Artılar ve Eksiler
Kayyım ile 3.kez baş başa kalması ve onların de yadelleri oynaması ve oynatması...
Halen resmi olarak hiç kimsenin aday olmaması…
Tribünlerin patlamaya hazır bomba gibi hazır kıta beklemesi…
Sakaryaspor’un bugünlere gelinmesindeki tek kişi olarak gösterilen Aziz Duran’a Tatangalar tarafından ana avrat küfür edilmesi…
İlk yarıdaki kadrosundan hiç kimsenin kalmadığı ve tam 11 yeni transfer yapan bir Ünyespor karşısında 1 puan alınması…
Adeta mikrop yayan ve ben geliyorum diyen bir GRİP havasının yaşanması…
Taraftarların saman alevi gibi olması, her hakem hatasında ve rakip takımın her atağa kalkışında ıslıklar ile oyundan düşürecek hareketlerden kaçması…
Bünyamin, Çağrı, Mesut ve Hacı Ömer’in kötü futbolları…
Defansımızdan ileri gönderilen her hava topunun rakipten geri gelmesine rağmen halen yerden oynamak yerine havadan oynamak...
Mücadele değil de kötü futbol ve rakip ceza alanında bariz gol pozisyonlarını dışarı atmak…
Topun orta sahadan rakip yarı alana kazanacak şekilde taşınamaması…
“Bu takım düşmez” düşüncesinin tüm kentte halen benimsenmemesi…
Geriden rakip yarı alana hatta ceza sahasına atılan her topun rakip defanstan geri dönmesine rağmen, o topun yere indirilip, yerden ve ayağa pas şeklinde oynanmaması...
Çok sayıda top kaybedilmesi…
Boş alan yaratıp oraya doğru koşulmaması, rakibi de oralara çekip takım arkadaşlarına boşalan yaratılmaması…
Sakatların halen düzelmemesi.
Sakaryaspor’un eksileriydi.
AFERİN HARUN
Daha iyi ve kaliteli bir rakipten hiç puan alamamaktansa 1 puan alınması...
2.yarıda ve yeni yılda henüz mağlubiyet alınmaması…
Teknik Direktör Necmettin Sert’in, mevcut şartlarda en iyi takımı çıkarması ve doğru değişiklikler yapması…
Futbol olarak olmasa da mücadelenin beklediğime yakın olması ve futbolcuların kazanmak adına gösterdiği hırs, inanç ve kazanma arzusu…
Kaleci Harun’un ile birlikte Cihan, Hakan Toker, Hakan Çalışkan, Özgür ve Gazanfer’in bu maçtaki futbol ve mücadeleleri…
Daha önceki maçların aksine tribünlerin daha da olması ve biraz olsun hareketlenmesi…
Artı 1 puan daha alınması…
Sakaryaspor’un artılarıydı…
RAKİPLERİMİZİ NASILYENEBİLİRİZ?
Kaldı ki mevcut şartlarda rakibi yenmememizin iki yolu var.
Birincisi çok koşmak, sahada ayak basmadık yer bırakmamak…
İkincisi ise bol pas ve özellikle rakip ceza alınana doğru, derinleme paslar vermek, tabi ki son vuruşları golle sonuçlandırmak...
3 puan almamız için de, o maçta en az 2 gol atmak...
Ya da kaybetmeyeceksek, hiç gol yemeyeceğiz. veya ilk golü biz atacağız.
Yoksa kevgire döneriz ki ilk 2 maç, dediğim gibi oldu. Çünkü ilk golü biz yersek rakibe teslim oluyor ve maçı da bırakıyoruz.
Bunun için de iş orta sahadaki oyuncularımızda ve forvetimizde bitiyor.
Orta sahamızda ön libero olarak oynayan Özgür ve Çağrı, çıkmayacak ileri, kaybetmeyecek yerini. Bilecekler asli işinin defansına yardımcı olması, gol yedirmemek olduğunu. Yormayacaklar boş yere kendilerini. Basit, risksiz ve tek top oynayacaklar.
Orta sahamızın sağında oynayan Bünyamin ile solunda oynayan Gazanfer ise, sadece top ayaklarına geldiğinde oynanmayacağını, top rakibe geçtiğinde sağ ve sol bek arkadaşlarına yardıma gelmeleri gerektiğini sokacaklar kafalarına. Gazo iyiydi ama Bünyamin yine büyük tepki gördü. Yakımda ilk 11 oynamak için, “Giderim” blöfünü herkes yedi ama o bir kez daha verilen formanın hakkını teslim edemedi.
Forvet arkası oynayan Mesut ise, hemen toparlayacak kendini. O ne hal öyle Mesut? Hacı Ömer ile birlikte ayakta duramıyorsun. Çık sahneye, al sorumluluğunu, taşı takımını galibiyete. Rakip stoperleri de çiftetelli oynayarak çıkartma kendi sahasından, bas, boz oyunlarını.
16 yaşındaki bir futbolcu olan Hacı Ömer, santrafor mevkiinde nasıl elleri kolları bağlı oynar, rakibe basmaz, bu kadar çabuk yorulur anlayamam. Demek ki fazla çalışıyor(!) İnmeli artık havadan inmeli(!) O formanın ağırlığını çok iyi bilmeli. Yoksa İbrahim Çağlar Ürdem gibi silinip gider. Hem de bu yaşta! Üstelik Türkiye’de tırım tırım yerli santrafor arandığı şu günlerde.
Tüm bunlara rağmen 1 puan almak hiç alamamaktan çok daha iyidir.
2 maçta yenilmedik diye de kimse havalara girmesin.
Çünkü halen ligin dibindeyiz ve halen çok kişi “BU TAKIM DÜŞER” diyor. Gelin onların hepsine yalatın bu sözleri onlara. Hem siz kazanın hem de Sakaryaspor…
Evet, henüz ölmedik.
Daha önümüzde 14 maç var ve sadece kendi sahamızdaki maçları bile kazansak ligde kalırız. Bunu da unutmayın.