Vardır elbet bir Hikmeti
Beyköy Belediyespor kale arkasındayız. Hemen yanımda ısınan Beyköy Belediyesporlu oyuncuyla sohbet ediyoruz. Doğal olarak merak ediyorum ne kadar masraf yapmışlar, en iyi adamlarına kaç para ödemişler diye. Arkadaş hem ısınıyor, hem kaleciye taktik veriyor hem de cevaplıyor. Abi diyor biz yani hepimiz 15 bin TL alıyoruz. Ne 15 bin beşyüz ne de 16 bin TL tastamam hepimiz 15 bin TL alıyoruz. Dengeleri koruyorlar abi diyor. Anlamam ben fazla hesaptan kitaptan. Ticaret Lisesi mezunuyum ama bir türlü sevemedim şu toplama çıkarma işlerini. Dün gazeteye gelir gelmez hesap makinesiyle çarpıyorum söylediklerini. 15x18: 270. Makinede yazan rakam işte bu: 270 bin.
///
Adapazarısporun ne kadar para harcadığını bilemem. Bildiğim tek şey şampiyonluğun uçup gittiğidir. Bu aşamadan sonra aradaki farkı kapatıp yeniden öne geçmek, ipi göğüslemek zor iş. Kimilerine göre ikinci yarının hemen başında gitmeliydi Hikmet Hoca. Bana göre de artık Hikmet Hocanın bu takıma vereceği bir şey kalmamıştır. Hikmet hoca iyi bir insan, iyi bir eğitimci ve iyi bir spor adamı olabilir ama bu saatten sonra takıma ve yönetime verebileceği bir şey kalmamıştır. Adapazarıspor Kulübünün artık hoca konusundaki ısrarlı duruşunun karşılığını alamadığı artık bir gerçek. Kulübün almak isteği karşılık şampiyonluktu yaya kalındı. Çünkü Adapazarıspor bu yola bu şampiyonluk için çıkmıştı. Diyeceksiniz ki iş bitti, şampiyonluk gitti, bundan sonra hoca gitse yazar kalsa ne yazar. Türk Sanat Müziğini iyi okur Gönül Yazar.
///
Belki kulüp hocaya ayrılık teklifini yapamadı. Tecrübesinden kariyerinden çekindi. İstediler ki belki kendi giderse, veda isteği hocadan gelirse daha şık düşer diye düşündüler. Yoksa o kadar takıma para harca, o kadar masraf yap, o kadar alt yapı, üst yapı, eee geriye ne kaldı, üzümün çöpü armudun sapı.
///
Dünkü maçın sonunda en can alıcı soruyu Hikmet Sevim ve oyuncular soyunma odasına girerken söyledi bir seyirci. Hocam dedi, 7 puan farkı erittin şimdi bu takımlara yeniliyorsun. Noldu hani şampiyonduk? Hikmet hoca bu soruya Sana ne, seni ne ilgilendirir diyerek cevapladı. Bir şey de demeyebilirdi hoca. Sana ne dedi. İçinden öyle geldi. Belki de bu cevapla atmak istedi içindeki sıkıntıyı, bir anda haykırdı hoca Sana ne seni ne ilgilendirir diye.
///
Tribünler tıklım tıklım, oturacak yer yok, ayakta yer yok, dağ bayırseyirci dolu ve çok değil daha iki hafta öncesine kadar bu şehrin valisinden, Büyükşehir Belediye başkanına kadar bir çoküst düzey bürokratın da yakından takip ettiği ve etmeye değer bulduğu butakımın bir seyircisi Hikmet hocaya bir soru sordu O kadar kalabalığın içinden sadece bir kişi haykırmak istedi, beklide içindeki sıkıntıyı bu soruyu sorarak atmak istedi, sordu. Aldığı cevap Sana ne!... ne diyelim vardır elbet bir hikmeti.