Buğsaşspor'u yenbiliriz
Günlerdir Bugsaşspor ile ilgili bilgiler toplamaya çalışıyorum, dün nihayet elime bilgiler geldi.
Gördüm ki Bugsaşspor takımı hiç de korkulacak takım değil. Aksine Sakaryaspor formasının hakkını verirse bizimkilerin kazanmaması için hiçbir neden göremiyorum. Yeter ki onları gözümüzde büyütmeyelim, korkmayalım ve kendi futbolumuzu başarıyla uygulayalım.
Kırmızı beyazlı takım bu sene İskenderun Demir Çelikspordan orta saha oyuncusu Emre Özivgen, Konya Selçukluspordan kaleci Ercüment Kafkasyalı, Tokatspordan orta saha oyuncusu Bülent Kalecikli, Çankırıspordan defans oyuncusu Volkan Altınsoy, Bozüyükspordan stoper Muhammed Bayırı transfer etti.
Eski futbolcuları Selçuk Kılıç, Burak Seres, Hasan Ali Durtuluk, Tayfun Türkmen, Gökhan Caba, Bekir Sevgi, Baki Mercimek, Taner Kayakıran, Ali Kuleli, Fatih Yiğit, Mustafa Er, Yaşar Çetin, Aydın Arslan ve Mustafa Şen ise gitti.
Yaş ortalaması 26,5 olan Bugsaşspor, play off oynadığımız takım da değil geçen sene son anda ikinci kez 1.Lig kapısından dönen takım da. Dolayısıyla haftalardır büyüttüğümüz başkent temsilcisini, yani Polatlı Bugsaşsporu gözümüzde büyütmeye hiç mi hiç gerek yok.
Ne Bakisi, ne Mercimeki? Hiçbiri yok. Kaldı ki mercimek olsa ne olur, pirinç veya bulgur olsa ne olur? Bu kadar kahretmeye, peşin peşin yenilgiyi kabul etmeye hiç mi hiç gerek yok yani anlayacağınız.
İSTİKLAL MARŞINDA PROTOKOLÜ DE YERİNDE GÖRMEK İSTİYORUZ
Bu maçın ana kilit damarı ne biliyor musunuz?
Vali Mustafa Büyük, Milletvekillerimiz, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, siyasilerimiz, protokolümüz, bürokratlarımız ve iş adamlarımızın mutlaka tribündeki yerini alması.
Çünkü, maç öncesi ısınırken değil de, tam istiklal marşı okunurken bakacağı protokol tribününde, bu isimlerin yerini aldığını görüp Evet bu iş tamam. Şehir yine bütünleşiyor. Herşey yoluna giriyor. Bu maçı almak da bizim namusumuz, şerefimiz, boynumuzun borcu. Biz de bu maçı ne yapıp edip mutlak kazanmalıyız dedirtmek için
Yani güven, moral ve motivasyon.
Eh artık, ilimizin dinamitleri de gelsin arktık bu maça. Açalım yepyeni bir sayfa. Lafta değil icraatta bütünleşelim.
Bugüne kadar ki açıklamaları veya konuşmaları bırakalım bir kenara. Özelikle bu ilin büyükleri, üzerine düşen büyüklüğü gösterip kırılmamalı, yine neşeli, arzulu, inançlı ve yüksek morali olmalı ki, bu düşünce, ruh, inanç, sahadaki tüm futbolculara yansısın.
BU MAÇIN DÜĞÜMÜNÜ ORTA SAHAMIZ ÇÖZER
inşallah Murat hoca, denediği sistem ve kadro ile çıkmaz sahaya.
Çünkü, 4-1-4-1 taktiği tutmadı. Nasıl mı? Kale Harun ile tamam. Hadi diyelim defans dörtlüsü, Levent, Onur Demir, Metekan ve Muhammer de ama küçük bir farkla. Metekan çift kalede sakatlandı. Yerine Mustafa oynayabilir.
Tek ön libero, benim atam karıncam Özgüre sanırım kimse sesini çıkarmaz. Tek forvetimiz Abdülkadir ise benim yeni pivot santraforum., yeter ki beslensin, sağlı solu paslar atılsın. Merak etmeyin o 3 toptan birini gol yapar.
İş orta sahada orta.
Bunun için orta dörtlüyü, Hamza, Berat Ali, Bünyamin ve Hakan Çalışkan ile değil, Berat Ali, Hakan Çalışkan, Kerem ve Bünyamin şeklinde yapmalı. Ortanın sağında Berat Ali ortasında Hakan, solunda Bünyamin ve hem dördüncü orta saha, hem oyuncu v ehem de forvet arkası oynayacak şekilde de Kerem oynamalı bence
Kaldı ki bu lig maçı lig, hazırlık maçındaki havaları ve futbolu atalım kenara gitsin.
Kötü mü oynayan çıktı, alırsın kızağa olur biter. Kaldı ki bu isimlerin yerine konanlar, çıkanları arattı. O zaman bu yanlışa dönmemek lazım.
Bitti mi? Hayır.
Kullandığımız köşe vuruşlarda, rakip ceza alanı içinde, durmayalım. Hareketli olup sağa sola koşalım ki hem rakibi şaşırtalım hem de alan boşaltıp sürpriz isimlerimizle goller bulalım. Ya da onlar atsın. Tabi ki defanstan dönecek toplarımızı takip etmeyi, hele hele kontra atakta rakibe yakın oynamayı asla unutmamalılar. Tıpkı kalemize atılan serbest vuruşlarda ve köşe vuruşlarında adam paylaşımı yapılması gerektiği gibi
Siz iyisi mi, beyinlerinizi ayaklarınızla birleştirin, gerisi gelecektir.
VERİLECEK EN GÜZEL DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ!
Bu maçın benim için önemi başka. Çünkü 9.9.1962, yani benim doğum günüm ve bana galibiyet hediye etmelerini istiyorum
Yani iş ne rakipte, ne hakemde, ne de başkasında. İş tamamen ve tamamen bizim futbolcularda bitecek. Tabi sonra Tatangalar ve Sakaryaspor taraftarlarında. Öyle onlarsız olur mu bu hiç. Zaten 1,5 puanını onlar aldırıyor bize. Geriye kalan yarım puan protokolden, geriye kalan 1 puanı da futbolcular ve teknik heyet alsın değil mi?
Hakemle de rakiple de asla uğraşmamak lazım. Maçın başında bir kırmızı kart çıkarsa ne olacak? O maçı kaybettiğimize mi yanalım, yoksa elimizdeki dar kadronun daha da daralacağına mı?