Hani hep bazen kendi kendimize sorarız, “bana milli piyango ne zaman çıkacak” diye. Bir de hep kendimizi avuturuz “ya çıkarsa?” diye.

Ligin ikinci devresinden sonra Karasuspor’un maç kazanması da ‘ya kazanırsa’ umuduna kaldı. Ya kazanırsa?

Bazen aklıma gelmiyor değil. Hani ikinci devrenin başlamasına 10 gün kala giden futbolcu kardeşlerimiz oldu ya. Acaba gelenler, gidenler kadar fayda sağlayabildiler mi?

İşte kendi kendime sorduğum bu sorunun cevabını aslında siz tribünleri dolduran binlerce futbolsever çözmüşünüzdür. Gelelim 8 Şubat Pazar günü oynandığımız Arifiye Kalaycıspor maçına. Saha sentetik, tıpkı bizim sahamız gibi. Hava koşulları olağanüstü futbol oynamaya elverişli. Rakip Kalaycıspor ise tamamen özüne dönmüş, gençler ile mücadele etmekte. Peki ya Karasuspor. Şüpheli.

Dediğim gibi her şekilde şartlar futbol oynamaya müsaitken, Karasuspor’lu futbolcularda ise ‘futbolda neyin nesiymiş. Ha halı sahada oynuyoruz, ha buradaki sentetik sahada. Nasıl olsa yeneriz’ düşüncesi hakim.

Maalesef düşündükleri gibi olmadı. Maç sonucu 3-2 mağlubiyetten atılan bir penaltı golü ile 90 dakika sonunda 3-3’lük skor. Hani belki aklınızdan geçebilir ‘acaba hakem hatası oldu da mı sonuç böyle?’. Hayır tam aksine, Bolu bölgesi hakemlerinden Semih Güner, mükemmel bir yönetim sergiledi.

Hatta diyebilirim ki tüm takdir haklarını Karasuspor’dan yana kullandı ama başta da dediğim gibi futbolcuların kafasında, ilk haftalardaki futboldan eser kalmamış gibiydiler. Hal böyle olunca de ikinci devrede dört maçta aldığımız sadece 1 puan. Şimdi asıl söylemek istediğim tek şey var sevgili futbolcu kardeşlerime; ‘siz bu yazdıklarımı ister yağcılık anlayın, isterse doğru bir eleştiri gibi algılayın. Her zaman dediğim gibi arkanızda Yılmaz Ekşi gibi bir başkan var. Bir dediğinizi iki etmeyen, her türlü derdinize deva olan biri. İşte demem o ki daha önümüzde 9 hafta var. Elbet belki bir mağlubiyet daha olabilir ancak siz Karasuspor futbolcularısınız. Karasuyu çok seven ve o formaya aşık bir başkan ile taraftarınız var arkanızda. Her ne olursa olsun mademki şampiyonluk elimizden gitti, o zaman yapılacak tek şey var, bir an önce kendinize gelip sezon sonunda ligi Sakarya takımlarının üstünde bitirmek. Yoksa tehlike ‘şimdiden geliyorum’ diyor.

Şimdi diyeceksiniz ki ‘bazen iyi oynasak ta olmayınca olmuyor. Bir şanssızlık var başımızda’. 

İyide, hiç biriniz kalitenizi geride kalan dört maçta da gösteremediniz ki. Ben demiyorum, bunu dört maçta aldığınız 1 puan diyor. Umarım kalan 9 haftada kendinize yakışan futbolu oynarda, ligi istediğiniz yerde bitirirsiniz. Bu sizi yüceltir. Hem futbolculuk, hem de kaliteniz adına.

Gelelim komşu İlçemiz Kocaalispor’a. Başta Belediye Başkanı Ahmet Acar ve Kulüp Başkanı Mustafa Altuntaş’tan bahsetmek istiyorum. 6 Şubat Cuma günü Ziraat Odasının kongresine gittim. Haklı olarak serzenişte bulundular bana. ‘Neden bizim maçlara gelmiyorsun, neden bizden hiç bir şey yazmıyorsun?’ diye.

Kendilerine göre çok haklılar. Olmadı belki de sudan bir sebep yüzünden gidemedim ancak şunu belirtmem lazımki 7 Şubat Cumartesi günü bulundukları gurubun derbisi olan bir maça çıktılar. Kendi saha ve seyircisi önünde Adapazarıspor’u konu eden Kocaalispor, adeta Bölgesel Amatör Lig (BAL) tecrübesi yaşadı. Adapazarıspor, Kocaali’ye lider olarak geldi. Kaç sonrasında Kocaalispor’un üç puan gerisine düşerek grup ikincisi oldu. Kısacası her iki takımızda sezon sonunda oynanacak play-off maçlarından sonra tekrar BAL ligine dönme mücadelesi verecek. Ben bu arada Kocaalispor’da Başkanından-futbolcusuna inanmış herkesi kutluyor, BAL ligi yolculuğunda canı gönülden başarılar diliyorum. Şen ve esen kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.