16.09.2013, 09:28

Ne İsa’ya Ne Musa’ya Yaranıyorsun

Yorumculuk o kadar zor bir iş ki bunu yapmayan anlayamaz. Hele hele spor yorumculuğu daha da zor. Niye ki diye soracaksınız.

Bir maçı seyredersiniz siz tarafsız gözle bakıp o günkü yapılan spor müsabakasının iyi ve kötü taraflarını yazarsınız tabi bu yazılanlar yazı yazan kişinin şahsi fikirleridir. Olay bundan sonra başlıyor. Şayet iyi bir oyun olmayıp güzel bir yorum yaparsan O takımın yöneticileri ve sporcuları tarafından beğenilirsiniz ama maçı seyreden insanlar tarafından da yağcı damgası yersiniz. Tam tersini yapıp takımın eksik yönlerini söylemeye başlayınca da takımın yöneticileri ve sporcuları seni taraflı olmakla suçlayabiliyorlar. Aslında bizim amacımız o yörenin takımlarını yağmur çamur dememeden izleyip seyredemeyen okuyucularımıza bilgi vermek olduğundan dolayı kendimize göre doğruyu yazmak olduğunu bir anlasalar bu inatlaşmalar ve yanlış anlamalar hiçbir zaman olmayacak.

Saha içinde maçı seyrederken takımlarımızın attığı gollere en az yönetici ve seyirciler kadar bizlerde seviniyoruz yediğimiz gollerde en az onlar kadar üzülüyoruz. Bizler aslında hiçbir zaman bir takım kötülüğünden hiçbir şey kazanmadığımız gibi. Kaybedildiği zaman en az onlar kadar bizde kaybediyoruz.

Bunların eşliğinde bu hafta ki kuzey takımlarımızın durumlarından bahsetmek istiyorum.

Bal temsilcimiz Libya Süper Lig temsilcisi karşısında mağlup olmasına rağmen geçen haftaki dağınıklığından biraz kurtulmuş. Orta sahaya monte edilen Mert ve Cihat’ın ilk on birde çıkması takımı biraz daha organize olmaya doğru yöneltmiş ama yine dostça söylüyorum, bu takımın iyi bir oyun kurucuya ve iyi bir santrafora ihtiyaç var . Diyeceksiniz ki Serdar ve Şafak var evet onları sabırsızlıkla bekliyorum. Ama sezon içinde bunlardan biri sakatlandı mı alternatifleri olmayacak bu böyle biline. Bunu geçen sene bir sezon Bal ligini takip etmiş bir gazeteci dostunuz olarak söylüyorum. Tabii ki kararlar sizin biz sadece yol gösteriyoruz. İnşallah biz haksız çıkarız da sizler haklı olursunuz. Biz bundan çok çok memnun oluruz.

Kuzeyin diğer takımı olan Kocaalispor geçen sene yaptığı yanlışlıklarla sezon başı onlara söylemeye çalıştıklarımızı dinlemeyen arkadaşlarımızın sayesinde, çıktığı gibi aynı lige döndüler. Bu sene bayağı tecrübelenmişler,  tanımadıkları hiçbir topçuyu takıma almadılar ve yaptıkları on beş transferle Bal’a çıktıkları takımdan daha iyi bir takım yapmışlar. İşi sıkı tutup sessiz ve derinden geliyorlar. Bir handikapları sezonu bayağı geç açtılar ne zaman hazır olurlar aldıkları sporcukar ne zaman kaynaşırlar yapacakları ilk hazır maçında belli olacak. Ama başlarında yılardır Sakarya ilimizde ve dışında hocalık yapmış tecrübeli bir hocanın olması ve Adapazarlı olması bir avantaj gibime geliyor.

Birinci Amatör kümede mücadele edecek takımlarımızın içinde en hazır olanı. Kuzuluk Ersoy Spor çok iyi ve tecrübeli bir kadro kurdu. Şu ana kadar yaptığı hazırlık maçlarında iyi bir grafik çizdi. Ama onları bekleyen tek tehlike papaz tabir edilen sporcu sayısının çok olması inşallah sıkıntı yaratmazlarsa bence nağmağlup süper lige aday takımlardan biridir.

Aziziyespor ise bana pek hazır gelmedi. Başlarında tecrübeli olan Ercan Hoca bu takımı derleyip toparlayacaktır. Şu anda takım görüntüsünden uzak bir oyun sergiliyor. Ama Ercan Zorlu’nun takımları Arap atı gibi hep sonradan açıldığını da unutmamak gerekiyor.

Yalıspor kendine has mütevazi bir takım kurarak sessiz ve derinden tecrübeli çalıştırıcı Nuretin Hoca’yla beraber geliyor. Seyrettiğim kadarıyla süper amatöre çıkmak için yeterli bir kadrosu var .Bu sene Karasu ve Kocalili sporseverler müthiş maçlara hazır olsun  ve takımlarından maddi ve manevi desteklerini esirgemesinler.

 

 

 

Yorumlar (0)