05.11.2012, 14:40

Kerem Haddini aştı

Bandırmaspor ile geçmişe dayanan bir hesabımız vardı, dün bu hesap görülemedi.

Zira tıpkı Antalya’daki Play Off şampiyonluğu gibi ben bu maçı bir DİRİLİŞ MAÇI olarak görüyordum. Nerden bilebilirdim ki, kenar yönetimden dolayı bu maçı da kazanamayacağımızı.

Onat hoca başka, diğer yardımcılar başka konuşursa olacağı da budur. Tam bir rezaletti dünkü kenar yönetimi…

Biri ileri git, diyor diğeri kal yerinde. Biri kaleye vur diyor, diğeri pas ver. Şamar oğlanına döndü futbolcular resmen.

Yahu adamlar tank gibi, yaşlı. Gittiler mi gelmiyorlar. Bizim defansımızın arkasına  uzun toplarla çıkıyorlar.

Defansı batak gibi. Gitsene üstüne. Bassana kendi yarı alanlarında onlara. Buluşturmasana ilk topta onları, Kurdurmasana oyunu onları kendi yarı alanında. Yapsana presini, hamleni.

Çıkardığı ilk 11’e bakar mısınız? Hele hele diziliş biçimine?

Orta sahada bir tek Alaattin Hamza didinip duruyor, hepsi o. Ne yapsın ki 18 yaşındaki Alattin Hamza? Melo mu o, yoksa Selçuk mu? Orta sahada oynatılan Gazanfer de, Abdülkadir de, Kerem de, Doğan Seçgin de serseri mayın gibi, bir oraya çarpıyorlar bir buraya. Böyle olunca da orta sahayı verdiler resmen rakibe. Özelikle ilk 5 dakikada tam 6 gol pozisyonu buldu rakip oyuncular ki Allah’tan kalecimiz Harun yine günündeydi.

Yine futbol yok. Yine iki fırsat ve 2 şans golü. Birinde Doğan Seçgin tilkiliğini konuşturup, Gazanfer’in mükemmel hava pasında,  defans ile kaleci arasına girdi. Soktu ayağını, rakipten önce topa sahip oldu ve plasesini yaptı. İkincisinde ise, aylardır görmek istediğimiz ve vurmasını söylediğimiz kaptan Levent çıktı sahneye. Ceza yayının 5 metre önünden kazandığımız frikik golüyle ki dakikalar 90+5’i gösteriyordu. Yine Allah yardım etti.

Yanarım yanarım da şu ligde kimler lider, biz nasıl son sıradayız ona yanarım.

 

ORTA SAHA ÇÜRÜK ODLURSA O TEMEL TABİ Kİ ÇÖKER…

 

Son 2 maçta söylediğim gibi bu maç için de aynı şeyi söyleyeceğim.

Sakaryaspor’un geçicisi teknik heyeti bu işi bilmiyor. Onlar olduğu sürece biz maç kazanamayız. Allah’tan bu maç onların son maçıydı!!!

Maça o 11 ile madem çıktın, alsana Doğan Seçgin’i ortanın soluna. Gazanfer’i de sağına. Çek A.Kadir’i santrafora, Selim’i de forvet arkasına. Ya da Selim santrafora, Gazanfer’i forvet arkasına, A.Kadir’i de orta sahanın sağına. Hatta kes orta sahadan birini, koy Çağrı’yı ön liberoya Alaattin Hazma ile birlikte. Oynat ikisini yan yana ve yaptır ilk topa müdahaleyi onlara. Girdirme Metekan ile Onur Anıl’ı ilk toplara, rakip de kalecimiz Harun ile kalmasın karşı karşıya ki, Onur Anıl-Metekan yerine Selim-Metekan ikilisi çok daha başarılı olurdu. Koyardın A.Kadir’i santrafora, Doğan Seçgin’i ortanın soluna, sağına  Gazanfer’i. Forvet arkasına da Kerem’i. Bunu bile yapamadılar.

Hayır yani, Gazanfer’in de, A.Kadir’in de, Kerem’in de rakibi kovalaması yok ki. 3 pas bile yapamadıkları yetmediği, topu rakip yarı alana taşıyamadıkları gibi, top ayaklarına gelince oynuyorlar ve kaptırdığımız her topta orta sahamız boşalıyor, rakip de güle oynaya geliyor, gol üstüne gol pozisyonu buluyorlar.

İyi bir teknik direktörümüz olsaydı, bu maçı kesin kazanırdık. Çünkü çok ağır ve yaşlı bir takımdı Bandırmaspor ve özelikle son yarım saatte dileri çıkmıştı!

Hiçbir şey bilmiyorsan, yapamıyorsan bari takımı orta sahaya kadar çek, rakibe kendi sahalarında bas, oyun kurdurma. Bunu yapsalar var ya, değil 2 gol yemek 5 atabilirdik 5. Tabi futbolcularımız dünkü futbolun aksine, savaşçı, koordineli, takım oyunu güzel bir futbol oynama şartıyla. Bakın dikkat edin, top kayıplarından ve hiçbir şey yapamamaktan söz etmiyorum ha. 2 pas yapamamaktan, kaleyi bulmayan şutlarımızdan, rakip defansın arasına top atamamaktan, çok pas yapmaktan, ya da gol atmayı halen öğrenememekten…

Bu sadece küçük bir örnekti.

Bunu yaptıracak olan teknik heyettir ama yok ki bizde böyle bir teknik heyet. “Bu teknik heyet ile maç kazanamayız” tezim bir kez daha teyit edilmiş oldu zaten.

Bandırmayı elimizden kaçırdığımıza mı yanayım yoksa puan farkının gitgide açılmasına mı?

Beyler bayanlar, kendi sahamızda maç kazanamıyoruz ve ligin de halen dibindeyiz. Bakın puan cetveline de gerçeği görün. Puan farkı açılıyor gittikçe.

Tamam, giden bir maçtan 1 puan aldığımıza sevinelim ama ne zaman kazanacağız söyler misiniz? Beraberlikte alkış, mağlubiyette alkış. Ne olacak bu işin sonu?

 

KEREM HADDİNİ AŞTI

 

Hani derim ya hep AT SAHİBİNE GÖRE KİŞNER! diye, Kerem de böyle işte.

Yok ki onu oynatacak bir teknik heyet. Sanki bu maçta en kötü oymuş gibi ne diye akla gelen ilk isim o oluyor ki? Tamam kabul, çok top kaybettirdi, çok pas hatası yaptı, kendini eğlendirdi ama ya diğerleri.

İşte mesele de bu. Önemli olan düzgün ve iyi futbolcuları oynatmak değil, böylesine sorunlu ama iyi bir kumaş olduğunu bir çok kişi kabul etmiş futbolcuları oynatmaktır. Yani bir Lucescu olabilmek.

Belki Kerem haklıydı kendisine göre ama yaptıklarıyla yine haksız duruma düştü. Kaldı ki ben bile iyiydi diyemem bu maçtaki ve bugüne kadar ki futboluna göre…

Hiç kimsenin olmadığı gibi onun da her maç 90 dakika oynayacak diye bir şey söz konusu olamaz. O da çıkacak, başkaları da. Yok öyle artistlik yapmak. Senden önce çıkanlar ve senden sonra çıkanlar senin yaptığını mı yaptı Kerem? O zaman sen de kapatacaksın çeneni, çıkacaksın dışarıya ki biz seni kazanmak istiyoruz kazanmak, kaybetmek değil. Kıymetini ve sevildiğini bil, yoksa yok olur gidersin.

Tamam, teknik heyeti sevmeyebilirsin ama unutma ki onlar halen Sakaryaspor’u yönetiyor. Onlara yok ise saygın sevgin, giydiğin formaya, camiaya olacak. Bilmem anlatabildim mi Kerem kardeşim. Sen önce işini yap adam, gerisine karışma…

 

Yorumlar (0)