 Aralık’ta gidersin!

Dolayısıyla…

Yazımın zamanı maç sonrası değil, öncesi…

Testi kırılmadan yani…

Kaldı ki…

2 futbolcu maç öncesi kadro dışı kaldı.

“Bana dokunmayan yönetim bin yaşasın” diye düşünen teknik adam salağa yattı.

Kendisine sorulacak son soru şu…

Koca şehrin kaderiyle böyle oyuncak gibi oynamak “Son kararın mı?”

Yoksa bunun sebebi teknik adamlık inadın mı?

Dayamışsın şehrin şakağına silahı!

Hesapta emniyeti kapalı…

Kitapta futbol olmadığı ortada…

Bunun adı Korku Tüneli…

Soyadı Rus Ruleti!

Lider kalmanın bedeli, tek mermi…

Şakağına değil rakibe sık abi!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gökhan Can 5 yıl önce

Çok tebrik ediyorum sizi keşke kim olduğunuzu belirtseydiniz.Ne kadar doğru tespit etmişsiniz . Bitime bir maç kala bu iki oyuncuyu yalanlarla karalayarak kadro dışı bıraktılar,sedat ercüment hocanın oyuncusuydu az çok bilmesi gerekirdi. yakışmadı uslûp yanlış oldu,ercüment hoca kendini ateşten kurtarmak için iki oyuncusunu ateşe attı.

Avatar
Abdullah polat 5 yıl önce

Bir hocanın kişiliği kalmamışsa yönetimin kuklası olmuuşsa ve dediğiniz gibi kendi konumunu kurtarmak için oyuncularını kurban ediyorsa bu iş hayra alâmet değildir.Kendi getirdiği oyuncuların hepsi yedek , yarı devreye bir hafta kala ne gerek vardı oyuncuların kadro dışı bırakılması ? Kendine gel hoca sen bumusun ?

Avatar
Meriç 5 yıl önce

gerçektende ben maçlara giderim.saönde levent ve sağ bekte aykut ikilisi müthiş oynuyordu.solda ise volkan ve canberk olmalıydı.hadi canberk olmuyorsa burak göksel olabilir.hoca ne yapmak istiyor.sağ bekten sol açık, soldakinden sağ bek.ne alaka.biz bazı şeyleri bilemesekte gördüğümüze görede konuşuruz.basın israrla hocanın hatalarını terceme ediyor, hoca bindiği dalı kesmekle meşgul.