Ligin ilk yarısının son 4 maçında Sakaryaspor’da yaşanan tepetaklak form düşüşü, devre arası kampındaki hazırlık maçlarında da skor tabelasına aynen yansıyınca lig sonuncusu Güngören’in iştahı kabarmış demek ki...

Açık futbolu tercih etti, yeme faslı erken bitti!

Ayaküstü 3 gol yedi, mide spazmı geçirdi.

Her şeye rağmen karşısındaki Sakaryaspor’du.

Unuttuğu bu gerçeği hatırlamış oldu!

Gollerde yaşanan adam paylaşımı, hava hakimiyeti problemi, pozisyon alma eksiği ciddi bir  altyapı sorunuydu.

Henüz ilk çeyrek rakibin sonu oldu.

Maçın tamamlanması formalite icabı…

*

Hem saha içinde hem saha dışında…

İlk yarıya oranla değişen bir şeyler vardı, Sakaryaspor’da...

Kaçağı önlemek için turnike sistemine geçildi, mesela…

Dışarıya taşan demir parmaklıklarla Sakarya Atatürk Stadyumu adeta F Tipi Cezaevi!..

Yönetim yine her zamanki gibi “Vur deyince öldürdü”…

Ne de olsa Atasözleri, hamurumuzun kabartma tozu!

*

Saha içindeyse yeni transferler eşliğinde değişkenlik gösteren en önemli ayrıntı, aynı dizilişle farklı oyun formatı…

Ligin ilk yarısında tek 10 numarayla oynayamayan takım artık iki 10 numarayla aynı anda oynayacağı izlenimi verdi.

Biri Umut Pusat, diğeri Gökhan Şen…

Defansif 2 ön liberolu sistemde tercih edilen “Rakip Takip Sistemi” sona ermiş gibi…

Topa sahip olup, oyunu forse etme, kontrolü elinde tutma niyeti zayıf rakibe karşı erken gelen gollerle kolay uygulandı.

Az koşan, mücadele gücü sınırlı rakibe karşı bunu uygulamak kolay oldu, ama…

Daha güçlü rakipler karşısında uygulama aynı oranda başarılı olur mu, soru bu.

Bekleyip göreceğiz elbette.

*

Devre arasında değişmeyen bir bozuk çimler kaldı.

Bir de hoca’nın kırılamayan inadı…

Futbola elverişli değil her ikisi!

Kaliteli ama henüz hazır olmayan yeni transferleri bir çırpıda oynattı..

Oyun erken kopmasaydı, kıyamet erken kopardı.

Sonuç tatlı olunca acı konuşan olmadı!

*

Güçlü-kuvvetli, aynı zamanda yetenekli Burak Göksel’i yine etkinliğinin çok az olduğu sağ kanada çiviledi.

Aykut Duran’ın yedek kulübesi’ne mahkumiyeti müebbet sanki…

Oyuncu değişiklikleri de doğal felaketti.

İlk çıkması gereken Buğrahan, son çıkandı.

Oyundan düştükten yarım saat sonra çıktı.

Alınanların içinde belki de en iyisi ve geleceği olan olarak gördüğüm Mustafa Akgün, çok geç girdi.

Ki, 3 farklı skor rakibi öne ittiğinden kontra atak şartları onun için çok müsaitti.

Hoca müsait değildi!

*

Bir de rakibin sağ ayaklı solbeki…

Bu kulvarı kullanmak çok kolaydı, ama olmadı.

Sebep, karşısında oynayan Burak’tı.

Sağ kanattan çizgiye paralel gitme yeteneği olsa zayıf sol ayağının üzerinde giderdi.

O ise oyun tarzı itibariyle içeri katetti.

Haliyle pozisyonları katletti, ama…

Sorunun kaynağı o değildi!

*

Aykut’un girişi, Levent’in öne çıkışı çok gecikti.

Burak’ta etkili olduğu sol kanada alınmalıydı, dışarı alındı.

İlk maçta ilk izlenim belli…

Yeni Sakaryaspor, eski Hoca!..

O da yenilenmeli, inadını revize etmeli…

Rakip olmayan grupta kendi kendine rakip icat etmemeli…

Harcanan bunca para-çaba, heba edilmemeli.

Öyle değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
taraftr 5 yıl önce

1.si hocayla derdin ne? 2.si neden bunca yıl köşe yazarlığını tercih ettin alsaydın bi diploma prolisanslı olsaydın Hoca!

Avatar
adalım 5 yıl önce

ne derdi olacak ya adam gündemde kalmanın çaresini hoca da arıyo işte futbol ukalası

Avatar
sakaryalı 5 yıl önce

Sende sene başından beri bu hocayı kötülüyorsun çok biliyorsan buyur sen geç takımın başına.