11.03.2013, 08:48

Elveda TFF 2

Güngörenspor maçı sadece Sakaryaspor için değil ev sahibi Güngörenspor için de önemliydi. Kazanan Güngörenspor oldu ve ligde kaldı, kaybeden Sakaryaspor ise 3.lige düştü.

Bu saatten sonra kimse masal anlatmasın. Yapılacak tek şey var, önümüzdeki sezon için bugünden hareket etmek.

Futbol takımını değiştiremeyiz belki ama (sezon sonuna kadar keşke U-16 takımıyla çıksak!) en azından

3 senelik başkan ve yönetimi pekala yaratabiliriz. Çünkü elinizde başka alternatifiniz yok ama halen bazı takımların canlarını yakabiliriz. Mesela Sarıyer, mesela Bozöyük, mesela Tarsus İdmanyurdu gibi.

Tabi o formanın hakkını futbolcular verirse!

Zira bu maçta “Şu futbolcular iyi oynadı” diyemeyeceğim gibi koskoca Sakaryaspor 2 pas yapamadık yahu 2 pas. İlk yarıda sadece 1 tane korner kullanıyoruz ve o da 43.dakikada. Yani koskoca ilk yarıda bir tane gol pozisyonumuz yok.

Tüm takım, erken baharın aldatmacasıyla resmen bahar uykusundaydı. Ruh gibi sahada dolaşıp durdular!

 

KAYSERİLİ HAKEM DE TARCİHİNİ RAKİBİMİZDEN YANA KULLANDI

 

Penaltıya gelince.

Cihan’ın yaptığı hareket penaltı değildi. Eğer o pozisyona penaltı veriliyorsa, Süper Lig’de ki her maça en az dörder tane penaltı verilmeliydi. Sakaryasporun lehine olan penaltılar da.

Sakaryaspor düştü ya, Sakaryaspor aleyhine o kadar kolay penaltılar, serbest vuruşlar veriliyor, o kadar kolay, olmayan pozisyonlara ofsaytlar kalkıyor ve olan ofsaytlara da o bayrak kaldırılmıyor ki, defterimiz resmen dürülmüş hakemlerce de.

Yenilginin kılıfı tabi ki o değil.

Kesinlikle ve kesinlikle çok beceriksiz ve futbolu bilmeyen futbolcu çokluğunda bir takım olmayışımızdır. Yani resmen bitmişiz bitmiş de okeye dönmüşüz hep. Okeyi atamadık ve elimizde kaldı. Başkası işi bitirdi.

Samimi söylüyorum, tam 93 dakikada 2 pas bile yapamadık.

Ne gol atmayı biliyoruz, ne yememeyi…

Ne kademeyi biliyoruz, ne koordinasyonu-topa zamanında müdahale etmeyi.  Boş alan yaratma, duvar pasları, keleye şut, çalım, takım savunması, takım oyunu yok yok yok…

Eskiden bireysel yeteneklerimiz vardı, şimdi bu da uçtu.

 

NECMETTİN SERT ÇOK SERT GELDİ!

 

2.yarıda, yalancı bahar gitmiş, kulağımıza doğru esen hafif hafif lodosu bir türlü sert bir şekilde çeviremedik.  Gazanfer, A.Kadir ve Bünyamin ile bulduğumuz 3 net gol pozisyonumuzda bile onları kale alanı ve penaltı çizgisi  etrafından gol yapmak yerine dışarı attık. Onlardan biri gol olsa reakip kopacak oyundan ve 3 puan bizim olacak.

Ama dedim ya, bilmiyoruz ki gol atmayı, kim, nasıl, ne zaman, hangi ligde, hangi maçta becerecek bunu?

Genç diye bağrımıza bastığımız futbolcularımızda ne ruh kalmış, ne hırs…

Lig bitse de bir an önce gitsek diye daha şimdiden düşünüp hareket ediyorlar.

Nerede Sakaryaspor uruğu, ruhu, inancı, felsefesi, stratejisi?

Gazanfer 1 hafta idmana çıkmamış, sen gel hiçbir şey olmamış gibi al onu bu maçın 18 kişilik maç kadrosuna ve 2.yarı oynat(!)

Peki ya Bünyamin hangi tarihte, hangi kulüpte ön libero oynamış ki bu maçta oynatıldı?

 

Ona verilen şansın 10’da biri neden Metekan’a verilmedi ya da diğer futbolcularımıza. Misal A.Hamza’ya, mesela Onur Anıl’a. İşte benim tepkim de bu.

Ah Necmettin hoca ah.

Tamam bir çok şey aleyhinde ama madem bu şartları bile bile geldin, hiçbir mazeretin arkasına sığınmayacak ve bu takımı da ligde bırakacaktın. Gelmeseydin o zaman? Neden geldin?

 

BİR ŞARKISIN SEN!

Adnan Şenses’in ünlü şarkısı “Elveda meyhaneci”de olduğu gibi;

Elveda meyhaneci artık kalamıyorum

Bir başkayım bu akşam sarhoş olamıyorum.

Aynı kadeh aynı mey, bir tat alamıyorum,

Allah’ım bu nasıl şey, sarhoş olamıyorum.

Elveda 2.lig, elveda Sakaryaspor…

Belki yeni bir beste, yeni bir güfte, yeni bir şarkı ve yepyeni bir assolist.

İnşallah yeni bir şarkı tüm Sakaryaspor camiasını hep birlikte şarkı söylemeye iter.

Tıpkı SAMANYOLU şarkısında olduğu gibi…

 

 

 

Yorumlar (0)