Evet Kuzey bölgesi olarak 2015-2016 futbol sezonunda Bölgesel Amatör Ligde 2 takım ile mücadele edeceğiz. Sadece Kuzey bölgesi değil, ilimiz adına, iki komşu ilçe takımı olan Karasuspor ve Kocaalispor ile başarı arayacağız. Umarım önümüzdeki sezon, futbol tadında örnek bir davranışla geçer.

Evet yazmadan edemeyeceğim. ‘Kuzey bölgesi’ deyince son günlerde özellikle siyasette, bir bölgecilik tellallığı aldı başını gidiyor. Açıkça ifade etmem gerekirse, son günlerde 7 Haziran genel seçimlerinde gerek iktidar, gerekse muhalefet partisi adayları, yaptıkları konuşmalarda, Kocaali yada Karasulu olduklarını ifade ediyorlar. İnanın buna bende çok şaşırıyorum. ‘Acaba ben nereliyim?’ diye soruyorum kendime. Neyse ki Karasuspor ile Kocaalispor siyasetin dışında ilerliyor da, içimiz ferahlıyor. Varsın onlar hep Karasu veya Kocaalili olsunlar. Sezon başladığında bakalım ne kadar buralılar göreceğiz kendilerini.

Şimdi asıl meselemize gelelim. Gelecek sezon bu iki kulübümüz maddi anlamda, gerek yönetim, gerekse ilçe olarak bu külfetin altından nasıl kalkacaklar? Yada bu ligde hangi koşullarda kalıcı olabilecekler?

İki sezondur Karasuspor’un ligde kalıcı olabilmek adına ne türlü maddi sıkıntılar çektiğini iyi bilenlerdenim.
Kolay değil, hem takımın başarısı ile mücadele edeceksin, hem de ligde tutunabilmek için her türlü ekonomik mücadeleni vereceksin. Bir bakmışsın ki şekerin tavan yapmış. İşte demem o ki sadece bu ligde para her şey değil. Sorumluluk sahiplerinin zamanla sağlığını da elinden alıp götürüveriyor. Özellikle futbol sevdasından çok, çektiğin sıkıntılar adamı bitiriyor.

Hani çıngıraklı yoğurtçular vardı eskiden. Bir tepsi içinde yoğurt satarlardı da, kaymağını mahallenin çocuklarına verirlerdi. Çocuk ve yoğurtçu arasındaki bağlantının öznesi; çocukların her şeyden değerli olduğu gerçeğiydi. O kaymak; hayatın ehliyetiydi.
Futbolun kalitesi ile oynayan, amatör futbolun amatörlüğünden çıkan ve bu ruhu öldüren para düzeni yani paranın özne olmasından sonra her şey bozuldu. Soysuzlukları sempatik sayan toplum üretimi, adaleti, asaleti ve merhameti yok etti. Tabi futbolun ruhu da kayboldu gitti.
Açıkçası amatörlerin dünyasını yazmak için çok bilgili olmaya gerek yok. Elimizde bildiğimiz tek bir amatör ruh kalmış. O da ellerinde olta ile balık tutan ve günün yorgunluğunu bozguna uğratmak için, dere, ırmak yada deniz kenarında buluşan amatör balıkçılar.

O balıkçılardaki bu ruh artık amatör futbolcularda yok. Yönetimle anlaşmaya gelen bir futbolcunun ilk sözleri; “Ben şu parayı isterim. Vermezseniz başka takım daha fazla veriyor. Oraya giderim” oluyor. İşte o futbolcu kardeşlerim, farkında olmadan, amatör ruha kurşunu sıkıp, futbol katili oluyorlar. Ne diyeyim şimdilik bekleyip, görelim. Şen ve esen kalın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.